“Evet” İle “Hayır” Arasındaki Fark; “Karanlık” İle “Aydınlık” Arasındaki Fark Kadardır”

Bu Pazar günü Türkiye çok zor bir tercihle karşı karşıya. Bu Pazar yapılacak oylamanın öyle seçimle, siyasi partilerle, ya da isimlerle hiçbir ilişkisi yok. Kimse kimseyi saf ya da salak yerine koymasın.

Önümüze getirilecek tercih çok açık çok net; “29 Ekim 1923’te kurulan, meclisin egemenliğine, parlamenter sisteme, çok parçalı politik yaşama, seçimlerle gelenlerin yine halkın tercihiyle seçimlerle gitmesine dayanan Cumhuriyet ve mevcut demokratik parlamenter sistem bitsin mi bitmesin mi”.
Buna “Evet” ya da “Hayır” diyeceksiniz.

Çok anlatıldı teknik detaylara girmek istemiyorum. 18 maddenin görüşülmesi sırasında (ki aslı 21 maddeydi ama AKP’liler az da olsa vicdan azabıyla az bir kısmını kırptılar ve 18 maddeye düştü) parlamentodaydım buna oy veren milletin vekillerinin kendi kendilerinin vekil olarak ayaklarına sıktıklarını düşünüyorum. Çünkü eğer bu düzenleme geçerse hani şu dillerden düşmeyen; “Milletin Egemenliğinin Tescil ve Temsil Edildiği Yer” olan meclis sadece ve sadece “Danışma Meclisi” sıfatıyla iş görecek.

Çünkü; ülkeyi ilgilendiren her türlü, yasa, kararname, teklif sarayda hazırlanıp yine saray tarafından yürürlüğe sokulacak. Saraydaki Cumhurbaşkanı aynı zamanda başkomutan, uluslararası ilişkiler konusunda son sözü söyleyen ve imzayı atan kişi ve en önemlisi gerekirse ülkenin coğrafyasına bağlı olan siyasal haritasını da bir gecede değiştirebilecek güce sahip bir Süpermen olacak.

Hani özerklik, federasyon falan….
En önemlisi ise bir kere “Evet” dedikten sonra artık bundan geriye dönüş yok. İşte; “Elim kırılsaydı da vermeseydim”, “Bir daha size oy moy yok” gibi söylemler tarihin çöplüğüne karışacak. Yani sistem ve rejim tamamen değişecek. Yani bir tek adam; ülkenin, meclisin, silahlı kuvvetlerin, polisin, bürokrasinin, yargının ve en önemlisi yurttaşın hayatını her boyutta ve her düzeyde etkileme ve belirleme gücüne sahip olacak.

Eğer ülkenizi bölmek isteyenler varsa ki; bu her zaman olacak; karşısında 1 Mart 2003’teki tezkerenin reddedilmesi gibi bir güçlü ve milletin egemenliğini savunan bir meclis bulmayacak. Onun yerine bir tek kişiyi ikna etmesi yeterli olacak. İkna olursa yandı gülüm keten helva.

Yani evinizin tapusunu üzerine yapacaksınız ve siz ancak kiracı olarak kendi ülkenizde yaşamaya devam edeceksiniz.

Ha; “Ben bu adama inanıyorum, varsın tek adam olsun, sultan olsun, padişah olsun beni ilgilendirmez. Ben yediğime içtiğime menfaatime bakarım. Bana ne vatandan, bayraktan” derseniz ya da “Bana ne Atatürk’ten Cumhuriyet’ten ben şimdi yolumu buluyorum” diye sayıklarsanız sorun yok. Gidin ve paşa paşa oyunuzu “Evet”’e basın.

Ama; “Ben zaten bu partiye oy veriyorum. Zaten Hayır’da versem yine benim partim ayakta kalacak. Bari memleketin başını belaya sürüklemeyeyim” ya da “Bu ülke bana Çanakkale’den, Dumlupınar’dan, Anafartalar’dan yadigar. Şehit kanıyla her santimetre karesi sulanmış ve bize çocuklarımızın ve torunlarımızın emaneti. Bu ülkeyi yıkık viraneden alıp koca bir devlet kuran Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet olarak bana kalan tek mirası çiğnetmem” derseniz “Hayır” oyunu basarsınız.

