Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Genç İşsizlik

Türkiye’de genç işsizlik artık istatistiklerin ötesinde, toplumsal bir mesele haline

Türkiye’de genç işsizlik artık istatistiklerin ötesinde, toplumsal bir mesele haline gelmiş durumda.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı son çeyrek verileri bunu bir kez daha gösteriyor.
Resmi işsizlik oranı yüzde 8,2. İşsiz sayısı 2 milyon 913 bin. Ancak atıl iş gücü oranı, yani eksik
istihdam ve çalışmaya hazır olup iş bulamayanları da kapsayan oran yüzde 29. Bu tablo, görünen
rakamların arkasında daha büyük bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.
15-34 yaş grubundaki nüfus 24,1 milyon. Bu gençlerin 6,5 milyonu ne eğitimde ne istihdamda.
Yani her 100 gençten 29’u bu durumda. Bu oran son beş yıldır neredeyse hiç değişmemiş. Sorun
kronikleşmiş durumda.
Gençlerin büyük çoğunluğu işsiz olmasa bile, çok önemli bir kısmının işsiz ya da üretim dışında
olduğu açıkça görülüyor. Bu dönemde işsiz olan gençler için çözüm bulmak gerektiğini düşünmek
ve bu yolda somut adımlar atmanın bir zorunluluk olduğunu kabul etmek gerekir.
Bu tablo iki temel soruna işaret ediyor.
Birincisi, eğitim ile iş dünyası arasındaki bağ zayıf. Üniversite sayısı arttı ama mezunların çalışacağı
alanlar aynı hızda büyümedi. Bazı bölümlerde mezun sayısı ihtiyacın çok üzerinde.
İkincisi, gençlere yönelik yaklaşım hatalı. “Çalışmak isteyene iş çok” demek kolay. Ama mesele
sadece bir iş bulmak değil; eğitim alınan alanda, güvenceli ve sürdürülebilir bir iş bulmak.
Üstelik önümüzde yapay zeka ve otomasyon gerçeği var. Birçok meslek dönüşüyor. Türkiye bu
dönüşüme hazırlıklı olmazsa işsizlik oranları daha da artabilir.
Peki ne yapılabilir?
Her şeyden önce, eğitim planlaması yapılmalıdır. Hangi alanda kaç mezuna ihtiyaç var, bu gerçekçi
şekilde belirlenmeli ve üniversite kontenjanları buna göre düzenlenmelidir.
Herkes üniversite okumak zorunda değil. Sanayi ve teknoloji başta olmak üzere ara eleman
ihtiyacının yüksek olduğu alanlara yönlendirme yapılmalıdır
Üniversite–özel sektör iş birliği artırılmalıdır. Zorunlu ve nitelikli staj programları yaygınlaştırılmalı,
gençlere daha mezun olmadan iş deneyimi kazandırılmalıdır.
Genç girişimciliğin desteklenmesi de bir çözüm olabilir. Küçük sermaye destekleri, vergi kolaylıkları
ve mentorluk programları gençlerin kendi işini kurmasına yardımcı olacaktır.
Genç işsizlik sadece ekonomik bir sorun değildir. Umutsuzluk, beyin göçü ve toplumsal kırılma
riski doğurur. 6,5 milyon gencin istihdam dışı kalması, ülkenin potansiyelinin boşa gitmesi
demektir.
Sorunu küçümsemek yerine kabul edip planlı adımlar atmak gerekir. Çünkü gençler mucize
beklemiyor; adil bir fırsat ve gerçek bir gelecek istiyor.