6 Mayıs 1972’de Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, ölüm yıl dönümlerinde Türkiye’nin farklı kentlerinde düzenlenen etkinliklerle anılıyor. Aradan geçen 54 yıla rağmen üç ismin idamı, Türkiye siyasi tarihinin en çok tartışılan olayları arasında yer almaya devam ediyor.
68 kuşağından yükselen gençlik hareketi
1960’ların sonlarında üniversite merkezli öğrenci hareketleri içinde öne çıkan Gezmiş, Aslan ve İnan, dönemin gençlik muhalefeti içerisinde aktif rol alan isimler arasında bulunuyordu. Anti-emperyalist söylemleri ve bağımsızlık vurguları ile tanınan üçlü, çeşitli protesto eylemleri ve örgütlenme faaliyetlerinde yer aldı.
Dönemin toplumsal hareketliliği içinde şekillenen bu süreç, özellikle üniversite işgalleri ve kitlesel gösterilerle dikkat çekmişti.
12 Mart süreci ve yargılama
12 Mart 1971 askeri müdahalesinin ardından açılan davalarda, üç isim “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçlamasıyla yargılandı. Yargılama süreci, dönemin olağanüstü siyasi koşulları içinde gerçekleşti.
Mahkeme kararlarının ardından idam cezaları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylandı ve infazlar 6 Mayıs 1972’de gerçekleştirildi. Bu süreç, uzun yıllar hukuk, siyaset ve insan hakları tartışmalarının merkezinde yer aldı.

“Üç fidan” olarak hafızada
İdam edilen üç isim, sonraki yıllarda kamuoyunda “Üç Fidan” olarak anılmaya başlandı. Bağımsızlık, eşitlik ve sosyal adalet vurguları, özellikle gençlik hareketleri ve çeşitli toplumsal gruplar tarafından farklı dönemlerde yeniden gündeme taşındı.
Anma etkinlikleri düzenleniyor
54. yıl dolayısıyla İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok kentte anma programları planlanıyor. Çeşitli gençlik örgütleri, emek ve demokrasi odaklı yapılar tarafından yapılan çağrılarda, mezar ziyaretleri, yürüyüşler, basın açıklamaları ve forumların düzenleneceği bildirildi.
Üniversitelerde öğrenci gruplarının da kampüslerde anma etkinlikleri organize ettiği, bazı yerel inisiyatiflerin ise park ve meydanlarda buluşma çağrısı yaptığı aktarıldı.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamları, Türkiye’de devlet-toplum ilişkileri, yargı süreçleri ve siyasi haklar bağlamında uzun yıllardır tartışılıyor. Olay, sonraki dönemlerde idam cezasına ilişkin toplumsal ve siyasal değerlendirmelerde de önemli bir referans noktası oldu.
Bugün yapılan anmalarda, geçmişte yaşanan bu sürecin yalnızca tarihsel bir olay olarak değil, aynı zamanda farklı toplumsal hareketler açısından bir hafıza unsuru olarak ele alındığı görülüyor.

