Ankara’nın Şanghay karesi…

FOX TV’ye sansür çabası…


Fotoğrafta kimler var ?

Rusya lideri Vladimir Putin…
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev…
Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman…

Ve finalde,

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko…

Batı'ya karşı kurulmuş, demokrasi yoksunu Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları 22. Toplantısı’nın konuğu Türkiye Cumhurbaşkanı 
Erdoğan’ın hem bu katılımı hem de ismi anılan liderlerle verdiği fotoğraf günlerce konuşuldu ! Hatta her memleket evladının bu fotoğraf 
karesinden gurur duyması gerektiğinden dem vuruldu !

Oradan, hem Avrupa Birliği’ne hem ABD’ye REST çektiğimizden bahsedildi !

Yeniden kurgulanan güçler / güçlüler sofrasında yerimizi güncellediğimizden de !

“Ankara’nın, bu son aile fotoğrafının içerisine kendisini yerleştirirken neden bu kadar MUTLU olduğunu anlamak çok zor değil” diyen 
bir gazeteci dostum devam etsin biraz da… 


-
Erdoğan’ın, Şangay zirvesinde çektirdiği fotoğraf, Türkiye’nin girmeye çalıştığı yeni ailenin portresini ortaya koydu ! Fotoğrafta
Erdoğan; Rusya’nın, Belarus’un, Azerbaycan’ın, Tacikistan’ın devlet başkanlarıyla görünüyordu…

Batılı ülkeler, bir NATO ülkesi liderinin, karşı ittifakın zirvesinde fotoğraf vermesini garipsedi… Bizler için garip olansa, her Türk 
vatandaşının bu fotoğrafla gurur duymasının istenmesiydi ! Türkiye, asırlık demokrasi yürüyüşünden vazgeçip, “otokratlar kulübü”ne girdi 
diye niye gurur duyacaktık ki ?

Fotoğraftakilerin ortak noktaları çok !

Mesela demokrasi, özgürlük, seçim sevmemeleri, muhaliflerini hapsettirmeleri, basın özgürlüğünden, yargı bağımsızlığından, kadın 
haklarından nefret etmeleri, ülkeleri yoksullaşırken çevrelerini zengin etmeleri, her türden eleştiriyi zorbalıkla engellemeleri… 

Türkiye’nin bir temsilcisinin bu fotoğrafta görünmesi, AKP’den MHP’ye, Sabah Gazetesi’nden Cumhuriyet’e, Bahçeli’den Perinçek’e
geniş bir Avrasyacı grubu sevindirdi ! Ancak demokrasi, özgürlük ve tam bağımsızlıktan yana olanlar, gurur değil, endişe duydular !

Şangay fotoğrafının gündelik pratikteki karşılığını, son birkaç günde yaşananlarda görebilirsiniz…

-LGBT’ye karşı nefret söylemi… 
-O yürüyüşe katılanların müziğin de yasaklanmasını istemesi… 
-HalkTV’ye yeni cezalar… 
-Sokaklarda mafya hesaplaşması… 

Bunlar, Şangay tercihinin sadece birkaç günlük yansıması !

“ABD’de, Avrupa’da yok mu” diyenler mesela… Almanya’ya gelip, bir kesime karşı nefret konuşması yapmayı ya da bir televizyon kanalının 
“bir konuğun sözünden dolayı” kapatılıp kapatılmadığını araştırmayı denemelidir !

Erdoğan’ın bu yola çıkma nedeninin, Batı dünyasına, “Benim alternatifim var, üzerime gelmeyin” demek olduğunu düşünenler, şimdi bunun 
daha kalıcı ve dönüştürücü bir tercih olduğunu görüyor ! Sıkıntı şu ki, bu onun tercihi, Türkiye’nin değil !
-

Eldeki fotoğrafı Ankara adına daha net ifade edeyim mi ?


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Basın Danışmanı Bilal Çetin’in, Bakan Bozdağ'ın katıldığı bir basın toplantısında FOX TV muhabirinden
soru sormamasını istemesinde duralım mesela… Hatta bunu yaparken de, “Normalde buraya sizi almayacaktım” demesinde mola alalım...
“Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi’nden şeyi var" diye de eklemesinde !

Ankara’nın, ÖZGÜR (!) denen basını baskılamasında en çok da !

Sahi, Bakanlık ya da Bakan cevap verir mi yaşananlara ?

Peki, özür diler mi, ÖZGÜR basın denenden ?

Haklısınız…

Ben de…

SANMAM !