Bilgin, söz konusu düzenlemenin hukuki açıdan geçersiz olduğunu savunarak, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin üzerine yeni bir bürokratik yük bindirildiğini ifade etti.
Bilgin yaptığı açıklamada, karşıt inceleme tutanaklarının düzenlenme usulünün 06 Aralık 2000 tarihli ve 24252 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 27 Seri No’lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği’nde açık şekilde düzenlendiğini belirtti. Söz konusu tebliğde, karşıt incelemenin bizzat Yeminli Mali Müşavir (YMM) tarafından, mükellefin defter ve belgeleri incelenerek yapılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekti.
Yeni yayımlanan 1 Seri No’lu Tebliğ ile bu sorumluluğun fiilen mükelleflere ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere yüklendiğini savunan Bilgin, “Zaten yoğun iş yükü altında çalışan mali müşavirlere, doldurulması son derece zor ve kapsamlı yeni bir angarya daha eklenmiştir” dedi.
Bilgin açıklamasında, YMM tarafından mükellef nezdinde gerekli inceleme yapılmadan karşıt inceleme tutanağı hazırlanmasının hukuki ve mesleki açıdan doğru olmadığını vurgulayarak, bu tutanakların mükellef ya da mali müşavir tarafından doldurulmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Tebliğ ile birlikte YMM’lere, Gelir İdaresi Başkanlığı e-Tebligat sistemi üzerinden karşıt inceleme tutanağı bildirimi gönderme yetkisi verildiğini belirten Bilgin, ilgili mükelleflere gönderilen bu bildirimlere 30 gün içerisinde cevap verilmesinin zorunlu tutulduğunu ifade etti.
Süresi içerisinde cevap verilmemesi halinde ise Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanılarak usulsüzlük cezası uygulandığını kaydeden Bilgin, “Vergi Usul Kanunu’nda bu konuda açık bir düzenleme bulunmamasına rağmen yaklaşık 35 bin TL tutarında cezalar uygulanmaktadır. Bu durum, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri adeta YMM’lerin işlerini takip eden bir konuma sürüklemektedir” ifadelerini kullandı.
Meslek camiasının üst kuruluşunun da sürece karşı yeterli tepkiyi göstermediğini öne süren Bilgin, yaklaşık 130 bin SMMM ve 4 bin YMM’den oluşan yapıya rağmen yönetimde 5 YMM ve 4 SMMM bulunduğunu hatırlatarak, yayımlanan tebliğe karşı güçlü bir duruş sergilenmediğini savundu.
Bilgin, açıklamasının sonunda uygulamayı meşrulaştıracak adımlar yerine, meslek mensuplarının haklarını koruyacak daha net bir tavır alınması gerektiğini dile getirdi.
