Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Av. Nabi İNAL

Karne

Bugünkü yazımız, karnelerden kaldırılan bir fotoğrafla; o fotoğrafın temsil ettiği hafıza, değer ve
yön duygusuyla ilgilidir.
Karne sadece başarı ya da eksikliklerle ilgili bir kağıt parçası değildir.
Karne denildiğinde bu ülkede kuşaklar boyunca aynı yüzle karşılaşırdık: Başöğretmen Gazi
Mustafa Kemal Atatürk.
O fotoğraf, bir süs değildi. Bir alışkanlık hiç değildi.
Her karne gününde bize sessizce şunu hatırlatırdı: “Bu ülkenin eğitimi akla, bilime ve emeğe
dayanır.”
Atatürk’ü anmak yetmez; onu anlamak gerekir. Anlamak için de bilmek gerekir. Bilmek ise sabır
ister.
Karne gününün her saatinde, her satırında, her notunda o sabrı ve sorumluluğu fısıldayan bir
simgeydi o fotoğraf.
Bugün birileri o simgeyi silerek, unutturabileceğini sanıyor.
Oysa hafızaları silmek mümkün değildir.
Fotoğraf kaldırılarak değerler ortadan kalkmaz.
Karne, geleceğe tutulan küçük bir aynadır. O aynada çocuk sadece kendisini değil, kendisine
sunulan yolu da görür.
O yolun aydınlık olması için pusula gerekir.
Bu ülkenin eğitim pusulasının adı bellidir: Laik, kamusal, bilimsel eğitim.
Sermaye, tarikat ve cemaat kıskacında bir eğitim olmaz. Olamaz.
Bu yalnızca pedagojik bir mesele değil; toplumsal bir varlık-yokluk meselesidir.
Bu yüzden mücadele etmek zorundayız. Geçici tepkilerle değil, kalıcı bir yol haritasıyla.
Öyle bir yol haritası çizmeliyiz ki; önümüz açık olsun, zihnimiz serbest olsun, çocuklarımızın ufku
karartılmasın.
Gelecek günlerin bizim olması için bugünden çaba sarf etmeliyiz.
Zihnimizi, hafızamızı, yön duygumuzu aydınlık tutmak için çaba sarf etmeliyiz.
Karne sadece not değildir.
Karne, bir ülkenin kendisine verdiği nottur.
Ve biz, bunu çalışarak, mücadele ederek ve vazgeçmeyerek başaracağız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER