Çıkınım SORU dolu… Sizinki neyle dolu ?

Dünya’nın en büyük internet ansiklopedisi olan -wikipedia- , SANSÜR ağımızdan kaçamayan son nokta, ki o ‘son’ da işin esprisi… Sırada daha NE var, bilmiyoruz ! Aslında OHAL sürecini 15 Temmuz sonrası geleneksel iktidar yapısının bir parçası haline getirmeye çalışan bir Ankara noktasında yarınımızın NE olacağını da bilmiyoruz ! Devleti ‘Partili’ bir makama teslim etmeye hazırlanırken (!), bu sistemde tam olarak ne tür bir şekil alacağımızı ise hiç bilmiyoruz…

Arada aklıma geldi, sorayım… !

Cumhurbaşkanı AKP’li olsa ne olacak ki, Başbakan da öyle… diye konuşanlar var ya, hani HERKESE EŞİT DAVRANILACAK masalında duranlardan bahsediyorum… Bu nasıl bir EŞİTLİK olacak sahi ? Peki, ne kadarlık bir EŞİTLİK olacak ? Gıdım gıdım bir EŞİTLİK mi ? Yoksa herkese eşit pay edilen pasta dilimleri gibi bir EŞİTLİK mi ?

Hangisi ?

Soruyorum…

Çünkü son referandumda HAYIR oyu veren ve bu yüzden DEVLET’i yönetenler tarafından tehdit edilen milyonlarca vatandaştan biriyim…

Soruyorum…

Çünkü HAYIR oyu verdiği için fişlendiğini, fişlendiği için de takip altında olduğunu düşünen milyonlarca vatandaştan biriyim…

Soruyorum…

Çünkü FARKLI düşündüğü için kendisini yönetenlerce ötekileştirilen bir ülkede eldeki gelecek adına korkan milyonlarca vatandaştan biriyim…

Soruyorum…

Çünkü hayatının hiçbir aralığında her hangi bir terör örgütü ile yakın-uzak bir ilişkisi olmadığı halde terörist ilan edilmiş milyonlarca vatandaştan biriyim…

Soruyorum…

Çünkü dün bizlere yaşatılanların ardından yarınımızın AYNI olmayacağına dair anlatılan hikayelerin gölgesinde korkan milyonlarca vatandaştan biriyim…

Evet…
Soruyorum…
Çok şey soruyorum…
Ama en çok da adalete dair
Uğur Kurt’un payına düşene dair…

Hani…

İstanbul Okmeydanı Cemevi avlusunda başından vurulması sonucu ölmesine ilişkin süregelen davada sanık polisin “taksiren ölüme sebebiyet vermek”ten suçlu bulunmasına dair… Sanık polisin 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığı davaya dair… Verilen cezanın 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrilmesine dair… Kararın açıklanmasının ardından, “Oğluma ne diyeceğim ben ? Hakim… Senin çocukların da babasız kalsın” diye bağıran acı dolu bir eşe, umutsuz bırakılan bir anneye dair…

En kötüsü de ne, biliyor musunuz ? İçinde debelenip durduğumuz balçığın yaşam formunda hayata aralıksız devam etmek zorunda kalıyor olmamız… Hiçbir şey olmamış gibi ! Yaşananlar yaşanmamış gibi !

Peki, böyle mi gideceğiz… ?

Adalet adına eksile eksile…
Eldeki hukuk adına eksile eksile…
Vicdanlardan kalan adına eksile eksile…

Tamam da, sonunda neye benzeyeceğiz ?
Aynaya baktığımızda ne göreceğiz ?
Gördüğümüz mutlu edecek mi ?

Eksile eksile geldiğimiz o son hal mutlu edecek mi ?

Biliyorum…
Çok soruyorum…

Ama o kadar doluyum ki, yüküm o kadar ağır ki…
Çıkınım sorularla dolu, cevapsızlıklarla dolu…
Korkularla, gölgelerle, yarınsızlıkla dolu…

Peki, bu ülkede milyonlarca çıkının bu haliyle taşındığını biliyor musunuz ?

Bilin… !

(Visited 1 times, 1 visits today)