Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

“SMMMO Başkan Yardımcısı Bilgin: ‘Sistem Üst Gelir Lehine İşliyor’”

Hatay Smmmo Başkan Yardımcısı Günay Ali Bilgin Varlık Barışı diye bilinen 7582 sayılı yasayı değerlendirdi.

Hatay Smmmo Başkan Yardımcısı Günay Ali Bilgin Varlık Barışı diye

 

7582 Sayılı Kanun ve Vergi Politikasının Tercihleri

Bazı kanunlarda değişiklik yapan 7582 sayılı Kanun, teknik açıdan vergi sisteminde önemli düzenlemeler içermekle birlikte, Türkiye’nin vergi politikasının hangi öncelikler doğrultusunda şekillendiğini de açıkça ortaya koymaktadır.

Üst gelir grubuna avantaj tanındı

Toplumun geniş kesimlerinin beklentilerinin aksine, yapılan düzenlemelerin büyük ölçüde üst gelir gruplarına yönelik olduğu görülmektedir.

Küçük esnaf korunmadı

Özellikle küçük esnaf, yeni bir borç yapılandırması ile rahatlamayı beklerken, kanunla getirilen düzenleme beklentilerin oldukça uzağında kalmıştır. Yapılandırmada uygulanacak yıllık faiz oranı %39 olarak belirlenmiş, ayrıca yapılandırma tarihine kadar hesaplanan gecikme zamları da anaparaya eklenerek bu tutarlara da %39 oranında faiz uygulanması öngörülmüştür.

Ekonomik krizlerin etkisiyle ağır borç yükü altında bulunan esnafın beklentisi ise daha uygun koşullarda, mümkünse faizsiz bir yapılandırmaydı. Hükümet dahi yaşanan ekonomik sıkıntıların birçok nedene bağlı olduğunu ifade ederken, esnafın da içinde bulunduğu ekonomik koşulları gerekçe göstermesinden daha doğal bir durum olamaz.

Verginin vergisi alınacak

Bazı çevreler tarafından dile getirilen “Vergisini zamanında ödeyenlerin suçu ne?” şeklindeki eleştirileri ise yerinde bulmuyorum. İstisnalar dışında hiçbir esnafın bilinçli olarak vergi ödememeyi tercih ettiğine inanmıyorum. Vergi borcunu ödeyememenin zaten ağır sonuçları bulunmaktadır. Borcu yoktur yazısı alınamaması nedeniyle ihalelere katılamamak, kredi kullanamamak, icra takibi riskiyle karşı karşıya kalmak ve ticari sicilin olumsuz etkilenmesi bunlardan yalnızca birkaçıdır.

Bu nedenle idarenin söz konusu düzenlemeyi yeniden değerlendirmesinde yarar bulunmaktadır. Örneğin, 1 milyon TL vergi aslı ve 2 milyon TL gecikme zammı bulunan bir mükellef, toplam 3 milyon TL’lik borcunu 72 ay vadeyle yapılandırmak istediğinde, vade sonunda ödeyeceği tutar yaklaşık 10 milyon TL’ye ulaşmaktadır. Takdiri okuyuculara bırakıyorum.

Kanunda yer alan diğer düzenlemeler ise genel olarak ülkeye sermaye girişini teşvik etmeye yöneliktir.

Örtülü Matrah arttırımı

Kamuoyunda “Varlık Barışı” olarak bilinen düzenleme, gerçek ve tüzel kişilerin yurt içi ve yurt dışındaki varlıklarını kayıt altına almalarına imkân tanımaktadır. Bu varlıklar için %5 oranında vergi ödenecek olmakla birlikte, getirilen varlıkların belirli yatırım araçlarında tutulması halinde bu oran kademeli olarak sıfıra kadar düşebilecektir.

Düzenlemenin en önemli avantajı ise bildirilen varlıkların kaynağının sorgulanmaması ve ileride yapılabilecek vergi incelemelerinde ortaya çıkabilecek matrah farklarının izahında kullanılabilmesidir. Böylece doğabilecek ek vergi ve cezaların önüne geçilebilecektir. Bu yönüyle uygulama, örtülü bir matrah artırımı olarak da değerlendirilebilir.

Sanayi sicil belgesine sahip ve üretim faaliyetinde bulunan şirketler için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak uygulanacaktır. Ancak bu düzenleme 2027 yılı kazançları için geçerli olacaktır.

Transit ticarete ilişkin düzenleme kapsamında ise yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin başka ülkelere satılmasından veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden elde edilen kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.

Ayrıca, Türkiye’de yerleşik sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikamet etmeyen ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri gelirler, 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulmuştur.

Bunun yanında İstanbul Finans Merkezi kapsamında elde edilen kazançlara yönelik muafiyet ve istisnalar da hem süre hem kapsam bakımından genişletilmiştir.

Bu yasa vergi adaletini sağlamaz

Yapılan düzenlemelere genel olarak bakıldığında, idarenin sosyal ve ekonomik tercihlerini açık biçimde ortaya koyduğu görülmektedir. Bu tercihlerin ağırlıklı olarak üst gelir grupları ve sermaye sahipleri lehine şekillendiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, ekonomik koşullardan en fazla etkilenen esnaf ve tacirin sorunlarına kalıcı çözüm üretmekten uzak olduğu söylenebilir.

Bu düzenlemelerin, başta kamu harcamalarındaki verimsizlikler olmak üzere geçmişte alınan ekonomik kararların yol açtığı mali yükleri karşılamaya yönelik olduğu açıktır. Aynı zamanda belirli kesimlere önemli avantajlar sağlayan hükümler içermektedir.

Sonuç olarak, alınan kararların vergi adaletini güçlendirmekten uzak olduğu kanaatindeyim. Vergi sisteminde adaletin sağlanabilmesi için dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının azaltılması, doğrudan vergilerin payının artırılması, kamu israfının önlenmesi ve dövize endeksli, kamuya ağır yük getiren garanti sözleşmelerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bunun yanı sıra, yıllar içinde karmaşıklaşan ve uygulanması giderek zorlaşan vergi mevzuatı; objektif, bilimsel ve öngörülebilir kriterler çerçevesinde yeniden ele alınmalıdır. Daha sade, anlaşılır ve çok kazananın daha fazla, az kazananın ise daha az vergi ödediği adil bir vergi sistemi, hem ekonomik verimliliğe hem de toplumsal güvene önemli katkı sağlayacaktır.