Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

70 bin insan küresel iklim adaleti için ayağa kalktı

Brezilya’nın Amazon bölgesindeki Belém do Pará kentinde 12–16 Kasım 2025

Brezilya’nın Amazon bölgesindeki Belém do Pará kentinde 12–16 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenen Halkların İklim Zirvesi, yayımlanan sonuç bildirgesiyle küresel iklim politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Zirveye, yerli halklar, köylüler, emek örgütleri, kadın ve LGBTQIAPN+ toplulukları başta olmak üzere 70 binden fazla kişi katıldı.

Zirvede, iklim krizinin temel sorumlusunun kapitalist üretim modeli, ulusötesi şirketler ve küresel Kuzey ülkeleri olduğu vurgulandı. Bildirgede, doğanın metalaştırılmasına, enerji ve su kaynaklarının özelleştirilmesine, iklim krizini piyasa mekanizmalarıyla çözmeye çalışan politikalara karşı çıkıldı.


Filistin halkıyla dayanışma

Sonuç bildirgesinde, Filistin halkına yönelik saldırılar “soykırım” olarak nitelendirildi ve İsrail’e karşı uluslararası yaptırım çağrısı yapıldı. Katılımcılar, Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) hareketine destek verdiklerini açıkladı.

Ayrıca ABD’nin ve müttefiklerinin askeri operasyonlarının, halkların egemenliğini tehdit ettiği ifade edilerek Latin Amerika, Afrika ve Orta Doğu’daki direniş hareketleriyle dayanışma mesajı paylaşıldı.

“Doğa satılamaz, ortak varlıktır”

Bildirgede hava, su, toprak, orman ve enerji kaynaklarının özel mülkiyet konusu olamayacağı vurgulandı. Yerli halkların ve geleneksel toplulukların bilgeliğinin iklim politikalarının merkezine alınması gerektiği belirtildi.

Ormansızlaşmanın durdurulması, kasıtlı yangınların engellenmesi ve tahrip edilen alanların ekolojik olarak onarılması çağrısı yapılırken, fosil yakıtların çıkarılmasına son verilmesi istendi.

Gıda egemenliği ve kent politikaları vurgusu

Zirvede, agroekolojiye dayalı halkçı tarım reformu talep edilirken, gıda egemenliğinin iklim krizine karşı temel çözüm olduğu ifade edildi. Şehirlerde ise ücretsiz ve kaliteli toplu taşıma, konut hakkı, temiz suya erişim ve çevresel adalet çağrısı öne çıktı.

Gayrimenkul rantına karşı mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı ve kentlerin halkın katılımıyla yönetilmesi gerektiği belirtildi

Sonuç bildirgesinde, savaşlara ve militarizme ayrılan bütçelerin iklim felaketlerinden etkilenen bölgelerin onarımı için kullanılması gerektiği ifade edildi. Çevresel yıkıma neden olan şirketlerin yargılanması ve zararların tam tazmin edilmesi talep edildi.

“Dünya halkları birleşin” çağrısı

Bildirgenin sonunda, halkların daha örgütlü, birleşik ve uluslararası dayanışma içinde hareket etmesi gerektiği vurgulanarak, “Dünya halkları: Birleşin” çağrısı yapıldı.