6 Şubat’ın üzerinden üç yıl geçti.
Takvimler değişti. Mevsimler değişti. Sokaklar değişti.
Ama Hatay’ın içindeki boşluk değişmedi.
Depremler konuşulurken rakamlar telaffuz ediliyor.
Oysa Hatay bir rakam değildir.
Hatay; bir medeniyetler şehridir.
Antakya bir şehir merkezi değil, binlerce yıllık hafızanın adıdır.
En fazla can kaybının yaşandığı yerdi Hatay.
En fazla sessizliğin çöktüğü yer de…
Antakya’yı kaybetmek; yalnızca binaları kaybetmek değildi.
Birlikte yaşama kültürünü, aynı sofrada oturma geleneğini, ezanla çan sesinin yan yana yükseldiği o kadim dengeyi kaybetmekti.
Sokak aralarında Arapça, Türkçe, Ermenice kelimelerin birbirine karıştığı o insani ahengi kaybetmekti.
Bugün Hatay’a gelen herkes değişen coğrafyayı hissediyor.
Ama biz, sadece değişen coğrafyayı değil; değişen insanı da görüyoruz.
Üç yıl…
Kâğıt üzerinde uzun bir zaman.
Ama yıkılan bir şehrin psikolojisi için belki daha başlangıç.
İnsanlar hâlâ konteynerlerde.
Hâlâ eksik bir sandalyeyle sofraya oturuyorlar.
Hâlâ bir telefon sesiyle irkiliyorlar.
Ekonomik yaralar kapanmadı.
Sosyal dokunun toparlanması zaman alacak.
Ben, bu bölgenin on yıl dolmadan gerçekten ayağa kalkabileceğine inanmıyorum. Çünkü mesele sadece beton değil; mesele insanın ruhu.
Bunu yaşayan bilir.
Bunu enkaz başında bekleyen anlar.
Üç yıl içinde büyük bir devlet refleksi gösterildi.
Konutlar yükseliyor.
Altyapı çalışmaları sürüyor.
Yeni planlamalar yapılıyor.
Emeği geçen herkesin hakkı teslim edilmelidir.
Çalışan, çabalayan, gece gündüz sahada olan herkes saygıyı hak ediyor.
Ama saygı duymak, eleştirmemek değildir.
Teşekkür etmek, susmak değildir.
Çünkü mesele sadece yapılanlar değil, yapılmayanlardır da..
Artık “Deprem olursa ne yaparız?” demeyi bırakmalıyız.
Bu soru için geç kalındı!.
Asıl soru şu:
“Deprem olmadan önce ne yapacağız?”
Bilim insanları yıllardır uyardı.
Zemin konuştu. Fay hatları konuştu.
Ama biz çoğu zaman kaderciliği tercih ettik.
Kentleşmede yanlışlar yapıldı.
Yapılaşmada göz yumuldu.
Sessizlik, bazen suça ortak oldu.
Eğer gerçekten değişmezsek…
Gelecek de, geçmişe benzeyecek!..
Yine 6 Şubat geldi; deprem şehitlerimizin ruhları şad olsun.
