Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

35 canın hesabı sorulacak: Rana Apartmanı davasında tarih belli oldu

Hatay’ın Antakya ilçesinde 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Rana Apartmanı’na ilişkin iddianame, depremden 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı. Davada ilk duruşma 15 Şubat 2027’de görülecek.

Hatay’ın Antakya ilçesinde 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin

Depremde annesi avukat Hatice Can ve babası İnsan hakları aktivisti Mithat Can’ı kaybeden avukat Eren Can, yargılama sürecindeki gecikmeye ve kamu görevlileri hakkındaki soruşturmanın henüz izin aşamasında olmasına tepki gösterdi.
Hatay’ın Antakya ilçesi Kışla Saray Mahallesi’nde bulunan Rana Apartmanı, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkıldı. Aralarında 1 yaşında bir bebeğin de bulunduğu 35 kişi hayatını kaybetti. Binanın yıkılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, depremden 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı.

ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgilere göre, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, binanın statik proje müellifi Hasan Ali Acar hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı.
Bilirkişi raporunda kusur tespiti
Soruşturma kapsamında hazırlanan ikinci bilirkişi raporunda, binanın yapımında görev alanlar ile belediyenin yapı kontrol birimindeki sorumluların “asli kusurlu” olduğu değerlendirmesine yer verildi.

İddianamede, statik proje müellifi Hasan Ali Acar’ın ilgili mevzuata ve deprem yönetmeliğine aykırı biçimde kolonların dar kenarları bakımından hatalı tasarım yaptığı, bu durumun binanın deprem sırasında yıkılmasında etkili olduğu öne sürüldü.
Acar’ın, Antakya’nın birinci derece deprem bölgesinde bulunduğunu ve binanın depremde yıkılabileceğini öngörebilecek durumda olmasına rağmen gerekli önlemleri almadığı iddia edildi.

Acar suçlamaları kabul etmedi

İddianamede ifadesine yer verilen emekli inşaat mühendisi Hasan Ali Acar, Rana Apartmanı’nı hatırlamadığını, Hatay’da hiç ikamet etmediğini ve binanın statik projesini çizmediğini savundu.
Ankara merkezli çalıştığını ve Türkiye genelinde yüzlerce proje hazırladığını belirten Acar, Hatay’da yalnızca bir binanın statik projesini çizdiğini, soruşturmaya konu yapıyla ilgisinin bulunmadığını ve evraklarda isminin neden yer aldığını bilmediğini ifade etti.
Bilirkişi raporunda kendisine yöneltilen değerlendirmeleri kabul etmeyen Acar, incelemenin 1975 Deprem Yönetmeliği kapsamında eksik yapıldığını ileri sürerek suçlamaları reddetti.

İddianamede, imza incelemesinde imzaların Acar’a ait olduğunun kesin olarak belirlenemediği, bilirkişi raporunda ise aradan geçen uzun süre nedeniyle imza ve yazılarda değişiklik meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiği aktarıldı. Savcılık, dosyadaki değerlendirmeler doğrultusunda Acar’ın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine vararak dava açılması için yeterli delil bulunduğunu değerlendirdi.

Kamu görevlileri hakkındaki soruşturma ayrı yürütülecek

Belediyenin yapı kontrol birimindeki sorumlulara ilişkin süreç ise ana davadan ayrı ilerleyecek. Başsavcılık, bilirkişi raporunda kusur atfedilen kişilerin kamu görevlisi olması nedeniyle haklarında soruşturma izni istenmesi gerektiğini belirterek ayrı soruşturma yürütülmesine karar verdi.
Eren Can’ın açıklamasına göre, kamu görevlileri hakkındaki soruşturma izni henüz verilmiş değil. Bu nedenle söz konusu kişilere ilişkin hukuki süreç, statik proje müellifi hakkında açılan davadan ayrı devam edecek.
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen davanın ilk duruşması, 15 Şubat 2027 tarihinde görülecek.

Eren Can’dan duruşma tarihine tepki

Depremde annesi Hatice Can’ı ve babası Mithat Can’ı Rana Apartmanı’nın yıkılması sonucu kaybeden avukat Eren Can, yaptığı açıklamada sürecin uzunluğuna ve sanık sayısına tepki gösterdi.
Kamuoyuna bir avukat olarak değil, depremde anne ve babasını kaybetmiş bir yurttaş olarak seslendiğini belirten Can, 35 kişinin hayatını kaybettiği binaya ilişkin iddianamenin ancak yıllar sonra tamamlandığını ve ilk duruşmanın depremin dördüncü yıl dönümünden sonra yapılacağını söyledi.
Can, davada şu aşamada yalnızca binanın statik proje müellifinin sanık olarak yer aldığını, kamu görevlileri hakkındaki sürecin ise henüz soruşturma izni aşamasına ulaşmadığını ifade etti.

Adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Can, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin yalnızca kayıplarının yasını tutmakla kalmadığını, aynı zamanda adalet için mücadele etmek zorunda kaldığını belirtti.
Can, adalet duygusunun sağlanmasının benzer acıların yeniden yaşanmaması açısından önem taşıdığını dile getirerek 15 Şubat 2027’de Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmaya kamuoyunu ve duyarlı vatandaşları davet etti. Deprem davalarının takip edilmesi ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının yalnız bırakılmaması çağrısında bulundu.