Ekonomimiz Kabus Gibi

Ekonominin kendi içerisinde mekanizması vardır. En basit anlatımla ekonomi bir etki tepki, arz- talep sistematiğiyle yürür. Ekonomi aynı zamanda canlı varlık gibi emin yerler, güvenilir ortamlar arar ve oralara konumlanır.

Dolayısıyla ekonomi birleşik kaplar misali birbirlerinin üzerine yerleşerek bütünlük sağlar.

Bu birleşik kapları şu şekilde özetleyebiliriz: Demokrasi varsa, özgürlük alanı vardır. Özgürlük hukukun üstün olduğu ülkelerde bulunur. Hukukun olduğu yerde güven ikliminden söz edilir. Güvenin olduğu yerde bağımsız ve şeffaf kurumlar gelişmiş demektir.

Tüm bunlar, istikrar kapısına çıkan yolların pusula ibreleridir.

İstikrarlı bir ülke mıknatıs gibi hem dış yatırımcıları kendine çeker hem de iç yatırımcıların motivasyonlarını yükselterek ekonominin büyümesinde öncü rol oynar.

Ülkemizde yıllar öncesinden buyana sadece uzmanlar değil, ekonominin bel kemiğini oluşturan esnafından işverenine kadar birçok müteşebbis, gidişatın makuliyet sınırlarını aşacağı uyarılarını dile getirmişti. Birçok vatansever yazar-çizer uygulanan yanlış politikaların ağır faturalar getireceğinin altını kalın kalemlerle çizdiler.

Bu uyarılara karşı duyarlılık göstermeyen yönetim, tepkisini sürekli bu kötü haberleri iyi haberlerle bastırmaya çalıştı.
İyi haberler dedikleri, tabloları tozpembe göstermek; büyüme, enflasyon, işsizlik rakamlarını kendi hayallerine uyarlamak şeklindeydi. Kısaca mızrağı çuvala geçirerek saklamaya çalışıyorlardı.

Bugün geldiğimiz nokta, saklamaya çalıştıkları mızrağın çuvalı delik deşik edişinin hazin sonuçlarıdır.
O mızrak sadece çuvalı delik deşik etmekle kalmadı. Vatandaşın cebine, mutfağına, hanesine de batarak derinden yaraladı.

Yetmedi demokrasiye, hukuka, güvene istikrara saplandı.

Hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, enflasyon kabarması, işsizlik vs. külliyen yeteneksizliğin, tedbirsizliğin sonucudur.

Devletler ciddi ve özerk kurumların deneyimleriyle yönetilir. Yüzyıllarca teorik ve pratik tecrübelerle harmanlanan bilgiler ışığında karar mekanizmaları çalışır. Teknik reçeteler ihtiyaca göre güncellenerek istişare edilir.

Bizlerde de AKP’nin ilk iktidara geldiği yıllarda böyle benzer istişareler, teknik reçeteler, doğru veriler kamuoyuyla paylaşılırdı.

Bu sayede AKP’nin ekonomik hamleleri topluma olumlu meyveler veriyordu. Fakat yaklaşık on yıldan beri bu hamleler toplumun genel refahını önceleyici özelliğinden uzaklaşmaya başladı. Yatırım gamlarını betona yöneltti.

Başkanlık sistemiyle beraber kurumların hem hafızası silindi hem de sesleri kısıldı. Birleşik kaplar dediğimiz değerler manzumesi yok edildi. Gerçekleri yazan, uyarı mahiyetinde görüşlerini bildirenlerin birçoğu sindirildi.

O günlerde ekilen rüzgârlar bugün bizi fırtına biçmeye zorluyor.

Bu fırtınanın içerisinde hayatımızı dar bir alana mahkum bırakan ne ararsanız var.

Demokrasi eksikliğini bulursunuz. Hukuk aksaklığıyla karşılaşırsınız. Özgürlük sınırlarının darlığını hissedersiniz. Eriyen maaşlarla elinizi yakarsınız. Temel gıda maddelerinin azmış fiyatlarıyla sinirlenirsiniz. Artan kaygılarınızı aynalarda seyredersiniz.

Peki, çare nasıl bulunur diye sorarsanız, reçeteler atom sırrı değildir derim. İnsanın özellikleri hem yapıcılık hem de yıkıcılığı barındırır. Devletlerin sistemleri de bu özelliklere yakındır. Örneğin komşularımız Bulgaristan ve kuzeyinde bulunan Romanya, yakın geçmişe kadar komünist sistemin yıkıcılığı altında, bizim ülkenin çok gerisinde inim inim inliyorlardı.

Sistemlerini batının temel değerlerine uyarlayarak yeniden tasarlayıp hayata geçirdiler. Demokrasilerini yerleştirdiler, kurumlarını güçlendirdiler, eğitim modellerini geliştirdiler. Kendilerini Avrupa birliğine girebilecek ölçüye yükseltiler.

Bugün bizim gündemlerimiz ile Batı komşularımızın gündemleri çok farklı. Onların demokrasi, ekonomi, hukuk gibi temel sorunları iktidar ile muhalefet sağduyulu işbirliği ile aşılmış. Akşam hoşça yatıyorlar, sabah neşeyle uyanıyorlar.

Biz ise akşam hüzünlerle yatıyor, sabah kabuslarla uyanıyoruz.

Bir an önce seçim sandığı gelse de ,doğru bir tercihle bu kâbuslardan kurtulalım.

[email protected]

(Visited 5 times, 1 visits today)