Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın “azgın azınlık” açıklaması, sosyal medyada büyük bir tartışmaya yol açtı. Boykot eylemleri ve protestolar üzerinden başlayan bu yeni gerilim, pek çok yurttaştan tepki aldı. İktidar yetkililerinin boykota karşı yaptığı açıklamalar, muhalefet cephesinde büyük bir tepkiye
Azgın azınlık ne demek? Bakan Bolat’ın açıklamaları nasıl yankılandı?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, boykot yapacağını duyuran yurttaşları “azgın azınlık” olarak nitelendirdi. Bu ifadeler, kısa süre içinde büyük bir tepkiye yol açtı. Bolat, vatandaşlara “Yapacakları alışveriş varsa 2 Nisan’a çeksinler. Ülke ekonomisine katkıda bulunalım” diyerek, bu kesime karşı daha sert bir tutum sergiledi. Ancak Bakan’ın bu sözleri, sosyal medyada büyük bir tepkiyle karşılandı. Peki, Bolat’ın bu açıklamaları ne anlama geliyor ve neden bu kadar tepki topladı?
Boykot neden gündeme geldi?
Geçtiğimiz haftalarda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) üzerine yapılan soruşturmalara ilişkin çıkan gelişmeler, yurttaşlar arasında bir tepki dalgası yaratmıştı. Ekrem İmamoğlu ve 51 kişi, İBB’ye dair soruşturmalarda tutuklanırken, buna paralel olarak üniversiteli pek çok genç de protesto eylemlerine katıldı ve en az 301 kişi gözaltına alındı.
CHP, bu gelişmelerin ardından bazı markalara yönelik boykot çağrısında bulunmuştu. Hafta sonu ise sosyal medyada “2 Nisan’da tüm tüketimi durdur” şeklinde bir kampanya başlatıldı. Kısa sürede geniş bir yankı uyandıran bu kampanya, İstanbul başsavcılığı tarafından soruşturma konusu oldu. Boykota katılanlar, ‘nefret ve ayrımcılık’ ile ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamalarıyla karşı karşıya kaldılar.
Bakan Bolat’ın açıklamaları sosyal medyada nasıl karşılandı?
Ticaret Bakanı Bolat, CNN Türk’te yaptığı açıklamada, boykota katılanları “azgın azınlık” olarak tanımlayarak sert bir dil kullandı. Bu açıklama, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Pek çok yurttaş ve siyasetçi, Bakan’ın söylemlerine tepki gösterdi.
TİP Milletvekili Sera Kadıgil, Bakan Bolat’a karşı sert bir eleştiri yaptı. Kadıgil, sosyal medya hesabında şunları söyledi: “Milyonlarca yurttaşa hakaret etme noktasına vardıkları şu tutuşma halini anlamak için yandaş kanallarda yapılan feryat figan yayınlara bakmak yetiyor da artıyor. Bu memleketin ezici çoğunluğunun emeğine, vergisine, hayatına çöken de sizsiniz, azgın azınlık da sizsiniz!”
Gezi Parkı davasında yargılanan Mücella Yapıcı ise, “İsraf en büyük günahtır… ‘Azgın azınlık’ diye kul hakkı yiyip te bir türlü doymayanlara denir…” diyerek, Bakan Bolat’ın ifadelerine karşı bir başka sert yorumda bulundu.
Boykotun toplumsal etkileri
Yurttaşların boykot eylemi, Türkiye’deki ekonomik zorlukları ve siyasi gerilimleri gözler önüne serdi. Özellikle, yüksek enflasyon ve yaşam pahalılığı gibi ekonomik sorunlar, vatandaşlar arasında büyük bir huzursuzluk yaratmış durumda. Boykot çağrıları, bu rahatsızlığın ifadesi olarak öne çıkıyor. Pek çok kişi, hükümetin ekonomik politikalarına karşı bir tepki olarak boykot eylemleri gerçekleştirmeyi tercih ediyor.
Bununla birlikte, boykota katılanların “azgın azınlık” olarak tanımlanması, toplumda derin bir kutuplaşmaya yol açtı. Bazı vatandaşlar, bu ifadeyi hükümetin muhalefetini susturma çabası olarak görürken, diğerleri de ülkenin ekonomik durumuna karşı çıkan seslerin yok sayılmasını eleştiriyor.
Sosyal medya platformlarında yoğun tepkiler
Ticaret Bakanı Bolat’ın açıklamaları, X (Twitter) üzerinde büyük bir tepki topladı. Kullanıcılar, Bakan’ın açıklamalarını sert bir şekilde eleştirirken, “azgın azınlık” ifadesini de oldukça tartışmalı buldu. Birçok kişi, hükümetin bu tür söylemlerle toplumun büyük bir kısmını hedef aldığını ve ötekileştirdiğini savundu.
Tepkiler arasında, “Bu dil toplumu böler, sorunları çözmez” diyenler de oldu. Bazı kullanıcılar ise, boykot eylemleriyle ilgili olarak, “Halkın taleplerine kulak verilmesi gerektiği” mesajını verdi.
Bakan Bolat’ın açıklamalarının ardından neler oldu?
Bakan Bolat’ın açıklamalarının ardından, Türkiye’deki siyasi gündem daha da hararetlendi. Boykot karşıtı söylemlerini genişletmeye çalışan hükümet yetkilileri, televizyon ekranlarında daha fazla boykot karşıtı açıklama yaparak, halkı alışveriş yapmaya teşvik etti. Ancak, bu çabalar, toplumun büyük bir kesiminde etkili olamadı ve tepki daha da büyüdü.