Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Hatay Tabip Odası öncülüğünde hazırlanan “Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu”, deprem bölgesinde kronikleşen sorunların psikososyal iyilik hali üzerindeki etkilerini sahadan elde edilen verilerle gözler önüne seriyor.
6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, başta Hatay olmak üzere geniş bir coğrafyada ağır yıkıma yol açtı. Aradan geçen üç yıla rağmen, afetin hemen sonrasında “erken dönem” olarak tanımlanan pek çok sorun çözülemediği gibi daha da derinleşti. Barınma, güvenlik, sağlık hizmetlerine erişim ve belirsizlik duygusu, deprem bölgesinde uzun süreli bir “olağan durum” haline geldi.
Hazırlanan 3. yıl raporu, bu uzamış kriz halinin bireyler ve toplum üzerindeki psikososyal etkilerini merkeze alıyor. Raporda, özellikle geleceksizlik ve umutsuzluk duygularının yaygınlaştığı; buna karşın dayanışma ağları, yeni örgütlenmeler ve toplumsal bağların iyileştirici bir rol üstlendiği vurgulanıyor.
Saha çalışması beş ilde yürütüldü
“Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu”, nitel araştırma yöntemleriyle hazırlandı. Antakya, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te yürütülen saha çalışmaları kapsamında 36 depremzede ile derinlemesine mülakatlar gerçekleştirildi. Çiftçilerden öğrencilere uzanan geniş bir katılımcı profiliyle yapılan görüşmeler, gündelik hayatın yeniden inşa süreçleriyle nasıl iç içe geçtiğini ortaya koydu.
Bunun yanı sıra sağlık emekçileri, sosyal hizmet emekçileri, kamu emekçileri, sağlık ve sosyal hizmet öğrencileri ile tıpta uzmanlık öğrencilerinden oluşan gruplarla toplam 12 odak grup görüşmesi yapıldı. Bu görüşmeler, sahada hizmet üreten kesimlerin artan iş yükünü ve tükenmişlik riskini görünür kıldı.
İyilik hali çok boyutlu ele alındı
Raporda toplumun “iyilik hali”, yalnızca bireysel ruh sağlığı üzerinden değil; toplumsal, ekonomik ve cinsiyet temelli dinamiklerle birlikte değerlendirildi. Kronikleşen sorunlar, güvencesizlik, yoksulluk ve artan toplumsal cinsiyet eşitsizliği, iyilik halini tehdit eden temel unsurlar arasında sıralandı.
Özellikle kadınlar, çocuklar ve kırılgan gruplar açısından risklerin arttığına dikkat çekilen çalışmada, sağlık ve sosyal hizmetlerin değişen kapasitesi de mercek altına alındı. Hizmetlere erişimde yaşanan aksaklıklar, karşılanamayan gereksinimler ve emekçilerin giderek ağırlaşan çalışma koşulları, ruh sağlığı perspektifinden değerlendirildi.
Baş etme yolları ve dayanışma öne çıkıyor
Tüm olumsuzluklara rağmen rapor, deprem bölgesinde geliştirilen baş etme mekanizmalarına da odaklanıyor. Dayanışma pratikleri, mahalle temelli ilişkiler ve kolektif mücadele biçimleri, toplumun “iyi olma hali”ni yeniden tanımlamasında belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.
Çalışmada, hangi iyileştirici odakların güçlendirilebileceği ve kalıcı politikaların nasıl inşa edilebileceği soruları da tartışmaya açılıyor. Uzmanlar, psikososyal destek hizmetlerinin sürekliliğinin ve yerel ihtiyaçlara göre şekillendirilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Rapor kamuoyuyla paylaşılacak
Hatay Tabip Odası tarafından hazırlanan “Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu”, 6 Şubat 2026 Cuma günü yapılacak basın açıklamasıyla kamuoyuna sunulacak. Açıklamada, raporun temel bulgularının yanı sıra deprem bölgesinde üçüncü yılın sonunda gelinen noktaya ilişkin değerlendirmeler de paylaşılacak.
Yetkililer, aradan geçen üç yıla rağmen deprem bölgesinde hayatın hâlâ tam anlamıyla normalleşmediğine dikkat çekerek, kalıcı ve bütüncül politikalar üretilmesi çağrısında bulunuyor.
