Özellikle Defne ilçesinde tiyatro, yalnızca bir sanat dalı değil; aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, iyileşmenin ve yeniden bir araya gelmenin önemli bir parçası hâline geldi.
Bu anlamlı sürecin en dikkat çeken örneklerinden biri ise Epik Sanat Tiyatrosu’nun sahnelediği “Nazım” adlı oyun oldu. Yönetmenliğini Gökhan Altunöz’ün üstlendiği oyun, tüm zorluklara rağmen “inadına sanat, inadına tiyatro” diyerek sahnede kalmayı sürdüren bir ekibin kararlılığını gözler önüne serdi.
5 Nisan Pazar günü Çatı Sahne’de gerçekleştirilen temsiller, saat 15.30 ve 17.30’da iki ayrı seans hâlinde tiyatroseverlerle buluştu. Toplamda 9. kez sahnelenen oyun, Defne’de her iki seansta da kapalı gişe oynadı. Yaklaşık 120 izleyicinin takip ettiği gösterimler, sahne ile seyirci arasında kurulan güçlü bağ sayesinde unutulmaz anlara sahne oldu. Oyun sonunda uzun süre devam eden alkışlar, izleyicinin sahnede anlatılan hikâyeye ne denli derin bir bağ kurduğunu ortaya koydu.

“Nazım”, Türk edebiyatının usta ismi Nazım Hikmet’in şiirlerinden ve yaşam mücadelesinden ilham alıyor. Oyun, yalnızca bir biyografi anlatısı sunmakla kalmayıp; umut, direniş ve insan sevgisi ekseninde şekillenen bir yolculuğu sahneye taşıyor. Şiir ile tiyatronun iç içe geçtiği anlatım dili, bireysel acılarla toplumsal hafızayı buluştururken bugüne de güçlü bir ayna tutuyor.
Minimal sahne tasarımıyla dikkat çeken yapımda oyunculuk performansları ön plana çıkarken, ışık ve müzik kullanımı şiirlerin ritmiyle bütünleşerek izleyiciye çok katmanlı bir deneyim sunuyor.
Oyuncu kadrosunda Gökhan Altunöz, Diren Durgun, Özlem Dik, Asel Gezer, Irmak Dablan, İnci Soylu ve Yağmur Subari yer alırken; ışık ve müzik tasarımı Süleyman Arslan imzası taşıyor.
Oyunun yönetmeni Gökhan Altunöz, her temsilin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz hafta bir, bugün ise iki seans sahnelediğimiz oyunumuzu toplamda 9. kez sergiledik. Salonun her seferinde dolu olması bizim için sadece bir başarı değil, aynı zamanda umudun hâlâ canlı olduğunun göstergesi. Hatay’da yaşanan büyük felaketin ardından üretmeye devam etmek bizim için bir tercih değil, bir duruş. Biz inadına sanat, inadına tiyatro diyoruz.”
Hatay’da sahnelenen her oyun, yalnızca bir gösteri değil; aynı zamanda umudun yeniden filizlendiği bir buluşma noktası olmaya devam ediyor.
