Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Depremin ardından Hatay’da başladı: Binlerce çocuğun hayatına dokundular

Türkiye Spastik Çocukları Vakfı Hatay İl Temsilcisi Zafer Çınar, deprem sonrası Hatay’da 2 bin 500’ün üzerinde çocuğa destek sağladıklarını açıkladı.Çınar, Hatay’da kalıcı olmayı ve hizmet yerleşkesini büyütmeyi hedeflediklerini belirtti.

Türkiye Spastik Çocukları Vakfı Hatay İl Temsilcisi Zafer Çınar, deprem

 

Türkiye Spastik Çocukları Vakfı Hatay İl Temsilcisi Zafer Çınar, deprem sonrası Hatay’da 2 bin 500’ün üzerinde çocuğa destek sağladıklarını açıkladı. Rehabilitasyon, eğitim, psikolojik danışmanlık ve medikal malzeme desteği sunan vakıf, uzuv kaybı yaşayan hastalara da hizmet veriyor. Çınar, Hatay’da kalıcı olmayı ve hizmet yerleşkesini büyütmeyi hedeflediklerini belirtti.

Türkiye Spastik Çocukları Vakfı Hatay İl Temsilcisi Zafer Çınar, gazeteci Mustafa Dilek’in YouTube kanalında katıldığı programda, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da çocuklara ve ailelerine yönelik yürüttükleri çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Depremden etkilenen çocukların rehabilitasyon ve eğitim ihtiyaçlarının yanı sıra ailelere psikolojik destek sunduklarını aktaran Çınar, medikal malzeme desteğinden yerinde hizmet çalışmalarına kadar farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini ifade etti.

Hatay’daki çalışmalar 30 Mart 2023’te başladı

Depremin ardından ilk olarak İstanbul’a giden depremzede çocuklara destek verdiklerini belirten Çınar, bu çocuklara bir yıl boyunca vakfın İstanbul merkezinde ücretsiz seanslar sağladıklarını söyledi. İhtiyaçların genişliği nedeniyle daha sonra Hatay’a odaklandıklarını kaydeden Çınar, kentteki çalışmalarına 30 Mart 2023 tarihinde Büyükdalyan Konteyner Kenti’nde bir konteynerde başladıklarını anlattı.

Sahadaki ihtiyaçları belirlemek amacıyla diğer sivil toplum kuruluşları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü çalışanlarıyla birlikte taramalar yaptıklarını belirten Çınar, engelli çocukların kayıtlarını inceleyerek hizmet sunmaya başladıklarını ifade etti.

Depremin ilk dönemlerinde konteyner ve çadır kentlerde yaşayan ailelere de ulaştıklarını aktaran Çınar, merkeze gelemeyen çocuklar için yerinde hizmet modeli uyguladıklarını dile getirdi. Vakfa ait engelli minibüsüyle farklı bölgelere gittiklerini belirten Çınar, fizyoterapistlerin köylerde ve ailelerin ulaşım imkânı bulunmayan yerleşimlerde hizmet verdiğini söyledi.

2 bin 500’ü aşkın çocuğa ulaşıldı

Hatay’da bugüne kadar 2 bin 500’ün üzerinde çocuğa destek sağladıklarını açıklayan Çınar, çalışmaların başlangıçta ağırlıklı olarak serebral palsi (CP) tanılı çocuklara yönelik olduğunu, ancak deprem sonrasında ihtiyaçların çeşitlendiğini belirtti.

Uzuv kaybı yaşayan çocukların, tanı almamış ve gelişim açısından risk taşıyan bebeklerin de hizmet kapsamına girdiğini kaydeden Çınar, deprem travması yaşayan ve farklı engel grupları açısından değerlendirilmesi gereken çocuklarla da ilgilendiklerini söyledi.

Çocukların ihtiyaçlarına göre medikal malzeme desteği sağladıklarını belirten Çınar, yaklaşık 130-150 çocuğa CP sandalyesi, manuel ve akülü tekerlekli sandalye, baston ve yürüteç gibi ekipmanlar temin ettiklerini aktardı. Ayrıca 76 ya da 77 çocuğa ortez desteği sağlandığını ifade eden Çınar, deprem sonrasında medikal malzemelere erişimde yaşanan güçlükleri aşmak için farklı illerden gelen desteklerden yararlandıklarını dile getirdi.

Rehabilitasyon sürecinde aileler de destekleniyor

Çınar, çocuklara yönelik rehabilitasyon çalışmalarının yalnızca fizik tedavi ve eğitimle sınırlı olmadığını, ailelerin de sürecin önemli bir parçasını oluşturduğunu vurguladı.

Çocukların evde de desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Çınar, ailelerin hem çocuklarının ihtiyaçları konusunda bilinçlenmesinin hem de deprem sonrası yaşadıkları psikolojik zorluklarla baş edebilmelerinin önem taşıdığını belirtti. Bu nedenle fizyoterapi ve eğitim hizmetlerinin yanında ailelere psikolojik destek de sunduklarını kaydetti.

Serebral palsi tanılı çocukların rehabilitasyonunun kısa süreli bir uygulama olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Çınar, tedavinin çocuğun gelişim ihtiyaçlarına göre uzun yıllar devam edebileceğini söyledi.

Tedavi ve rehabilitasyonun kesintiye uğramasının bazı çocuklarda kazanımların kaybedilmesine neden olabileceğini belirten Çınar, ailelerin süreci sürdürülebilir biçimde devam ettirmesinin önemine işaret etti.

Erken değerlendirme çocuğun gelişimini değiştirdi

Hatay’daki saha çalışmaları sırasında gelişimsel farklılıkları fark edilen bir çocukla karşılaştıklarını anlatan Çınar, yaklaşık bir yaşındaki çocuğun desteksiz oturamadığını ve oturduğunda düştüğünü, ailesinin ise bu durumun farkında olmadığını söyledi.

İstanbul Sanayi Odası Konteyner Kenti’nde karşılaştıkları çocuğu vakfın akademik kuruluna yönlendirdiklerini belirten Çınar, Adana’da yapılan değerlendirmelerin ardından fizik tedavi sürecinin başlatıldığını aktardı.

Çocuğun tedavi ve eğitim çalışmalarının sürdürüldüğünü ifade eden Çınar, iki ameliyatına destek olduklarını ve ihtiyaç duyduğu cihazları karşıladıklarını belirtti. Çınar, çocuğun geldiği noktaya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Şu anda o çocuğumuz kendi başına yürüyebiliyor. Dil gelişimi de çok güzel, kendini çok güzel ifade edebiliyor.”

Fizyoterapinin yanı sıra çocuğun bilişsel gelişiminin de desteklendiğini söyleyen Çınar, hedeflerinin gelişimini sürdüren çocuğun eğitim ve sosyal yaşam açısından yaşıtlarından geri kalmamasına katkı sağlamak olduğunu dile getirdi.

Ailelere gelişim farklılıklarını göz ardı etmeme çağrısı

Çocukların gelişim basamaklarının takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Çınar, geç yürüme veya geç konuşma gibi durumların ailedeki başka kişilerin gelişim öyküleriyle açıklanarak göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Ailelerin çocuklarında farklılık fark ettiklerinde bir uzmana danışmalarını öneren Çınar, erken değerlendirme sayesinde ihtiyaç duyulan müdahale ve tedavi süreçlerinin daha hızlı başlatılabileceğine dikkat çekti.

Tedavinin gerektiğinde cerrahi müdahale, fizyoterapi, eğitim ve aile desteğiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Çınar, çocukların gelişiminde ailelerin sürece aktif katılımının önem taşıdığını ifade etti.

Ampute hastalara protez ve rehabilitasyon desteği

Vakıf bünyesinde depremde uzuv kaybı yaşayan kişilere yönelik çalışmalar da yürütülüyor. Çınar, protez uygulamasının tek başına yeterli olmadığını, kişilerin proteze uyum sağlaması ve yeniden hareket kabiliyeti kazanması için fizik tedavi ve rehabilitasyon desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Protez uygulamasını gerçekleştiren kuruluşlarla koordinasyon içinde çalıştıklarını aktaran Çınar, vakfın fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında destek sunduğunu söyledi. Ortez-protez atölyesinin ise daha çok bakım, onarım, ölçü alma ve süreç takibi hizmetleri verdiğini kaydetti.

Bağışçıların katkısıyla yaklaşık 16 kişinin protez ihtiyacına destek olduklarını açıklayan Çınar, bugüne kadar uzuv kaybı yaşayan ve en az bir kez vakıftan hizmet alan yaklaşık 69 hastaya ulaştıklarını ifade etti.

Özellikle çocuklarda büyümenin devam etmesi nedeniyle protezlerin zaman içerisinde yenilenmesinin gerekebildiğini belirten Çınar, bu durumun takip ve rehabilitasyon ihtiyacını uzun yıllara yayabildiğini söyledi.

İlçelerde yaşayan ailelere yerinde hizmet

Hatay’ın farklı ilçelerinde yaşayan çocuklara ulaşmak amacıyla saha çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Çınar, engelli minibüsüyle merkeze gelemeyen kişilere de destek verdiklerini aktardı.

Tekerlekli sandalye kullanan ve uzuv kaybı yaşayan kişilerin ulaşımında minibüsten yararlandıklarını söyleyen Çınar, yerinde hizmet çalışmaları kapsamında yaklaşık 1015 kişiye ulaştıklarını ifade etti.

İskenderun, Kırıkhan, Yayladağı ve Altınözü gibi ilçelerden de başvurular aldıklarını kaydeden Çınar, ulaşımın hizmetlerin sürekliliği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirtti. Ailelerin merkeze düzenli gelememesinin çocukların gelişiminin takibini zorlaştırabildiğini, yol masraflarının da aileler açısından ek yük oluşturduğunu dile getirdi.

“Hatay’da kalıcı olmak istiyoruz”

Depremin ardından Hatay’a geldiklerinde çalışmaların ne kadar süreceğini kendilerinin de bilmediğini anlatan Çınar, başlangıçta altı aylık ve bir yıllık planlarla hareket ettiklerini söyledi.

İstanbul’dan gelen ekiplerin 15 günlük sürelerle sahada görev yaptığını belirten Çınar, ailelerin kendilerine sık sık kentten ayrılıp ayrılmayacaklarını sorduğunu aktardı. Bu sorular üzerine “Dönmüyoruz” adlı bir film hazırladıklarını belirten Çınar, vakfın Hatay’daki çalışmalarını kalıcı hale getirmeyi ve yerleşkeyi büyütmeyi hedeflediğini ifade etti.

Çalışmaların İskenderun yolu üzerindeki Elif Osmanovalı Yerleşkesi Engelli Hizmet Merkezi’nde sürdürüldüğünü belirten Çınar, destek veren kişi ve kurumlara teşekkür etti.