Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Av. Nabi İNAL
Av. Nabi İNAL

Çikolatalı Teşekkür

Toplumun geleceğini bazen küçük bir davranış, bazen de büyük bir trajedi anlatır. Aynı gün içinde

yaşanan iki farklı olay, aslında nasıl bir yol ayrımında olduğumuzu açıkça gösteriyor.

Bir tarafta harçlıklarını biriktiren çocuklar… Bir kişinin ya da bir ailenin borcunu kapatabilmek için

ellerindeki küçük birikimi bir araya getiren o çocuklar. Belki miktar olarak büyük bir para değildi;

fakat anlamı büyüktü. Çünkü o davranışta merhamet, paylaşma ve insanlık vardı. O çocuklar

büyüklere ders verdi. Mahalle bakkalı da bu anlamlı davranışı görmezden gelmedi; minik ama

yüreği büyük bu çocukları çikolata ile ödüllendirdi. Küçük bir teşekkür, büyük bir örnek oldu. Bu

tabloyu görenlerin gözleri doldu, yürekleri sevgiyle kabardı.

Ama aynı günlerde başka bir tablo daha var. Bir lisede yaşanan bıçaklı saldırı… Gençlerin öfke ve

şiddetle birbirine yöneldiği bir olay. Bir tarafta çikolata ile ödüllendirilen iyilik, diğer tarafta

cezaeviyle sonuçlanan bir şiddet. Aynı toplumun içinden çıkan iki farklı davranış, iki farklı yol…

İşte tam da burada sorulması gereken soru şudur: Biz hangi yolu büyüteceğiz?

Eğitimciler yıllardır bu sorunun cevabını arıyor. Okullarda artan şiddet olaylarının önüne geçebilmek

için pek çok adım atılıyor. Ancak her yeni olay, sorunun hala ciddi olduğunu gösteriyor.

Öğretmenler artık yalnızca ders anlatmanın değil, aynı zamanda güvenli bir ortamda çalışabilmenin

mücadelesini veriyor. Birçok öğretmen “okulda itibarımız ve can güvenliğimiz yok” diyerek

kaygılarını dile getiriyor.

Bir tarafta “okullarda güvenlik yok” sloganları yükselirken, diğer tarafta yaşanan acı olaylar bazen

kısa bir taziye mesajıyla geçiştiriliyor. Oysa mesele bundan çok daha derin. Çünkü eğitim ortamı

güvenli değilse, ne öğretmen huzurla ders anlatabilir ne de öğrenciler sağlıklı bir gelecek kurabilir.

Bugün yaşananlar bize iki farklı tablo sunuyor. Birinde merhamet var, dayanışma var, iyilik var.

Diğerinde öfke, şiddet ve kaybolan hayatlar…

Bu yüzden artık karar verme zamanı.

Ya iyiliğin örneklerini çoğaltacak, çocukların yüreğindeki merhameti büyüteceğiz; ya da sorunları

görmezden gelip olayların tekrar etmesini izleyeceğiz.

Eğitimde yaşanan her acı olayın ardından yalnızca üzülmek yetmez. Sorunun kökenine inmek,

kalıcı çözümler üretmek gerekir.

Bugün “Fatma hoca için adalet” derken aslında yalnızca bir kişi için değil, tüm öğretmenler ve

öğrenciler için güvenli bir eğitim ortamı talep ediyoruz.

Çünkü adalet yalnızca bir olayın sonucunda değil, benzer olayların bir daha yaşanmamasını

sağlayabildiğimiz zaman gerçek anlamına kavuşur.

Eğer doğru adımları atar, sorunları görmezden gelmek yerine çözüm üretmeyi seçersek; çocukların

çikolatalı iyilik hikayeleri çoğalır, şiddet haberleri ise azalır.

Toplum olarak önümüzde iki yol var. Seçeceğimiz yol, yarının okullarını ve yarının insanlarını

belirleyecek.

İyiliği büyüten bir yolu seçebilirsek, önümüz aydınlık olur. Yolumuz açık olur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER