Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Japonya’nın depremden çıkardığı ders Hatay için neden kritik?

Japonya’nın güneybatısında meydana gelen 6,7 büyüklüğündeki deprem yüzlerce binayı yıktı veya hasara uğrattı. Ancak herkesin konuştuğu asıl konu, can kaybının yalnızca 38 kişiyle sınırlı kalması oldu.

Japonya'nın güneybatısında meydana gelen 6,7 büyüklüğündeki deprem yüzlerce binayı yıktı

Aynı bölgede 2016 yılında yaşanan benzer büyüklükteki depremlerde 270’ten fazla kişi hayatını kaybetmişti. Uzmanlara göre bu çarpıcı farkın nedeni şans değil; 10 yıl boyunca sürdürülen bilim temelli dönüşüm, depreme dayanıklı yapılaşma ve güçlü afet hazırlıkları. Ortaya çıkan tablo ise 6 Şubat depremlerinin en ağır yaralarını taşıyan Hatay için önemli dersler içeriyor.

Aynı şehir, benzer deprem, tamamen farklı sonuç

Geçen hafta Japonya’nın güneybatısını vuran 6,7 büyüklüğündeki deprem, merkez üssü ve çevresinde yüzlerce binanın yıkılmasına veya hasar görmesine neden oldu. Buna rağmen resmi verilere göre yaşamını yitirenlerin sayısı 38 olarak açıklandı.

Depremin merkez üssüne yakın Kumamoto eyaleti, 2016 yılında art arda meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremlerde büyük bir felaket yaşamış, 8 binden fazla bina yıkılmış ve 270’in üzerinde kişi hayatını kaybetmişti.
Aradan geçen 10 yılda gerçekleştirilen kapsamlı dönüşüm çalışmaları ise son depremde tablonun tamamen değişmesini sağladı.

Milyarlarca dolarlık yatırım hayat kurtardı

2016 depremlerinin ardından Japonya hükümeti ve yerel yönetimler, Kumamoto’da deprem güvenliği için milyarlarca dolarlık yatırım gerçekleştirdi.

Riskli binalar güçlendirildi veya yenilendi, kamu yapıları modern deprem standartlarına göre yeniden inşa edildi, afet yönetim sistemi baştan sona gözden geçirildi ve sismik izolasyon teknolojileri yaygınlaştırıldı.

Uzmanlar, son depremin sığ odaklı olması ve yerleşim alanlarına yakın gerçekleşmesi nedeniyle çok daha ağır sonuçlar doğurabilecek özellikler taşıdığına dikkat çekiyor. Buna rağmen can kaybının sınırlı kalması, yapılan yatırımların etkisini ortaya koydu.

Depreme dayanıklı belediye binası ilk sınavını geçti

2016 yılında ağır hasar gören Uto Belediyesi binası, afet yönetimini büyük ölçüde aksatmıştı.

Bu deneyimin ardından sismik izolasyon sistemiyle yeniden inşa edilen ve 2023 yılında hizmete giren yeni belediye binası ise geçen haftaki depremde hiçbir yapısal hasar almadı.

Deprem sırasında zeminden gelen titreşimleri emen sistem sayesinde bina güvenliğini korurken, belediye ekipleri de afet müdahalesini kesintisiz sürdürebildi.
Eski yapılar yıkıldı, yeniler ayakta kaldı
Deprem sonrası yapılan incelemelerde yıkılan yapıların büyük bölümünün eski ahşap evlerden oluştuğu görüldü.
Buna karşılık güncel deprem yönetmeliklerine göre inşa edilen modern binaların büyük kısmı ayakta kaldı.

Japonya’da yeni yapılarda çelik donatılı beton sistemler, yüksek dayanımlı bağlantılar ve sismik izolasyon teknolojileri standart uygulamalar arasında yer alıyor.

Sadece binalar değil, insanlar da hazırlandı

2016 depremlerinin ardından yalnızca yapı stokunda değil, afet organizasyonunda da köklü değişikliklere gidildi.

Mahalle ölçeğinde gönüllü afet ekipleri oluşturuldu, düzenli tatbikatlar yapıldı ve profesyonel ekipler ulaşmadan önce ilk müdahaleyi gerçekleştirecek yerel kapasite güçlendirildi.

Uzmanlara göre güçlü yapılaşmanın yanı sıra eğitimli gönüllüler ve hızlı koordinasyon da can kaybının düşük kalmasında belirleyici rol oynadı.

Hatay için dikkat çeken mesaj

Uzmanlar, Kumamoto’da son 10 yılda gerçekleştirilen dönüşümün, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerden en ağır etkilenen illerden biri olan Hatay için de önemli bir yol haritası sunduğunu belirtiyor. Değerlendirmelere göre yalnızca yeni konut üretmek yeterli değil.

Hastaneler, belediye binaları, okullar, itfaiye merkezleri ve diğer kritik kamu yapılarının en yüksek deprem güvenliği standartlarına göre inşa edilmesi, mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle güçlendirilmesi ve mahalle ölçeğinde afet eğitimlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.

Gönüllü arama kurtarma ekiplerinin güçlendirilmesi, düzenli tatbikatların yapılması ve afet bilincinin toplumun her kesimine yayılması da olası depremlerde can ve mal kayıplarını azaltabilecek en önemli adımlar arasında gösteriliyor.
Kumamoto’nun 10 yılda ortaya koyduğu dönüşüm, depremleri önlemenin mümkün olmasa da bilimsel mühendislik, doğru şehir planlaması ve uzun vadeli yatırımlarla binlerce insanın hayatının kurtarılabileceğini bir kez daha ortaya koyuyor.