Doğalgaz: 425 TL

Elektrik: 485 TL

“Yoksulluğun, bir insan hakları ihlali olduğunu, yoksulluğu ortadan kaldırabilmenin ise öncelikle görerek, kabul ederek ve hak temelli bir 
yaklaşımı benimseyerek mümkün olabileceğini kabul ederek, yoksulluk üzerine düşünebilmek, tartışabilmek dileğiyle…”

…demiş,  Derin Yoksulluk Ağı Platformu !

Haklı !
Düşünmek lazım !
Bu gerçeği kabul etmek lazım !
Bir insan hakları ihlali olduğunu en çok da…

Başlıkta yazanlar, bir aileye gelen son ayın faturalarından bir ikisi ! Hepsi değil… Toplamı hiç değil ! Ama NASIL ÖDERİZ çıkmazının ilk 
sokağı, BU İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKARIZ cevapsızlığınınsa ilk sorusu !

O yüzden, YOKSUL hayatlarımızın YOKSUL hikâyelerinde duralım biz yine…

Yaşayanlar anlatsın ve…
ANLAYALIM !

İşte, Derin Yoksulluk Ağı’na takılan o kelimeler, parça parça bir araya gelenler, BİZ denende birikenler, anlatılanlar;

-
Pandemi sürecinde işten çıkarılan tekstil işçisi, biriken kira ve artan borçları kapatmak için moto kuryeliğe başladı. Siparişi zamanında 
yetiştirmeye çalışırken yaptığı kaza nedeniyle iki aydır çalışamıyor.
-
Caddebostan’da bir sokak sanatçısı... Kirasını ödeyemediği için tek evde iki aile yaşıyorlar. Yapmak istemediği tek şey, müzik aletini satmak.
-
Saha ziyaretleri esnasında…
“Eşim terk etti bizi. O gittiğinden beri, çöpten çıkanları toplayıp yiyoruz. Bir de 200 liralık belediye yardım kartımız var. Bir yıldır, İBB 
ekiplerinden sonra ilk defa zilimiz çaldı, ilk defa evimize ziyarete birisi geldi, yıllardan sonra ilk defa nasıl olduğumuzu soran birisi 
oldu.”
-
Bir neyzen anlatıyor: 
“15 yaşımdan beri ney çalar, geçinirim. Son bir yıldır sahne yüzü görmedim. Doğalgazım kesik. Birikmiş ev kirası için kredi çektim, 
ödemeleri başladı, ama hâlâ çalışamıyorum. Sadece bir kere, bin lira sosyal destek aldım. Çıkış yolu göremiyorum.”
-
Beyoğlu’nda genç bir aile. Baba, lokantada bulaşıkçı olarak çalışıyordu, işten çıkarıldı. Şimdi kağıt topluyor. Kiraları birikti. 
Geçinemiyorlar. 8 yaşındaki en büyük çocukları, mendil satmaya başladı.
-
4 çocuğuna bakan yalnız bir anne. Resmî boşanma olmadığı için sosyal desteklerden yararlanamıyor. Evlerde temizlik işi yapıyordu, pandemide durdu. Boncuklarla takı yapıp, sokakta satmaya başladı. Birikmiş beş aylık kirası var. Evsiz kalma riski altında.
-
Bebeğini nefes darlığı nedeniyle hastaneye kaldırdı. Hastanenin istediği bez için bizi aradı. Sonra öğrendik ki, doğalgazı da kesik. Şimdilerde bebeğini hastaneden almak istemiyor, ev soğuk diye.
-
“Soba yok, soba bulamadım. Bugün hurdacıları gezdim. ‘Elinize soba düşerse bana ayırın’ dedim.” Havalar soğuyor. Bu evlerde her akşam konuşulan konu: “Soba mı, yiyecek mi, kira mı?”
-
Gözünüzü kapatıp, bir anne hayal edin. Evde genç bir çocuk var, yatağa bağımlı, ona bakıyor. Gündelik işlerle ev dönüyor. Pandemi sonrası 
derinleşti, yokluk.
-
“Kızım, fındık toplamaya gitti akrabalarla. ‘Gitme’ dedim, ama gitti. ‘Bir hafta çalışıp, akıllı telefon alıp rüyamı gerçekleştireceğim’ dedi. Telefonu, okul için, uzaktan derslerine canlı katılmak için istiyor.”
-

Evet…

BİZ’de birikenlerden bir kaçı bu…

Düşünsek mi ?

HAYAT denende dursak, birbirimizi fark etsek mi ?

SLOGAN değil, ama GERÇEK olsak mı ?

Zor…

Ama denesek mi ?