Bir Varmış Bir Yokmuş

Alanya deplasmanı taraftar nezdinde yavaş yavaş bir fobi haline dönüşüyor. Evet, Francesco Farioli takımın başına geldikten sonra çıktıkları 3 karşılaşmayı da kazandılar. Evet, bu 3 karşılaşmada toplam 11 gol atıp kalelerinde yalnızca 1 gol gördüler ve özellikle hücum hattında Süper Lig kalibresinde kalburüstü oyunculara sahipler. Bunu da kabul ediyorum. Fakat Hatayspor, her şeye rağmen iki Alanya deplasmanından da 6-0 dönecek bir takım değil. Geçen sene de değildi. Bu sene hiç değil, olmamalı da!

Alanyaspor, kazanması takdirde Hatayspor ile puanları eşitliyordu ve bu durum Hatayspor özelinde maçı daha da anlamlı kılmalıydı. Çünkü Avrupa potasıyla düşme potası arasındaki farkın sadece 13 puan olduğu bir ligde, puan olarak sana yakın takımlara karşı kazanamasan dahi kaybetmemen çok önemli. Takım, bunu başaramadığı gibi bir de sahadan hezimetle ayrıldı. Yeri geldiğinde dile getiriyorum, Hatayspor bu ligin en kırılgan ekiplerinden biri. Bu sezon Altay karşılaşması dışında deplasmanda geriye düşülen hiçbir maçta puan alınamadı. Sezonun geriye kalan kısmında bu durumun törpülenmesi gerekiyor. Çünkü yavaş yavaş telafisi olmayan haftalara giriş yapıyoruz.

Alanya deplasmanında alınan bu ağır skorun ardından, iç sahadaki Rizespor maçının antidepresan havasında geçmesini bekleyenler vardı. Rizespor’un puan durumundaki konumuna aldanmamak gerekiyor. Beraber hareket eden bir takım görüntüsünden uzak olsalar da lig için yeterli bir kadro derinliğine sahipler. Bunu, Premier Lig’e yıllarını vermiş Yannick Bolasie’nin maça dakika 88’de girmesinden de anlayabiliriz. Hamza Hoca, hücum hattında birçok opsiyona sahip. Pohjanpalo, Deniz, Boldrin, Alper, Yusuf Sarı, Boyd, Umar, Kubilay…  Peki, böylesine geniş bir hücum hattına sahip olan Rizespor’a karşı Ömer Erdoğan’ın kulübesinde oturan tek elle tutulur alternatif kim? Kamara…  Hoca, o denli çaresiz ki henüz hazır olmadığı aşikâr olan Kahraba’yı ilk 11’de başlatmış. Oyuncu, geldiği takımda aylardır futbol oynamıyor! Tabii ki Ömer Hoca oyuncunun henüz hazır olmadığını hepimizden daha iyi biliyor ama ne yapsın? Buna rağmen, Hataysporlu bazı futbolcular özellikle geçiş oyunlarında ve final paslarında doğru tercihleri kullanmış olsalardı şu an başka şeyler konuşuyor olabilirdik. Genel itibariyle dengeli ve bir o kadar da sıkıcı bir maç seyrettik diye düşünüyorum. Oyun çok durdu ve arzu edilen tempo bir türlü yakalanamadı. Galatasaray’ı 4-2 mağlup eden o takımdan son iki karşılaşmada da eser yoktu diyebiliriz. Hatayspor bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Bakalım bu yol bizleri nereye götürecek.