Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

AB’den Türkiye’ye sert rapor: Vize, yargı ve laiklik uyarısı

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu taslağı, Schengen vizesinden yargıya, laiklik vurgusundan yaptırım çağrılarına kadar birçok başlıkta Ankara’ya sert eleştiriler yöneltti.

Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu taslağı, Schengen vizesinden yargıya, laiklik vurgusundan

Gözler şimdi 17 Haziran’da yapılacak oylamaya çevrildi.

Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye’ye ilişkin hazırladığı 2026 Türkiye Raporu taslağını bugün görüşmeye başladı. İspanyol raportör Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan 36 sayfalık belge, içerdiği eleştiriler ve dikkat çeken ifadeler nedeniyle şimdiden tartışma yarattı. Taslak rapor, 17 Haziran’da yapılacak oylamanın ardından nihai halini alacak.

Schengen vizesi için çağrı

Raporda, Türk vatandaşlarının Schengen vizesine erişiminde yaşadığı sorunlara geniş yer verildi. Avrupa Parlamentosu, Türkiye’yi vize serbestisi için kalan son altı kriteri yerine getirmeye çağırırken, Avrupa Birliği Konseyi’nden de Türkiye gerekli adımları attığı takdirde süreci ilerletmesini istedi.

Belgede, Türk vatandaşlarının artan başvurular ve sistemin kötüye kullanılması endişeleri nedeniyle vize süreçlerinde zorluklarla karşılaştığı belirtilirken, hizmet pasaportlarının suistimal edildiğine yönelik eleştiriler de yer aldı.

Yargıya “çifte standart” eleştirisi

Taslak raporda Türkiye’deki yargı sistemi de sert ifadelerle eleştirildi. Hukukun üstünlüğünün aşındığı ve yargı bağımsızlığının bulunmadığı savunulan belgede, yargıda tarafsızlık eksikliği ve çifte standart uygulamalarından duyulan rahatsızlık dile getirildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması çağrısı yapılan raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu da bir kez daha eleştiri konusu oldu.

Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri de laiklik oldu. Avrupa Parlamentosu, beş yıl aradan sonra ilk kez Türkiye’de dini temelli bir yaklaşımın toplumun farklı alanlarına yansıtılmasından endişe duyduğunu ifade etti.

Bu durumun mevzuat, eğitim, siyasi söylem, kültürel yaşam ve medya üzerinden gözlemlendiği belirtilirken, laiklik, çoğulculuk ve temel özgürlüklerin aşınmasına ilişkin kaygılar dile getirildi.

Akın Gürlek için yaptırım çağrısı

Taslak raporda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ismen anılması da dikkat çekti. Avrupa Parlamentosu, insan hakları ve temel özgürlüklerin ihlalinden sorumlu olduğu değerlendirilen bazı Türk yetkililere yönelik Avrupa Birliği Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’nin işletilmesini talep etti.

Belgede, Akın Gürlek’in yanı sıra devletin baskıcı mekanizmasında rol oynadığı öne sürülen isimlere yönelik yaptırım uygulanması çağrısında bulunuldu.

“Terörsüz Türkiye” sürecine destek

AP, “Terörsüz Türkiye” girişimi kapsamında atılan adımları olumlu karşıladı. Özellikle PKK’nın feshedileceğine yönelik gelişmelerin önemine dikkat çekilen raporda, sürecin daha kararlı ve zamanında adımlarla ilerletilmesi gerektiği ifade edildi.

Aksi halde sürecin kırılgan hale gelebileceği ve toplumsal kutuplaşmanın artabileceği uyarısı yapıldı.

Türkiye’nin stratejik rolüne vurgu

Tüm eleştirilere rağmen raporda Türkiye’nin NATO müttefiki olarak stratejik öneminin altı çizildi. Göç yönetimi, terörle mücadele, enerji güvenliği ve bölgesel krizlerde Türkiye’nin üstlendiği arabulucu rolünün Avrupa açısından önemli olduğu belirtildi.

Ayrıca Türkiye’nin yaklaşık 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapması da takdir edildi.

“Fırsat penceresi kaçıyor” mesajı

Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılması için demokratik reformlarda somut ilerleme gerektiğini vurguladı.

Raporda, “Türkiye’nin reform eksiklikleri nedeniyle AB’nin genişleme sürecindeki yeni fırsat penceresini kaçırdığı” değerlendirmesine yer verilerek, Ankara’ya “sözlerden eyleme geçme” çağrısı yapıldı.

Taslak raporda yer alan bu ifadelerin nihai belgede korunup korunmayacağı ise 17 Haziran’da yapılacak oylamanın ardından netlik kazanacak.