Güzelburç ve Narlıca mahallelerinde üç farklı noktaya beton santralı yapılmasına yönelik plan değişiklikleri oy çokluğuyla kabul edilirken, karar çevre örgütlerinin tepkisini çekti.
Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinin devam ettiği Hatay’da, mevcut beton santrallarının yoğunluğu tartışma konusu olmaya devam ediyor. Özellikle Güzelburç Mahallesi’nde halihazırda faaliyet gösteren çok sayıda beton santralına rağmen, belediye meclisinin yeni santral alanlarına onay vermesi çevresel etkiler konusunda endişeleri artırdı.
Mecliste kabul edilen kararlar kapsamında, Güzelburç Mahallesi 2748 ada 2, 3 ve 4 numaralı parseller için hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği onaylanarak bölge “beton santralı alanı” olarak planlandı.
Ayrıca Narlıca Mahallesi’nde 4492 ada 1 numaralı parsel ile 3765 ada 109 numaralı parsel için hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri de kabul edilerek iki ayrı beton santralı alanının oluşturulmasına izin verildi.
Söz konusu plan değişiklikleri, muhalefet partilerinin itirazlarına rağmen AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin oy çokluğuyla kabul edildi.
Çevre örgütlerinden tepki
Kararın ardından açıklama yapan Antakya Çevre Koruma Derneği (AÇKD) Başkanı Nilgün Karasu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Hatay’da bu ay itibarıyla yaklaşık 110 beton santralının bulunduğunu belirtti.
Karasu, deprem bölgesinde yeniden inşa sürecinde beton santrallarına ihtiyaç duyulduğunu kabul ettiklerini ancak tesislerin yer seçimlerinin kamu yararı gözetilerek yapılması gerektiğini ifade etti.
Yerleşim alanları, tarım arazileri ve su kaynaklarına yakın bölgelerde yeni santral alanları oluşturulmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Karasu, alternatif alanlar bulunmasına rağmen yaşam alanlarının tercih edilmesini eleştirdi.
Karasu açıklamasında, şirketlerin yakıt ve lojistik maliyetlerini azaltmak amacıyla santralları yerleşim bölgelerine yakın kurmayı tercih ettiğini savunarak, bu yaklaşımın çevresel ve toplumsal etkilerin göz ardı edilmesine neden olduğunu söyledi.
Çevre örgütleri, alınan imar kararlarının yeniden değerlendirilmesini isterken, bölgedeki beton santrallarının çevresel etkilerinin daha sıkı denetlenmesi çağrısında bulundu.
