Hastalık Hastalığı

Gündelik hayatta hepimiz veya birçoğumuz sürekli hastalanan-doktor doktor gezen/ en iyi doktor arayışında olan veya hasta olmaktan endişelen kişilerle karşılaşmışızdır. Bu kişiler o kadar sağlıklarıyla meşguldur ki herhangi bir baş ağrısını veya öksürük gibi semptomları deyimi yerindeyse ‘pireyi deve yaparak yorumlamaya’ çok yatkınlardır. Örneğin; ‘başımın ağrısı bir türlü dinmiyor sanırım migrenim var’ veya ‘ bu ağrı bir türlü geçmiyor doktorlar doğru teşhisi yapamadı mı/ben amansız bir hastalığa mı yakalandım’ düşüncelerini sık sık bu kişilerden duyarız. Bu tür kişilerde gerekli bütün fiziksel muayene ve testler sonucunda herhangi bir fiziksel problemin olmadığı belirlense de kişiler bir türlü buna ikna olmaz hatta doktorun yetersiz olduğunu ileri sürerek doktor arayışlarına devam ederler. Kişileri yaşadığı bu durum ‘hastalık kaygısı bozukluğu’ olarak adlandırılmakta. Hastalık kaygısı bozukluğu nedir, tedavisi için neler yapılabılabilir gelin sizinle daha yakından inceleyelim.

Daha önceleri “Hipokondriyazis” olarak adlandırılan hastalık hastalığı, diğer adlandırmanın toplum içinde alaycı ve küçük hissettirmesi nedeniyle daha uygun adlandırma yoluna gidilip “hastalık kaygısı bozukluğu” olarak adlandırılmıştır. Genellikle günlük hayatımızda “doktor shopping” yapan bireylerde buna çok sık rastlarız. Hastalık kaygısı bozukluğunun iki tipi bulunur;

1) Kaçıngan Tip

2) Kendini Güvence Altına Alan Tip 

Kaçıngan tip: hiç doktora gitmeyen kendi kendine yollar arayan, kendi kendinin doktorluğunu yapan kişilerdir. Bu tür kaçıngan bireyler muhakkak tek bir doktora bağlı kalarak muayene yapılması ardından uygun bir psikolojik tedavi uygulanmasıyla baş edilebilir.   

Kendini güvence altına alan tip ise, bu bireyler sürekli hasta olma konusunda bir belirsizlik içerisindedir normal bireyde bu belirsizlik yoktur şüphelendiği durumda muayene olup devam ederken; diğer bireylerde hiçbir muayene onları tam anlamıyla tatmin etmez sürekli ‘bende kesin bir problem var’ diye endişe içerisindedir. Doktor doktor gezen bu bireylere her doktor sıfırdan başlayan muayene ve testler uygulayacağı için kişi amansız bir hastalığa sahip olduğu düşüncesine de kapılabilir, durumu felaketleştirmeleri çok olası bir durumdur. Bu bireylerde doktor-hasta ilişkisinde iletişim kurarken net, açık ve yanlış algılanmaya sebep olmayacak şekilde iletişim kurmanın hastanın endişe duymasını engelleyip, başka tedavi arayışlarına sürüklenmesini engelleyecektir. Doktor doktor gezmek yerine tek bir doktora bağlı kalmaları yapılan muayene ve testler yine sıfırdan kişiye uygulanması bu süreçte onların bu durumlarını felaketleştirmelerini, çaresi bulunamayan, amansız/bilinmedik hastalığa düşme düşüncelerinin ortaya çıkmasını engelleyecektir.

Peki, bu durumu ortadan kaldırmak mümkün mü?

Öncelikle kişi, hekim tarafından bir takım fiziksel tetiklerden geçirilip gerçek anlamda bir rahatsızlığı olup olmadığı netleştirilmeklidir. Ardından kişinin herhangi fiziksel bir problemi olmadığı anlaşılmasına rağmen hala kişi bu durumdan muzdarip oluyorsa bunun temelinde başka problemler olduğu düşünülmesi ve bunun araştırılması gerekiyor. Bireylerin yaşadığı bu durumun temelinde gerçek bir hastalıktan ziyade  hasta olma düşüncesi, hasta olup olmadığı konusundaki belirsizlik yatar bu nedenle psikolojik sağlamlığını güçlendirmesine yardımcı olmak adına psikoterapilerle sürece devam edilmesi gerekir. Psikoterapi ile bireydeki bu belirsizlik ve olumsuz düşünceleri değiştirilerek bu konuda hiçbir zaman emin olunamayacağını kabul edilmesi sağlanarak birey bu düşüncelerden arınabilir.

0(850) 474 83 60- [email protected] -instagram:psikolog.gulnaz_ates- Facebook: Gülnaz Ateş