Hala korkuyorum…

En çok da her kapı çalışında!

Yaşanmış hayatların kısa öykülerini çok sık okurum… Okudukça, hayat, size ilerlemeniz için yeni kapılar ve o kapılar ardında 
geniş düzlükler vadediyor sanki…

Bugün, o öykülerden bir gelsin ve bu haftanın son yazısında, kadınlar anlatsın !

Yaşadıkları şiddeti…
Yalnız yaşamanın maliyetini…
Onlara bakan gözlerde biriken korkularını…

Düşünün de ama…
BEN OLSAYDIM diyerek en çok da…

Tamam mıyız ?

O zaman gelsin sorular…

-
Kaçınız,
…bir gece yarısı, bir doğum günü kutlaması sonrasında, yalnız yaşadığınız evinize dönmek için bindiğiniz takside telefonda konuşur
 gibi yapıp, “Tamam, şimdi geliyorum… Sen bekle beni” dediniz ?

Kaçınız,
…bir iş yemeği sonrasında size taksiye kadar eşlik eden, samimiyetiniz olmayan kişiye, “plakasını alır mısınız?” dediniz, utanarak ?

Kaçınız,
…o çok beğenerek aldığınız elbiseyi, “Gece yalnız döneceğim, biraz kısa bu ! En iyisi başka bir gece eşimle ya da sevgilimle çıktığım
 bir gece giyerim” diyerek, giymekten vazgeçtiniz ?

Kaçınız,
…gece eve dönmek için bindiğiniz dolmuşta “bekar mısınız?” diye soran densiz şoföre, “hayır evliyim!” diye yalan söylediniz ?

Kaçınız,
…yalnız yaşadığınız evin kapısı çaldığında, “ben bakarım” diye seslenerek kapıyı açtınız ?

Kaçınız,
…bir kutlama sonrasında sizi evde bekleyen ailenizin yanına, sizi takip eden adamdan kaçarak nefes nefese gittiniz ?

Kaçınız,
…gece son vapurda karşıya geçerken vapurda sizi taciz eden adamdan korkup kuzeninizi arayıp “beni iskeleden alır mısın?” dediniz?

Kaçınız,
…hastaneden döndüğünüz bir sabaha karşı, ışıklarda yan arabada duran adamların saldırısına uğradınız ? Tacize tepki verdiğiniz için 
kaçınızın arabasına çarpılıp kaçıldı ?

Kaçınız,
…gece geç saatlerde dönmek zorunda olduğunuz işten eve dönerken, arabada defalarca tacizcilerin elinden kurtuldunuz, ölümden döndünüz ?

Kaçınız,
…araba kullanırken, arkadan arabanızın tamponuna kadar yanaşıp uzunlar yakıldı, selektörler yakıldı ? Kırmızı ışık olmasın diye, 
korkudan eliniz ayağınız boşaldı mı, umutsuzlukla polis aradınız mı etrafta ?

Kaçınız,
…bir gece yarısı hasta olan arkadaşınızın evinden çıkmış, kafanızda bin bir düşünce, dertle ailenizin yanına gidiyorken, ışıklarda
çiçekçinin “abla bu çiçekler sana alındı, yan arabadan gönderdi ağabey” cümlesiyle irkildiniz ?

Kaçınız,
… “gecenin bir köründe sokakta ne işi varmış kız başına” cümlesini defalarca duydunuz ?
-

Finalimiz, zihni ve aklı fermuarı ile beyni arasında gidip gelenler için olsun ve o finali de tüm kadınlar yapsın;

-
Kapatacaksınız çenenizi... Fermuar ile beynin ayrı yerlerde olduğunu öğrenip, kendinize geleceksiniz…
Kadın dediğin, gece vakti de sabaha karşıda sokakta olur… Yeri geldi, seni doğuran anne de gün karardıktan sonra eşikten içeriye girdi ! 
Yeri geldi, karın tek başına sokaklarda yürüdü ! Yeri geldi, kızın dışarıda arkadaşlarıyla oynarken, güneşin battığını fark edemeyip 
karanlıkta apartmana doğru hızlı adımlarla yürüdü !
Kadın dendiğinde aklınıza “seks”, gece dendiğinde zihninize “meşru taciz, tecavüz” düşüyorsa eğer, gidip efendi efendi tedavinizi
olacaksınız, ama kadınların dünyasını sapık zihniyetiniz ve küstah yorumlarınızla korkunçlaştırmayacaksınız !
-

Haklısınız…
Nokta…