Birkaç kadın…

Yüzlerce polis !!!

-
…hep bir bahane var ! 
Yürümemizi engellemek için hep bir bahane var ! 

Oysa ki,

…ne yıkıyoruz, ne yakıyoruz, ne güvenliği bozuyoruz, ne de etrafa zarar veriyoruz ! 

Biz, 

…birbirimiz için oradayız ! 

Bizimle olamayanlara, SİZLER İÇİN BURADAYIZ mesajı veriyoruz ! 

Ne mi yapıyoruz ? 

Öldürülen kadınlar için bağırıyoruz ! Evinin dört duvarından öteye sesini duyuramayan kadınlar için bağırıyoruz ! Boşansa da 
eski kocasının şiddet takibinden kurtulamayan kadınlar için bağırıyoruz ! Koruma kararı aldırsa da ölümünden kaçamayan kadınlar 
için bağırıyoruz ! Tecavüz edilen, cinsel tacize uğrayan, sokakta yalnız yürüdüğünde rahatsız edilen, hayat içinde iki ayağı
üzerinde durmaya çalışırken sendeleyen kadınlar için bağırıyoruz ! Gülümsemesi, çocuk doğurması, kıyafeti üzerinden erkek sohbetleri 
içine hapsedilen kadınlar için bağırıyoruz ! Eşinden boşanan her yalnız kadını hedefine koyan erkek şiddeti için bağırıyoruz ! 

Erkek egemen toplumda BİZ DE VARIZ demek için bağırıyoruz ! 
Kız çocuklarımız BİZLER GİBİ OLMASIN diye bağırıyoruz !

İstanbul’da yaşadıklarımız, BAĞIRMA / SUS diyen erkek egemen Ankara’nın fotoğrafı aslında ! 

Birkaç yüz kadındık oysa ki, ama korktular !

Söylediklerimizden korktular !
Kadınlardan korktular !
Yasakladılar !

Korkmayan kadınlardan korktular !

Erkek egemen iktidarlarını sallayan ADALET çığlıklarından korktular !

Ama biz KORKMAYACAĞIZ !
ADALET istemekten korkmayacağız !
-

Evet…

Bu mesaj, İstanbul’da, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde Taksim Tünel'den başlaması planlanan, ama engel olunan
yürüyüşe katılmak isteyen kadınlardan geldi ! Gözaltına alınan arkadaşlarının elinden düşen ‘CEZASIZLIĞA SON’ dövizini en yukarıya
kaldıran bir kadından geldi !

Hayata eklenen şiddetin coğrafyasında yorgun düşen kadınların YETER ARTIK diyen halinden geldi !

Onlardan biri daha bana ulaştı ve bakın neler söyledi:

-
Garip olan,

…Jin Jiyan Azadi diyen kadınların KÜRTÇE söylemi bile onları BÖLÜCÜ ilan etmeye yetiyor, kimilerinin gözünde. Oysa ki bunu diyenlerin 
Türkçe’sinde “Kadın, Yaşam, Özgürlük” var ! Ama öylesine korkuyoruz ki bu toprakların dilinden, öylesine korkutuluyoruz ki birbirimizden…

Bir zamanlar, HEPİMİZ HRANT’IZ dediğimiz için bizleri o dönem Ermenilikle suçlayanlar gibi !

HEPİMİZ ERMENİYİZ dayanışmasında durumu başka yönlere çekip, yaşanan acının kalabalığını milliyetçi sloganlarla ezmeye çalışanlar gibi !

Değişmeyeceğiz…
Birbirimiz için yaşamaya devam edeceğiz…
-

Evet…

Bir 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü daha bitti ! Yasaklarla, yürümelerine izin verilmeyen 
kadınların protestolarıyla, onları gözaltına alanlarla, ŞİDDETE HAYIR diye bağıranları polis kordonuna aldıranlarla, kadın 
cinayetlerinin durdurulamadığı Anadolu coğrafyasında kadın dayanışmasının bu en klasik haline kelepçe takanlarla !

Diyen haklı mı sahi ?

Değişmeyecek miyiz ?