Geçtiğimiz günlerde bir düzenleme yayınlandı, mekanların “kuver ve servis ücreti” talep etmesi yasaklandı. Bunu görür görmez “bu kalemlerin başka ürün gruplarına zam olarak yansıtacağını” öngördük.
Demokratik özgürlükçü bir ülkede satıcı ile alıcı hür iradesine göre karar verir. Tabi bunun istisnası, serbest ekonomiyi tekelleştirmemek, rekabeti ortadan kaldırmamak. Rekabetin ortadan kaldırılması zaten modern hukuk ülkelerinde de kabul edilmiştir. Buna bir itirazımız olamaz.
Fakat son günlerde gündeme gelen iki mekan üzerinden bir yorum, beyin jimnastiği yapalım.
Türk Fatih Tutak adlı lüks bir restorant. Kuver ve servis ücreti düzenlemesi üzerine fiyatlarına zam yapmış. Hemen 1milyon 860bin TL ceza kesilmiş. Geçen hafta da yine İstanbul’da yer alan “Zmash” adlı hamburgeciye benzer idari yaptırımlar uygulandı. Ben bu iki mekanı da biliyorum. Birini çok pahalı, diğerinin uygulamasını da ukala ve şımarık bulduğum için bu mekanlara gitmedim. Keza Nusret’e de gitmiyorum. Bu müşteri olarak ben şahsi tercihim. Kimisi de “bu yemeğe değer” der, bu parayı öder yahut 6 ay boyuncu bir burgerciye gitmek için beklemeyi tercih edebilir. Gidene yada gitmeyene, neden gittin yada neden gitmedin diyemezsiniz. Zam yapıyorsa gitmem, benim rezervasyon talebimi 6 boyunca bekletene gitmem. Bu kadar. Gerisi beni müşteri olarak hiç ilgilendirmez.
Bu baskı da neyin nesi. Şunu kabul etmek gerekir. Serbest ekonomiyi bu yaptırımlarla dizayn edemezsiniz. “Faiz sebep enflasyon sonuç” politikası düğmeyi baştan yanlış ilikledi. Üzerine hukuk devleti, demokrasi kavramlarının da içi boşaltılınca hayat pahalılığı yani enflasyon aldı başını gitti. Bu zihniyet, bu yönetim şekli ile ne yaparsanız yapın, sağlıklı bir ortam yaratamazsınız.
Şuan ülkenin yetenekli şefleri vizyonlu yatırımcıları Türkiye’de yatırım yapmaktan ciddi anlamda soğumuş durumda. Tüketiciler de haklı olarak bu fahiş fiyatlardan şikayetçi. Avrupa, Amerika; ülkemize göre çok daha ucuz ve kalite kalan noktaya geldi. Vizyonlu yatırımcılar yatırım yapmaktan imtina eder hale geldi. “Bir mekan açarız, yarın biri gelir tarar, çöker belli değil, en iyi bu paraya yurtdışında ev alalım yada başka şekilde değerlendirelim” noktaya geldiler.
hukuk tanımazsanız, günlük siyasi saiklerle hareket ederseniz sonuç olarak yatırımcıyı kaçırır, yurttaşlarınıza kalitesiz ve pahalı bir hayat sunar hale gelirsiniz. Sözün özü budur.