Gerisi hikaye…
Ha…! Gelelim Hatay’a.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkan seçilirse Hataylının hazır olması gereken bir başka sorun da Suriye’den gelecek göçün kaçınılmaz olarak artması ve Hataylının kendi memleketinde huzurunun fena kaçması da olabilir. Bunu söyleyen kendileri. Referandum sonrasına; “Esad’ın zulmünden kaçanlara kapımızı açarız” gibi bir gerekçe yazmışlar. Doğru bunu yaparlar. Ancak bu sefer Türkiye’ye gelecek olan mazlum Suriye halkı değil; bölgede sıkışan El Nusra ve diğer katil sürüleri olacaktır lütfen bana inanın.
Çünkü gidecek yerleri de kalmadı…

Sıkıştılar ve çaresizler…Bu olursa; çok üzülürüz çok büyük tehdit altına gireriz…
Hatay dedik ya işin bir de ekonomi boyutu var tabi ki…
Şöyle…

Türkiye-Suriye ticaret hacmi 2010 yılında 2,5 milyar dolardı. 2016 yılında bu rakam 500 milyon dolara düştü. Hatay’ın Türkiye-Suriye ticaretinden 2010 yılında aldığı pay yaklaşık 900 milyon dolardı. Bugün zorlasanız bu rakam 200 milyon doları bulmuyor.Devlet şu an Türkiye’de bulunan Suriyelilere her ay 500 milyon dolar harcıyor (Cumhurbaşkanı Erdoğan Ekim 2015 yılında Brüksel’de açıkladı). Şimdiye kadar Suriye’li vatandaşlara harcanan net para 12 milyar dolar civarında.

Suriye’de krizin derinleşmesi yani söylendiği gibi Amerika’nın Şam’ın güneyini ve diğer rejim bölgelerini vurması durumunda Hatay’a gelecek mülteci sayısı en az 500 bin dahadır.
Mevcut durumu bizden biri anlatıyor zaten…

Hatay Büyükşehir belediye Başkanı Lütfü Savaş 21 Ekim 2016’da Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte haklı olarak şöyle diyor:
“Suriye ile sınır kapılarından 13-14 ülkeye ihracat yapan bir şehirdik. Bizim buradaki uzun çarşıda günlük olarak esnafımızın kasasına 700-750 bin dolar para girerdi. Şu anda bu para esnafın kasasına girmiyor. İlimiz 2013 yılına kadar ekonomisi nedeniyle vergi sıralamasında 7. sırada iken bugün 9. sıraya geriledi. Genel bütçeden 52. sırada hizmet alırken, 56. sıraya düştük..”

Şöyle devam ediyor Lütfü Savaş;
“Biz kentimizin 1/3’ü kadar olan 500 bin Suriyeliyi misafir ediyoruz ama kalıcı gözüyle de bakmak istemiyoruz. Biz 4-5’e bölünmüş bir Suriye istemiyoruz. 500 bin kişinin kentte yaşaması ev fiyatlarını da artırdı. Suriyeliler esnaflık yapıyor, vergi yok. Ucuz işçi çalıştırdıkları gibi kendileri de sigortasız ve ucuza çalışıyor. Bizim gençlerimiz işsiz kalıyor ve daha ucuza çalışmak zorunda bırakılıyor. Aldıkları paraların 1/3’üne çalışmak zorunda kalanlar var. Kentte göç yok ama boşanmalar arttı. Normalde alması gereken paranın altında maaş aldıkları için evlerini geçindiremiyorlar, boşanıyorlar.”

“Evet” demeniz durumunda ne böyle bir göçü engelleyebilirsiniz ne de ekonomik çöküntünün sürmesini durdurabilirsiniz. Ne de sesinizi bir Allah’ın kuluna duyurabilirsiniz.
Bence iyi kötü de olsa, derme çatma da olsa parlamenter sistemden vazgeçmeyin. Elinizdeki anahtarı kimseye kaptırmayın. Tapunuzu kimseye devretmeyin.
Sonra çok pişman olursunuz benden söylemesi…

Fatih Ertürk

(Visited 1 times, 1 visits today)