“Plansızlık ve yetersiz drenaj sistemi nedeniyle kent her yağışta yeniden felaket yaşıyor” ifadelerine yer verilen açıklamada, yaşanan durumun yalnızca doğal bir olay değil, yapısal bir kriz olduğu vurgulandı.
TMMOB Hatay İl Koordinasyon Kurulu, Hatay’da etkili olan yoğun yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınlarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yayımladı. Açıklamada, 6 Şubat depremlerinin ardından geçen sürede kentin temel altyapı sorunlarının çözülemediği vurgulanarak, Hatay’ın her yağışta yeniden büyük bir felaketle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Kurul tarafından yapılan açıklamada, son yaşanan selin yalnızca doğal bir afet olarak değerlendirilemeyeceği belirtilirken; plansız kentleşme, denetimsizlik ve bilimsel uyarıların dikkate alınmamasının felaketin boyutunu artırdığı kaydedildi. Açıklamada, “3,5 yıldır Hatay’da neredeyse her gün yeni bir afet yaşanıyor” denilerek mevcut tabloya tepki gösterildi.
“Depremin yaraları sarılmadan yeni felaket yaşandı”
Yoğun yağışların ardından birçok bölgede hayatın durma noktasına geldiğine dikkat çekilen açıklamada, sel ve su baskınlarında yaşamını yitiren vatandaşlar için başsağlığı mesajı paylaşıldı. Yaralı vatandaşlara acil şifa dileğinde bulunulan açıklamada, evleri ve iş yerleri zarar gören depremzede yurttaşların mağduriyetinin daha da ağırlaştığı vurgulandı.
TMMOB Hatay İl Koordinasyon Kurulu, özellikle deprem sonrasında inşa edilen yeni yerleşim alanlarında ciddi altyapı eksiklikleri bulunduğunu belirtti. Açıklamada, ilk etkili yağışta yolların, mahallelerin ve yaşam alanlarının sular altında kaldığına dikkat çekildi.
“Milyarlar harcandı denildi ama altyapı yetersiz kaldı”
Kurulun açıklamasında, uzun süredir kamuoyuna “Hatay’da hayat normale döndü”, “altyapı sorunları çözüldü” ve “konutlar tamamlandı” yönünde açıklamalar yapıldığı hatırlatıldı. Ancak son yağışların, bu söylemlerin sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini ortaya koyduğu ifade edildi.
Kentte milyarlarca liralık altyapı yatırımı yapıldığı yönündeki açıklamalara rağmen yağmur suyu drenaj sistemlerinin yetersiz kaldığı savunulan açıklamada, “Suyun gidecek yerinin olmadığı bir kent yaratıldı” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca ulaşım ağlarının zarar gördüğü, sağlık hizmetlerinde aksamalar yaşandığı ve günlük yaşamın yeniden felç olduğu belirtilerek mevcut altyapının iklim koşullarına karşı dirençsiz olduğu görüşü paylaşıldı.
