Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Ulvi Güleç
Ulvi Güleç

 FİLENİN SULTANLARI,

                          Dünyayı değiştirmek istiyorsan önce kendini değiştir

Mevlâna Hazretleri yüzlerce yıl önce böyle demişti ama insanların büyük çoğunluğu olduğu şeyden çok mutlular ve türlü yöntemlerle kendisinden önce dünyayı değiştirmek istiyorlar. Dünyayı, silahlı yöntemlere başvurarak değiştirmekten tutun da tweet atarak, makale yazarak, bulduğu her kürsüde, topluluğun karşısında konuşarak değiştirmeye çalışanlar var ve her zaman da olacak.

Yukarıda saydıklarım ve burada sayamadığım yollarla yurtiçinden ve yurtdışından bunu yapmaya çalışan kişiler, kurumlar ve devletler var. Ben ve benim gibi düşünenler toplumu, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olmamız için değiştirmeye çalışanlardanız. Bu isteğimizi bütün yasal yolları kullanarak gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Yürüyüşler, mitingler, paneller, yazılı ve görsel yayınlar vb. İyi hoş da çok uzun zamandır bu yöntemlerle Laik, demokratik sosyal hukuk devleti hedefine yaklaşmak şöyle dursun gittikçe uzaklaşıyoruz. Bu hedefin karşısında olanlar gün be gün, güç ve mevzi kazanıyorlar. Panellerde, mitinglerde kendimiz çalıp, kendimiz söylüyoruz. Tam Çetin Altan’ın “Türk’ün Türk’e Türk propagandası” dediği durumdayız.

Bu kadar karamsarlık yeter. Bu kadar beyhude ama gerekli çabanın yanında geçtiğimiz yıl topluma etkileri dolayısıyla sosyoloji araştırmalarının konusu olabilecek güzel bir olay gerçekleşti. Kadın milli voleybol takımımız Avrupa Şampiyonu oldu. Filenin sultanları iktidar tarafından ayrıştırılmaya çalışan, mutsuz toplumumuzu ekran başında birleştirmeyi ve mutlu etmeyi başardı. Kadın örgütlerinin, derneklerin, resmi ve sivil toplum örgütlerinin, partilerin, sendikaların yüzlerce panel, miting, yürüyüşle başaramayacağı şeyleri smaçlarla, manşetlerle, servislerle başardılar. Binlerce kız çocuğunun rol modelleri, hedefleri oldular. Belki de binlerce aile kızını o maçlardan sonra Eda gibi cesur bir lider, Vargas gibi yenilmeye razı olmayan bir mücadeleci olması için sporun çeşitli branşlarına yönlendirmiştir. O genç kadınları hayranlıkla seyrederken gururla dolduk, sevindik coştuk ama bir şeyler de öğrendik. Neler mi öğrendik? Kadınların oynadığı bir oyunun erkeklerin ağırlıkta olduğu futboldan çok daha ilgi çekebileceğini, kadınların cinsel obje değil bağımsız bireyler, kişilikler olduğunu öğrendik. Cinsel kimliğinin yalnızca o kişiyi ilgilendirdiğini, cinsel kimliğinden dolayı kimseyi ötekileştirmemeyi öğrendik. Hep aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklediğimiz toplumsal çalışmalara yeni yöntemler katabileceğimize dair ipuçları bulduk.

Bazen hiç ummadığınız yerde, hiç beklemediğiniz şekilde gerçekleşen bir olay toplumsal değişimlere yol açabilir. Kadın milli Voleybol takımımızın insani, milli ve kültürel değerlerimize, yumruk yumruğa kavga eden parlamenterlerimizden çok daha fazla katkıda bulunduklarına hiç şüphem yok.

Hepsine tek tek tek teşekkür etmek isterdim, hepsi çok değerli bu genç kadınların arasından birkaç isimle yazıyı bitirmek istiyorum.

Teşekkürler Eda, Vargas ve Ebrar unutulmaz hizmetler yaptınız. Sizlerden çok şey öğrendik. Gurur duyduk, sevindik, coştuk. Uzun zamandır hiç olmadığımız kadar mutlu olduk.

Yolunuz açık olsun. Başta bu ülkenin kadınları olmak üzere bu toplum sizi her zaman sevgi ve saygıyla hatırlayacak.

 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER