Hatay’ın Çöğürlü Mahallesi’nde uzun süredir tartışma konusu olan taş ocağı faaliyetleri yargıya taşındı. Taş ocağının çevreye etkileri, Asi Nehri yatağında meydana geldiği öne sürülen değişiklikler ve ağır tonajlı araçların mahalle içindeki hareketliliği nedeniyle açılan davanın duruşması, Hatay 6. İdare Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya taraflar, avukatları ve mahalle sakinleri katıldı.
Mahalle sakinleri, taş ocağının faaliyetlerinin hem doğal alanları hem de günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ileri sürerek mahkemeden müdahale edilmesini talep etti. Duruşmada, nehir yatağının daraltıldığı, ormanlık alanın ve arkeolojik sit alanının zarar gördüğü yönündeki iddialar gündeme geldi.
Mahalle sakinleri çevre ve trafik sorunlarına dikkat çekti
Çöğürlü Mahallesi Muhtarı Kıymet Doğru, duruşmada yaptığı açıklamalarda taş ocağı faaliyetlerinin Asi Nehri yatağını daralttığını, mahalledeki ormanlık alanı ve arkeolojik sit alanını olumsuz etkilediğini öne sürdü.
Doğru, Devlet Su İşleri (DSİ) pompa istasyonunun bulunduğu bölgede kimyasal atıklı suyun pompalandığını gördüğünü ifade etti. Taş ocağına girip çıkan kamyonların gece gündüz çalıştığını belirten Doğru, ağır tonajlı araçların mahalle yollarında trafik güvenliği açısından risk oluşturduğunu dile getirdi.
Taş ocağının faaliyet alanının genişlemeyi sürdürdüğünü savunan Doğru, tarımsal üretimin yapıldığı bölgede 25 gün içinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı verildiğini söyledi. Mahalle sakinleri, faaliyetlerin çevresel etkilerinin incelenmesini ve bölgede yaşadıklarını belirttikleri sorunların giderilmesini istiyor.
“Çocuklarımızı tek başına bakkala gönderemiyoruz”
Duruşmada söz alan bir mahalle sakini, taş ocağı nedeniyle hava kirliliği ve trafik tehlikesi yaşadıklarını iddia etti. Kamyonların hızlı hareket etmesi nedeniyle çocukların mahalle içinde güvenli biçimde yürüyemediğini söyleyen mahalle sakini, yaşadıkları endişeyi şu sözlerle anlattı:
“Evin içinde soluyacağımız hava yok. Seferleri yetiştirmek için çok hızlı gidiyorlar, çocuklarla yolda yürüyemiyoruz. Çocukları tek başına bakkala gönderemiyoruz. Araştırılırsa her aileden astım hastası var.”

Taşınma imkânlarının bulunmadığını belirten mahalle sakini, taş ocağının başka bir bölgeye taşınabileceğini savunarak faaliyetlerin sonlandırılmasını istedi.
Avukattan DSİ yazılarına dikkat çeken açıklama
Davacı tarafın avukatı Aslıhan Berat Ekinci, mahalle sakinlerinin yaklaşık 25 yıldır sorun yaşadığını belirterek taş ocağına ait tonajlı araçların dar sokaklarda oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Ekinci, zeytin hasadı döneminde olmalarına rağmen mahalle sakinlerinin davayı takip etmek için duruşmaya katıldığını ifade etti.
DSİ tarafından hazırlanan yazılarda dere yatağına hafriyat döküldüğü ve akarsu rejiminin bozulduğuna ilişkin tespitlerin bulunduğunu savunan Ekinci, taş ocağının Asi Nehri yatağında yer aldığını belirtti. Ekinci ayrıca bölgenin yakınında arkeolojik sit alanı ve tarımsal üretim yapılan arazilerin bulunduğunu kaydetti.
Duruşmada Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü avukatı da dinlendi. İl müdürlüğü avukatı, sulak alanların eski haline getirilmesine ilişkin konuların Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görev ve yetki alanında olduğunu savundu.
Taş ocağını işleten şirketin avukatı ise nehre hafriyat dökülmediğini ve faaliyetlerin DSİ kurallarına uygun yürütüldüğünü ileri sürdü. Şirket tarafı, yaşanan sorunların selden kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etti.
Tarafların dinlenmesinin ardından duruşma sona erdi. Mahkemenin kararını 15 gün içinde açıklaması bekleniyor.
Mahalleli Asi Nehri’nin eski haline getirilmesini istiyor
Duruşmanın ardından açıklama yapan Avukat Aslıhan Berat Ekinci, taş ocağının çalışma saatlerine uymadığı, hava ve su kirliliğine neden olduğu ve Asi Nehri yatağını daralttığı iddiaları üzerine hukuki süreç başlattıklarını söyledi.
Ekinci, DSİ’nin ocak ve temmuz aylarında hazırladığı yazılarda dere yatağının daraltıldığına ve akarsu hızının düşürüldüğüne ilişkin tespitlerin yer aldığını belirtti. Söz konusu belgelerin ardından Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne başvurduklarını aktardı.
MAPEG’den şirketin kurallara uymadığı gerekçesiyle ruhsatının iptal edilmesini talep ettiklerini belirten Ekinci, ilgili il müdürlüğüne de Çevre Kanunu’nun 9’uncu maddesi kapsamında sulak alanın korunması ve Asi Nehri yatağının eski haline getirilmesi için başvurduklarını ifade etti.
Başvurulara 30 gün içinde yanıt verilmemesi üzerine idare mahkemelerinde dava açtıklarını kaydeden Ekinci, taleplerinin yalnızca taş ocağının kapatılmasıyla sınırlı olmadığını vurguladı.
“Biz sadece taş ocağı kapatılsın istemiyoruz, Asi Nehri’nin zarar verilmeden önceki eski haline döndürülmesini de talep ediyoruz” diyen Ekinci, mahkemenin vereceği kararın beklendiğini belirtti.
Çöğürlü Mahallesi’nde taş ocağının çevreye ve nehir yatağına etkileri konusundaki hukuki süreç devam ederken, gözler Hatay 6. İdare Mahkemesi’nin önümüzdeki 15 gün içinde açıklaması beklenen kararına çevrildi.

