Hatay merkezli 6 Şubat depremlerine resim yaparken yakalanan ressam Ayten Cömert, yaşadığı travmaya rağmen sanatla hayata tutundu. Depremde komşularını kaybeden, ardından Eskişehir’e göç eden Cömert, “O resim fırçası beni hayata bağladı” diyerek sanatın iyileştirici gücünü anlattı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen, o gece yaşananlar depremzedelerin hafızasında tazeliğini koruyor. Hatay’ın Antakya ilçesinde saat 04.17’de resim yaparken depreme yakalanan 50 yaşındaki üç çocuk annesi ressam Ayten Cömert de o gecenin tanıklarından biri. Oturduğu sitenin üç binası yıkılırken, Cömert’in yaşadığı bina ayakta kaldı. Ancak komşularının büyük bölümü ikinci sarsıntıda hayatını kaybetti.

Depremden bir yıl sonra eşini de kaybeden Cömert, yaşadığı acılara rağmen sanatla yeniden ayağa kalktı. Enkazdan çıkardığı ve deprem sırasında zarar gören tablolarını hâlâ sakladığını belirten Cömert, resim yapmanın kendisi için depremden sonra bambaşka bir anlam kazandığını söyledi. Deprem anında elinde tuttuğu fırça sayesinde ailesini erkenden uyandırdığını ve evden çıkmalarına vesile olduğunu dile getirdi.
“Depreme resim yaparken yakalandım. Sergiye hazırlanıyorduk, büyük bir tuval üzerinde çalışıyordum. İçimde bir huzursuzluk vardı, bir türlü uyuyamadım,” diyen Cömert, o gecenin ardından yaşadığı kayıpları ve mahalledeki yıkımı unutamadığını ifade etti.
Eskişehir’de açtığı sergilerle sanat üretimini sürdüren Cömert, elde edilen geliri Hatay’dan gelen üniversite öğrencilerine bağışladı. “Her fırçayı tuttuğumda o günü hatırlıyorum ama resim yapmak beni ayakta tuttu,” diyen Cömert, bundan sonraki hayatındaki tek amacının resim yapmak ve çocuklar ile gençlere destek olmak olduğunu vurguladı.
Depremin yıkıcı izlerini sanatla onarmaya çalışan Ayten Cömert’in hikâyesi, acıların ortasında sanatın nasıl bir umut kapısına dönüşebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
