Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Av. Nabi İNAL
Av. Nabi İNAL

Tükendik

Son yıllarda sağlık çalışanlarının ağzından sık sık
duyduğumuz bir ifade var: “Tükendik.” Bu söz artık bir
serzenişten çok daha fazlası; sağlık sisteminin içinde
biriken sorunların dışa vurumudur. Bu sesi duymak, görmek
ve ciddiye almak gerekir. Çünkü bu sözler yalnızca bireysel
yorgunluğu değil, sistemsel bir tıkanıklığı da işaret
etmektedir.
Eğer bu uyarılar doğru okunur ve gereken adımlar atılırsa,
sağlık sisteminin hangi yönde ilerlemesi gerektiği de daha
net görülebilir. Aksi halde zaman geçtikçe sorunların
büyüdüğünü, sağlık çalışanlarının ise giderek daha fazla
tükenmişlik yaşadığını görmeye devam edeceğiz. Belki
bugün bu uyarılar yeterince dikkate alınmıyor olabilir; fakat
zaman, kimin haklı olduğunu mutlaka gösterecektir.
Bugünlerde 14 Mart Tıp Bayramı’nı geride bırakıyoruz.
Oysa böyle bir günde sağlık çalışanlarının “tükendik”
demesi üzerinde daha fazla düşünülmesi gereken bir
durumdur. Tıp Bayramı yalnızca kutlama günü değil, aynı
zamanda sağlık sisteminin mevcut durumunu
değerlendirme günüdür.
Sağlık, herkes için en temel ve vazgeçilmez haktır. Bu
hakkın ihlal edilmesi ya da zayıflatılması kabul edilemez.
Ancak bugün geldiğimiz noktada sağlık hizmetlerine erişim
konusunda ciddi sorunlar yaşandığı görülmektedir. Örneğin
milyonlarca insana düşen aile sağlığı merkezi sayısı hala
yetersizdir. On milyon kişiye yalnızca on aile sağlığı
merkezi düşmesi gibi bir tablo elbette sürdürülebilir
değildir. Bunun kabul edilebilir bir yanı yoktur.
Toplumun da bu durumdan memnun olduğunu söylemek
güçtür. Çünkü sağlık hizmetine ulaşmak zorlaştığında
bundan en çok etkilenen yine vatandaş olmaktadır. Bugün
eczanelere ulaşmak belki kolaydır; ancak birçok kişi için
ilaca ulaşmak her geçen gün daha zor hale gelmektedir.
14 Mart’ta düzenlenen “Beyaz Buluşma” öncesinde sağlık
çalışanları yalnızca mesleklerinin sorunlarını değil, daha
geniş bir perspektifi de dile getirmektedir. Başka bir sağlık
sisteminin ve daha adil bir dünya düzeninin mümkün
olduğunu söylüyorlar. Savaşların, işgallerin ve şiddetin
gölgesinde değil; insan hayatının değer gördüğü bir düzen
talep ediyorlar.
Özellikle genç hekimlerin talepleri çok nettir: Güvenli
çalışma ortamı, insanca yaşayabilecekleri bir gelir ve
gelecek kaygısı taşımadıkları bir meslek hayatı. Bu talepler
aslında yalnızca hekimlerin değil, toplumun tamamının
yararınadır. Çünkü güvende ve huzurlu çalışan bir sağlık
çalışanı, daha iyi bir sağlık hizmeti demektir.
Dileğimiz odur ki bu sesler duyulsun, sorunlar görmezden
gelinmesin ve sağlık sisteminde gerçekten kalıcı çözümler
üretilebilsin.
Bu umutla, sağlık çalışanlarının emeğinin değer gördüğü,
insanların sağlık hizmetine eşit ve kolay erişebildiği günleri
görmek dileğiyle…
Nice 14 Mart’lara.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER