Necmettin Çalışkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde Hatay’da ortaya çıkan planlama ve uygulama sorunlarını gündeme taşıdı. Çalışkan, özellikle rezerv alan ilanları ve yerinde dönüşüm süreçlerinin kent dokusuna zarar verdiğini savundu.
“Hatay’ın kimliği tehdit altında”
Çalışkan, asırlardır farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Hatay’ın sosyal yapısının ciddi bir dönüşüm baskısı altında olduğunu ifade etti. Antakya’daki bazı bölgelerde alınan kararların tarihi ve kültürel bütünlüğü zedelediğini belirten Çalışkan, şu değerlendirmede bulundu:
“Antakya’nın hafızasını taşıyan bazı mahallelerin geniş kapsamlı şekilde riskli alan ilan edilmesi, bölge halkını belirsizliğe sürüklemiş ve ciddi mağduriyetler doğurmuştur.”
Bu kapsamda özellikle Affan Mahallesi ve Şirince Mahallesi çevresindeki uygulamaların vatandaşların yaşam düzenini doğrudan etkilediği ifade edildi.
“Yerinde dönüşüm uygulamada tıkanıyor”
Milletvekili Çalışkan, imar planlarının hazırlanmasına rağmen sahada ciddi uygulama problemleri yaşandığını belirtti. Vatandaşların kendi konutlarını yerinde yeniden inşa etmesinin çeşitli gerekçelerle zorlaştırıldığını dile getiren Çalışkan, rezerv alan politikalarının vatandaşları alternatif çözümlere yönlendirdiğini söyledi.
“Yerinde dönüşümün önüne pratik engeller çıkarılıyor. İnsanlar kendi mahallesinde, kendi imkânlarıyla evini yapmak isterken farklı yönlendirmelerle karşılaşıyor.”
Bu süreçte bazı bölgelerde vatandaşların toplu konut projelerine yönlendirilmesinin mahalle yapısını zayıflattığı da vurgulandı.
“Verilen sözlerle mevcut tablo örtüşmüyor”
Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden konuşan Çalışkan, deprem sonrası verilen “kimse mahallesinden kopmayacak” yönündeki sözlerin sahadaki uygulamalarla örtüşmediğini belirtti.
“Vatandaşa verilen taahhütler ile bugün yaşananlar arasında ciddi bir fark oluşmuştur. Bu durum güven sorununu da beraberinde getirmektedir.”
“Sosyal doku da zarar görüyor”
Çalışkan, yalnızca fiziki yapıların değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerin de bu süreçten olumsuz etkilendiğini ifade etti. Özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşların yeni yaşam düzenine uyum sağlamakta zorlandığını belirten Çalışkan, mahalle kültürünün çözülmesinin toplumsal bağları zayıflattığını söyledi.
“Komşuluk ilişkileri, akrabalık bağları ve mahalle dayanışması giderek zayıflıyor. Bu durum sadece bir inşaat meselesi değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm ve kırılmadır.”
Necmettin Çalışkan, Hatay’ın yeniden inşa sürecinde hem vatandaşların mağdur edilmemesi hem de kentin tarihi dokusunun korunması gerektiğini vurgulayarak yetkililere sürecin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
