Berlin ve Yüksel Caddesi tutuklu… Washington niye özgür ?

Önceki gün AA (Anadolu Ajansı) üzerinden 2 haber geçti… Aslında geçip giden haberleri öylesine okuyan, sindiren, unutan ve SIRADAKİ diyenler olarak bu haberleri de öylesine mi okuruz bilmiyorum ama, bir kez daha OKUYUN istiyorum, ardından da eldeki Türkiye adına biraz düşünün, hatta sorgulayın istiyorum…

Haberleri paylaşırken içeriklerine çok fazla dokunmayacağım, ki müdahalemiz olmasın… O zaman ilkinden başlayalım mı ? Adana İncirlik Askeri Üssü noktasında Almanya ile başlayan tartışmalar sürerken gelen son açıklama ile başlayalım… Ankara adına gayet CESUR ve gayet DİK bir açıklama geldi ya, onla…

Kimden mi ?

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan…

“Her istediğinizi yapacak Türkiye geride kaldı” demiş Bakan ve Berlin’e de yeni Türkiye’nin yeni Ankara’sından seslenmiş, ama eklemiş de… “Almanya şunu anlamalı. ‘Ben Türkiye’ye istediğimi yapacağım yine de Türkiye’den istediğimi alacağım’. Böyle bir şey yok. Bu devir geçti. Türkiye’den olumlu bir şeyler görmek istiyorsanız, Türkiye’ye düşmanca yaklaşmayacaksınız. ‘Ben istediğimi yaparım, istediğim kötülüğü yaparım, Türkiye de benim her istediğimi yapsın’. O Türkiye geride kaldı.”

Aslında her şey, Türkiye’nin Alman parlamenterlerin İncirlik Üssü’ndeki Alman askerlerine ziyaret izni vermemesiyle başladı… Bu tavrı Almanya için hakaret sayan Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Sol Parti İncirlik’ten derhal çekilmeyi savunurken, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise acele edilmemesinden yana tavır koydu…

Ankara mı ?

Net !
Gayet net !

Hatta ‘ben NE dersem o’ modunda !

Şimdi gelelim Adana İncilik Üssü’nün ASIL kiracısı olan Washington hattına, hatta o hat üzerinde istediği gibi at oynattığını uzun süredir ilan etmiş olan Amerikan Ordusu’na, ki söyleyeceklerimiz de Almanya başlığında Ankara kartını ortaya koyan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na olsun…

Niye mi ?

O zaman ikinci haberimize geçelim, Ankara’nın resmi haber ajansı AA’nın ikinci haberine geçelim… Haberin noktasına, virgülüne dokunmadan paylaşalım…

*
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), PKK terör örgütünün Suriye kolu olan PYD/YPG’ye küçük silah, mühimmat ve araç sevkiyatı yaptıklarını açıkladı. Anadolu Ajansı’na konuşan Pentagon sözcülerinden Binbaşı Adrian Rankine Galloway, “Bugün Suriye Demokratik Güçlerinin Kürt unsurlarına küçük silah, mühimmat ve araçlar sevk ettiğimizi teyit ediyorum” dedi. Binbaşı Galloway silahların tipleri, mühimmat ve araçların miktarları ile ilgili bilgileri ise paylaşmak istemedi.

*

Sizi bilmem ama, ben merak ettim…

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İncirlik Üssü’ne ziyareti dahi Türkiye bağımsızlığında ele alıp Berlin’e bu kadar net ve bu kadar sert bir tavır ortaya koyabiliyorken, İncirlik’i asıl kullanan Amerikan Ordusu’nun “Ankara’nın PYD/YPG noktasındaki” RESMİ tavrına gayet muhalif çabasına neden benzer bir çıkışı yapmıyor, yapamıyor?

Halbuki Ankara’nın ve Hükümet’in bu konudaki tavrı o kadar net ki…

Sahi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, KHK’yla görevlerinden ihraç edildikleri gerekçesiyle açlık grevi yapan ve ardından tutuklanan Öğretmen Semih Özakça ve Akademisyen Nuriye Gülmen’le ilgili konuşurken, sabıka kayıtları temiz olmasına rağmen, “DHKP/C üyesi olduğunu, ihraç edilmelerinin çok öncesinde birçok kez bu sebeple gözaltına alındığını söylediler mi hiç? Defalarca gözaltına alınıyorlar, tutuklanmışlar. Devlet memuru, devletin maaş verdiği insanlar. Öğretmen ve Akademisyen… Biz çocuklarımızı terörist olsunlar diye okula göndermiyoruz, çocuklarımızı terör örgütü mensuplarının eline asla emanet edemeyiz” dememiş miydi?

Demişti…

Tamam da, bu TERÖR (!) kalabalığı içinde Washington’un bu kadar RAHAT hareket edebilmesini birileri bize açıklasın mı ? Açıklarken de, Washington’ı Berlin ve Yüksel Caddesi’nden ayrı bir yere koyan o dokunulmazlığa dair bir şeyler desin mi ?

(Visited 1 times, 1 visits today)