KESK Hatay Şubeler Platformu, artan hayat pahalılığı ve kamu emekçilerinin alım gücündeki ciddi düşüşe dikkat çekmek amacıyla iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Uğur Mumcu Meydanında düzenlenen basın açıklamasını KESK Dönem Sözcüsü Özgür Tıraş okudu.
Basın açıklamasında, “İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz” vurgusu öne çıkarken, kamu emekçilerinin üretimden gelen güçlerini kullanarak taleplerini yükselttiği belirtildi. Tıraş, yıllardır dile getirilen “geçinemiyoruz” çağrılarının görmezden gelindiğini ifade etti.
“Enflasyonda dünya sıralamasında üst sıralardayız”
Açıklamada, Türkiye’nin enflasyon verilerine dikkat çekilerek, TÜİK’in resmi rakamlarına göre dahi ülkenin dünyada en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında yer aldığı belirtildi. Gıda, kira, eğitim ve temel tüketim kalemlerinde Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında açık ara ilk sırada olunduğu vurgulandı.
KESK, maaş artışlarının Merkez Bankası’nın tutmayan enflasyon tahminleri ve gerçeği yansıtmadığı savunulan TÜİK verilerine göre belirlendiğini savundu. Ocak ayında yapılan yüzde 18,6’lık artışın büyük bölümünün enflasyon farkından oluştuğu belirtilerek, fiilen kamu emekçilerinin 2026 yılına ortalama yüzde 12,5’lik bir artışla girdiği ifade edildi
“Zamlar maaş artışlarının katbekat üzerinde”
Açıklamada, 1 Ocak itibarıyla toplu taşıma, sağlık katkı payları, muayene ücretleri, köprü ve otoyol geçişleri gibi pek çok kalemde maaş artışlarının en az iki katı oranında zam yapıldığına dikkat çekildi. Kiralardaki artış oranının ise yüzde 35’e ulaştığı belirtilerek, maaş artışlarının büyük kısmının barınma giderlerine gittiği kaydedildi
Örnek verilen bir hesaplamada, Aralık ayında 55 bin lira maaş alan bir memurun Ocak ayında maaşının 66 bin liraya çıktığı, ancak aynı dönemde ödediği kiranın 25 bin liradan 33 bin 720 liraya yükseldiği ifade edildi. Kalan gelirlerin ise gelir vergisi dilimleri nedeniyle eridiği vurgulandı.
“Bu tablo sadece iktidarın değil”
KESK, mevcut ekonomik tablonun yalnızca siyasi iktidarın değil, yetkili sendikalar ve Hakem Kurulu sürecinin de ortak sonucu olduğunu savundu. Toplu sözleşme süreçlerinin “danışıklı dövüşe” dönüştüğü ifade edilerek, kamu emekçilerinin daha fazla yoksulluğa ve güvencesizliğe sürüklendiği dile getirildi.
“Kaynak yok deniliyor ama tercih meselesi”
Basın açıklamasında, bütçede kaynak olmadığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığı savunuldu. Toplanan vergilerin önemli bir bölümünün faiz ödemelerine, sermaye teşviklerine, savunma ve güvenlik harcamalarına ve hazine garantilerine ayrıldığı; buna karşın yoksullukla mücadele, istihdam, tarım, hukuk ve sosyal politikaların payının son derece düşük kaldığı ifade edildi.
Talepler sıralandı
KESK, kamu emekçilerinin insanca yaşam koşullarına kavuşabilmesi için taleplerini şu başlıklar altında topladı:
• Ocak ayından itibaren maaşlara ek yüzde 20 artış yapılması
• İlave seyyanen ödemenin taban maaşlara yansıtılması
• 3600 ek göstergenin tüm kamu emekçilerine verilmesi
• Emeklilere seyyanen ödeme yansıtılması
• Mülakat uygulamasının kaldırılması
• Grevli toplu pazarlık hakkını engelleyen yasal düzenlemelerin değiştirilmesi
• En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması
• Kira, kreş ve yol desteği sağlanması
“Kurtuluş örgütlü mücadelede”
Açıklamanın sonunda, yalnızca kamu emekçilerinin değil, toplumun geniş kesimlerinin yoksulluk ve güvencesizlikten bunaldığı vurgulandı. KESK, tüm emekçileri örgütlü mücadeleye çağırarak, “Bugün susarsak yarın geç kalırız” mesajı verdi.
