Hatay, Gaziantep, Mersin, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Adıyaman Tabip Odaları, artan ekonomik krizin hem hekimleri hem de toplumun sağlık hakkını ciddi biçimde tehdit ettiğini belirterek ortak açıklama yaptı.
Güney illerindeki 7 Tabip Odası, Gaziantep’te hafta sonu gerçekleştirilen toplantının ardından ortak bir basın açıklaması yayımladı. Toplantıya Hatay Tabip Odası adına Başkan Dr. Sevdar Yılmaz ve yönetici Dr. Ali Kanatlı katıldı.
Ortak açıklamada, ülkede derinleşen ekonomik krizin hayat pahalılığı, gelir kaybı ve belirsizlik yaratarak toplumun geniş kesimlerini hızla yoksullaştırdığına dikkat çekildi. Kira, gıda, enerji ve ulaşım giderlerinin sürekli arttığı, buna karşın ücretlerin eridiği vurgulanarak sabit gelirli yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ifade edildi.
“Bu Sadece Ekonomik Değil, Sosyal Bir Krizdir”
Tabip odaları, yaşanan tablonun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığına, aynı zamanda sağlık hakkını doğrudan zedeleyen ve toplumsal eşitsizliği derinleştiren bir sosyal kriz niteliği taşıdığına işaret etti.
Açıklamada, savaş ortamının ve güvenlik harcamalarının sosyal devletin temel alanlarını geri plana itme riski taşıdığı belirtilerek, “Toplum sağlığı yalnızca barışın değil, aynı zamanda istikrarın ve adil paylaşımın ürünüdür” değerlendirmesine yer verildi.
Sağlık Hizmetine Erişim Zorlaşıyor
Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte sağlık hizmetlerine erişimin de zorlaştığı belirtilen açıklamada; yurttaşların muayene, tetkik, ilaç ve düzenli takiplerini ertelemek zorunda kaldığı, bu durumun daha ağır hastalık tablolarına yol açtığı ifade edildi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana itilmesiyle hastalık yükünün arttığına dikkat çekildi.
Hekimler de Krizden Etkileniyor
Hekimlerin ve sağlık emekçilerinin de ekonomik krizden doğrudan etkilendiği vurgulanan açıklamada; hekim ücretlerinin enflasyon karşısında ciddi biçimde değer kaybettiği, gelirlerin ek ödeme ve performans kalemlerine bağımlı hale gelerek öngörülemez bir yapıya dönüştüğü belirtildi.
Özelde çalışan hekimlerin artan kira ve işletme giderleri altında zorlandığı, kamuda çalışan hekimlerin ise geçim sıkıntısını her geçen gün daha ağır yaşadığı kaydedildi.
Yeni Düzenlemelere Eleştiri
Son dönemde çıkarılan düzenlemelerin çözüm üretmekten uzak olduğu ifade edilerek, özellikle son torba yasayla özel sağlık kuruluşlarının ruhsatlarına getirilen yıllık harç uygulamasının, muayenehane hekimleri üzerinde yeni bir mali baskı yarattığı belirtildi. Bu uygulamanın sağlık hizmetinin maliyetini artırarak halkın erişimini daha da zorlaştırabileceği uyarısı yapıldı.
“Krizin Faturası Sağlık Emekçilerine Yüklenmemeli”
Açıklamanın sonunda şu çağrı yapıldı:
“Krizin faturasını toplumun ve sağlık emekçilerinin sırtına yükleyen politikalardan vazgeçilmelidir. Hekimlerin gelir kaybını telafi eden, öngörülebilir ve güvenceli bir ücret sistemi kurulmalı; sağlık hizmeti piyasaya değil, kamu yararına göre planlanmalıdır. Güney İlleri Tabip Odaları olarak hekimlerin ekonomik güvencesini ve halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
