AK Parti ve MHP reddetmiş! BEN DE REDDEDİYORUM

CHP, kadınların siyasette EŞİT (!) temsil edilmesi için geçen Mart ayında verdiği yasa teklifini Genel Kurul gündemine taşımış taşımasına da… 

Öneri, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmiş ! 

Finalimiz mi ?

Tartışma…
Atışma…
Laf dalaşı…

Bildik TBMM yani !

En azından bu defa yumruklar konuşmamış, kaş-göz yarılmamış !

Bilenler bilir de…
Bilmeyenlere diyelim…

Teklif, kadınların ve erkeklerin seçim listelerinde yüzde 50 temsilini öneriyor !

Aslında, konu KADIN olunca gündeme niye hep aynı KELİME geliyor, merak ediyor insan… 

KOTA !!!

AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, CHP’nin hazırladığı teklifi eleştirirken, “Çok samimiyetsiz bir teklif ! CHP niye uygulamıyor ? Bir 
kadın grup başkanvekiliniz bile yok…” derken, cevap NE olur merak ediyorum mesela… Ya da konu ERKEK olunca gündeme bile gelmeyen KOTA 
uygulaması, konu KADIN olunca neden EŞİTLİK (!) yaratacağı savıyla ha bire ısıtılıp ısıtılıp servis ediliyor, bunu da !

Bir kere, EŞİTLİK ve KOTA kelimeleri birbirini eleyen iki kelime !

Kadınlara, KOTA ile VAR olabilmelerinin yolunun açılması, aslında büyük de bir haksızlık !

Yine de, bunu bile bile, kadınların KOTA arkasından bu denli kalabalık ilerlemesi, “KOTA DEĞİL, TAM EŞİTLİK” dememesi, bakın benim bile 
bugün en anlamadığım şeylerden bir tanesi !

O yüzden,

AK Parti ve MHP reddetmiş reddetmesine de…
Ben de reddediyorum !

Şu an HDP dışında, kadını KOTA kelimesine zincirlemeyen başka bir Partinin olduğunu düşünmüyorum… 

Var mı ?

Aslında, İstanbul Sözleşmesi’ni bile isteye çöpe atan AKP ve MHP’nin bu konudaki duruşları bizleri çok şaşırtmıyor ! Onların reddetmeleri ile 
kendi reddedişimi de aynı kefeye koymuyorum, asla !

Koymam da zaten !

Çünkü bu ülkenin kadınları, verdikleri mücadelede EŞİTLİK kavgası veriyor, POZİTİF AYRIMCILIK kavgası değil ! KOTA, bu kavganın POZİTİF 
AYRIMCILIK yanını güçlendiriyor, EŞİTLİK yanını ise rafa kaldırıyor…

Bir kadın, şunu paylaşmış geçenlerde…
Yaşanan şiddetin ve ölümlerin hikâyeleri adına…

“Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı ! Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok ! Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan ! 
Kendimi bilmeyi bıraktım ! Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum…”

Soralım o zaman…

Sahi, eldeki çaresizliği KOTA ile bitirebileceğimizi mi sanıyorsunuz ?

Sanmayın !
Bitiremezsiniz !

Aksine…

O düğümlere yeni düğümler ekliyorsunuz…
O düğümleri daha da sıkılaştırıyorsunuz…

Düşünün !