Biz Gazetecileri kutlayanlar…

Kutlarken de racon kesenler…

10 Ocak… !
Çalışan Gazeteciler Günü… !

O kadar kutlama mesajı yayınlandı ki, sormayın ! 

Valisinden Belediye Başkanlarına, Odalardan Meslek Kuruluşlarına, Sivil Toplum Örgütlerinden Siyasi Partilere… Hepsi de kutlamış
 kutlamasına da, kutsanmış beklentilerini karşılayanların gününe işaret etmiş aslında !

Mesela,

… görev ve sorumluluklarını, medya etik kuralları çerçevesinde yapanlar, demiş !
… doğru haber veren; tarafsız, objektif, özel hayata ve kişilik haklarına saygı duyanlar, demiş !
…vatandaşların haber alma hak ve özgürlüğü için görevini layıkıyla yerine getirenler, demiş !
… baskı ve sansüre boyun eğmeyen, meslek ilkelerinden ödün vermeyenler, demiş !

Aslında hepsi, bize dair olanı konuşuyor !
Ta ki bam tellerine basıncaya dek !

Ardından ne tarafsızlığınız kalıyor, ne de objektif haberciliğiniz ! Zaten sizden beklenen de bu değil, bunu anlıyorsunuz ! Ha bire kaleminizin bağımsızlığından (!) dem vurulsa da, o BAĞIMSIZLIK, bir süre sonra tehdit olarak görülmeye başlanıyor, hatta aba altından SOPA gösteriliyor… ve her 10 Ocak’ta gazetecilerin özgür kelimelerinden bahsedenler gidiyor, yerine; kelimelerinizi gözaltına alan, soruşturan ve tutuklayanlar 
geliyor !

Gazetecilik bir anda SUÇ, Gazeteciler de SUÇLU oluveriyor !

“Değer taşıyan tek bir hikaye vardır; o da, bedelini sizin ödediğinizdir…” diyen Louis-Ferdinand Celine, güzel özetliyor bu durumu !

Türkiye basınını YANDAŞ / MUHALİF ayrımına tabi tutan siyaset önceliğimiz (!) mi, bu durumu yaratan, bilmiyorum ama… 10 Ocak’ta biriken 
sloganlarımızın renklendirdiği açıklamalarda, tüm o mesaj sahiplerinin MUTLU mesut bir gelecek dileği, gözlerimi yaşartıyor !

Takıldığım şey şu ki;

Bir çok mesajda, TARAFSIZLIK beklentisi vurgusu var !

Sahi, nedir o TARAFSIZLIK denen ?
Yüzdesel olarak nerede durur ?
Ne tarafa dayar sırtını ?
Kime, neye dayar ?

Gazeteci midir, tüm çıkış noktası ?

Yoksa, BANA DOKUNMAYAN YILAN hikayesi midir ?

Sahi,
…nedir, benim tarafsızlığımı diğerleri noktasında TAKDİRE ŞAYAN hale getiren ?

Cevap net aslında !

Bir düşünün,

Ankara’dan Anadolu’yu yöneten siyasetin hakim isimleri, ara ara televizyon ekranlarında soru-cevap yapıyor görünüyor ya, o zamanları ! 
Gazeteciler (!) , kendi (!) bağımsız (!) sorularını yöneltiyor ya, tam da o anları  ! Özgür (!) gazeteciler (!) , makamında tüm heybetiyle 
oturana, kendi özgür (!) kalemlerinden çıkan kelimelerin tarafsızlığında (!), halk (!) adına soruyor ya, herkes için mutlu sonla noktalanan o 
kareleri !

Elde avuçta kalanı izledikçe, 10 Ocak mesajlarının resimlediği gazeteci (!) kimliklilerin kalabalığında duruyorum ! 

Protokole dahil edilenlerde,
Resmi kabul görenlerde,
Onaylananlarda,

…kesilen raconların biçimlendirdiği yeni gazeteci modellerimizde !

Tarafsızlığınıza sağlık…
Yandaşlığınıza da…