Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Ulvi Güleç
Ulvi Güleç

HALÛK, YAPTIĞIN KÖTÜLÜK ÇOK BÜYÜK

                         Bugün siz değerli okuyuculara bir hikâye anlatarak başlamak istiyorum. Yazının konusu, zamanlaması ve hikâyenin asıl anlatıcısı, deprem şehidi güzel insan, rahmetli Abdullah Yapar’ın anısı nedeniyle oldukça duygusalım.
Çoban dağ başında sürüsünü otlatırken karşısına perişan halde bir adam çıkmış. “Çok açım, susadım, üşüdüm demiş” Çoban adamın bütün ihtiyacını fazlasıyla karşılamış her şeyini paylaşmış. Gece olunca yatacak yer göstermiş, kendisi de uyumuş. Sabah uyandığında bir bakmış elleri ayakları bağlı ve o yardım ettiği adam sürüsünü önüne katmış gidiyormuş. Arkasından bağırmış “Bu yaptığını kimseye anlatma” Adam çaldığı sürüyle ilerlerken arkasından bir daha bağırmış “Bu yaptığını kimseye anlatma sakın” Hırsız geri dönmüş. “Yahu arkamdan küfür edeceğine, dur, sürümü çalma diyeceğine, sakın kimseye anlatma deyip duruyorsun. Ne demeye çalışıyorsun?” Çoban yattığı yerden cevap vermiş ”Bunu anlatırsan, bundan sonra gerçekten ihtiyacı olan bir garibana kimse yardım etmez, onun için anlatma diyorum. Benim sürüm önemli değil, insanların yardım etme duygusunu yıkarsın, asıl büyük kötülük o olur”
Halûk Levent’in foyası meydana çıktığında, bu hikâyeyi bilenlerin hepsi belki o çobanı hatırlamışlardır. O yüce gönüllü yardımseverler, belki de o çoban gibi bu kötülüğü kimsenin bilmemesini bile dilemişlerdir. Dolandırılmalarını, kandırılmalarını, yerine ulaşmayan paralarını önemsemeyip o çoban gibi bağırmak istemişlerdir. “Halûk bizi dolandırdığını kimseye söyleme, sakın kimseye söyleme”
İçimizdeki duygusal hasarın büyüklüğü henüz belli değil. Bunu zaman gösterecek. Tasada, kıvançta, felaketlerde ortaya çıkan dayanışma, yardımlaşma duygumuza ne kadar zarar vermiş olabilir? Bunu henüz bilemiyoruz. İnşallah açım, üşüdüm, ölüyorum diyen bir garibana, yardıma, bir dam altına sığınmaya muhtaç insanlara sırtımızı dönecek kadar hasar vermemiştir.
Bu yazıyı yazarken soğukta, yağmurun altında titreşen depremzedeler aklıma geldi. Nasıl yaptın be adam! Ne yaptın sen böyle? Keşke hiç kimseye söylemeseydin diye bağırasım geliyor.

YORUMLAR

5 adet yorum var

  1. Hz. Ali’yi öldürmeye çalışan adam huzuruna getirildiğinde “Sana ne kadar iyilik etmiştim” demiş. Girişteki harika hikayeden sonra iyilik yapma hissi biteli çok oldu demek istemiyor insan ama kötü örnekler öyle çoğaldı ki… Ne yardım isteyen ihtiyaçtan istiyor ne de yardım eden rıza arayışında…

  2. Evet bu bir soru işareti neden soru işareti işte bunun cevabı çok mühim neden insanlar çalıyor neden yalan söylüyor neden eziyor neden neden psikolojik mi aile terbiyesini yoksa çaresizlik mi yoksa eğitimsizlik mi sizce hangisi ama hep soru
    İşareti ???? Eline emeğine sağlık Ulvi hocam

  3. Depremde o soğuklarda halkın çaresizlliği korkusu yakınlarından haber alamadığı gün geçtikçe alınan ölüm haberlerine kayıplarına üzüiüşü kahroluşu ve Türkiye’nin her yerinden akın akın gelen madden ve manevi destekler o günleri hatırlayınca tüylerimiz diken gibi oluyor içimiz bir defa daha yanıyor, Bide mahvolmuş çaresiz depremzedeler üzerinden kim rent kazanç sağlamışsa cezasını çeksin

Yoruma kapalıdır.

SON HABERLER