Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

56 kişiye mezar olan davada ifade: “Evrakı imzaladım, suçum yok”

6 Şubat depremlerinde Antakya’nın Odabaşı Mahallesi’nde yıkılarak 56 kişiye mezar

6 Şubat depremlerinde Antakya’nın Odabaşı Mahallesi’nde yıkılarak 56 kişiye mezar olan Nilüfer Apartmanı’na ilişkin açılan davada, kamu görevlileri ve teknik sorumlular hakim karşısına çıktı. Sanıkların büyük bölümü, sorumluluğun kendilerine ait olmadığını savundu.

Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, dönemin Odabaşı Belde Belediye Başkanı Hasan Tümer, belediye yöneticileri, teknik personeller, müşteki yakınları ve avukatlar salonda hazır bulundu.

Sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçlaması yöneltiliyor. Daha önce ayrı açılan iki dosya mahkeme kararıyla birleştirilmişti.

“İdari işlemler gereği imzaladım”

ANKA Haberine göre; Duruşmada savunma yapan eski belediye başkanı Hasan Tümer, kendisine gelen evrakları ilgili birimlere ilettiğini ve idari sürecin devamı için imza attığını ifade ederek, yıkılan bina ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığını söyledi. Tümer, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirtti.

Tümer’in avukatı ise müvekkilinin teknik konulardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, yapı malzemesi ve uygulama denetiminin belediye başkanının görev alanında olmadığına dikkat çekti.

“Eksik varsa düzeltme isterdik”

Dönemin Fen İşleri Müdürü Kemal Kadıoğlu, belediyede sınırlı personelle hizmet verdiklerini ve ruhsat işlemlerinin büyük ölçüde yapı denetim firmalarının sunduğu evraklara göre yürütüldüğünü dile getirdi. Eksik belge olması halinde düzeltme talep ettiklerini söyleyen Kadıoğlu, herhangi bir mevzuat ihlali yapmadığını savundu.

İmar ve Şehircilik Müdürü olarak görev yapan Nursel Aydın da bilirkişi raporlarında yer alan iddiaların görev alanıyla örtüşmediğini, teknik sorumluluğun yapı denetim firmalarına ait olduğunu ifade ederek beraat talebinde bulundu.

“Sadece üç dosyaya imza attım”

Sanıklardan Atıf Yeşil ise belediye başkan vekilliğini kısa süreli yürüttüğünü ve bu süreçte yalnızca üç ruhsat dosyasını imzaladığını belirterek, söz konusu imzalar nedeniyle yargılanmasının adil olmadığını dile getirdi.

Sağlık memuru Ekrem Karabacak da görev tanımının yalnızca tamamlanan yapıların sağlık koşullarına uygunluğunu kontrol etmekle sınırlı olduğunu, binanın yıkımıyla herhangi bir bağının bulunmadığını öne sürdü.

Müteahhit cephesinden yapılan savunmada ise bilirkişi raporlarında depremin yıkıcılığını belirleyen ivme değerlerinin yeterince dikkate alınmadığı iddia edildi.

Duruşma Nisan ayına ertelendi

Mahkeme heyeti, kamu görevlilerinin duruşmalardan bağışık tutulması yönündeki taleplerini kabul etti. Yeni bilirkişi raporu talebinin, sanık beyanları tamamlandıktan sonra değerlendirilmesine karar verildi. Adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmeden mahkeme, bir sonraki duruşmayı 16 Nisan tarihine bıraktı.