Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Yusuf Cemil Karaçay
Yusuf Cemil Karaçay

Hatay Yağmura Hazır mı, Yoksa Yine Yağmuru mu Bekliyoruz?

 İstanbul’da dün etkili olan sağanağın ardından ortaya çıkan görüntüleri hepimiz gördük. Sular altında kalan yollar, ilerleyemeyen araçlar ve can kayıpları… Resmî açıklamalara göre iki vatandaşımız hayatını kaybetti. Bir kez daha gördük ki yoğun yağış, yalnızca meteorolojinin değil, şehirlerin hazırlık kapasitesinin de sınavı.

Yağışın mevsim normallerinin üzerinde olması elbette önemli bir etken. Ancak asıl soru şu: Şehirler yalnızca olağan koşullara göre mi planlanmalı, yoksa gerçekleşmesi mümkün olan en ağır senaryolara karşı da hazırlıklı mı olmalı?

İstanbul’daki görüntüleri izlerken aklıma memleketim Hatay geldi. Çünkü 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan kentimizde altyapı çalışmaları sürüyor. Geçmişte yaşanan şiddetli yağışlar da bu çalışmaların sahadaki karşılığını sorgulamamız gerektiğini gösteriyor.

Açıklanan yatırımlar, sahadaki gerçeklik

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, altyapı çalışmalarının 2026 yılı sonunda yüzde 70 seviyesine ulaşacağını, kalan bölümün ise 2027 yılında tamamlanacağını açıkladı. HATSU da deprem sonrasında kent genelinde yürütülen altyapı çalışmalarına ilişkin veriler paylaştı.

Hatay gibi büyük bir yıkım yaşamış şehirde altyapıyı yenilemenin kolay olmadığını biliyoruz. Yapılan yatırımları ve sahada çalışan ekiplerin emeğini yok saymak doğru olmaz. Ancak bir gerçeği de unutmamak gerekiyor: Bir altyapı yatırımının büyüklüğü, tek başına o yatırımın başarılı olduğunu göstermez.

Asıl ölçü, yapılan çalışmaların vatandaşın hayatını ne kadar güvenli hâle getirdiğidir.

Başkan Öntürk’e sormak gerekiyor: Açıklanan yüzde 70 hedefi hangi işleri kapsıyor? Bu oran, tamamlanan altyapı imalatlarını mı gösteriyor? Yoğun yağışlarda su baskını riski taşıyan bölgelerde yağmur suyunu tahliye etme kapasitesi ne ölçüde artırıldı?

Çünkü altyapı çalışmalarının yüzde 70 oranında tamamlanmasıyla şehrin yüzde 70’inin yağışlara karşı güvenli olması aynı şey değil.

Mayıs yağışları bize ne gösterdi?

Hatay’ın yağış karşısındaki kırılganlığını anlamak için uzak bir tarihe gitmeye gerek yok. 20-22 Mayıs 2026’da yaşanan şiddetli yağışlar kent genelinde ciddi sorunlara yol açtı. Açıklanan verilere göre üç günlük süreçte 1.894 ihbar yapıldı; bunların 1.888’i su baskınıyla ilgiliydi. Aynı süreçte can kayıpları ve yaralanmalar yaşandı.

Antakya ve Defne’de yollar su altında kaldı, bazı güzergâhlarda ulaşım aksadı. Samandağ çevresinde yol çökmeleri meydana geldi. Evleri ve iş yerlerini su basan vatandaşlar zor anlar yaşadı.

Elbette her su baskınını yalnızca altyapı eksikliğine bağlamak doğru olmaz. Yağışın şiddeti, coğrafi koşullar, dere yatakları ve yapılaşma gibi etkenler de değerlendirilmelidir. Ancak bütün bu etkenler, risklere karşı önceden hazırlık yapılması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor.

O hâlde asıl sorularımızı soralım: Mayıs ayında su baskını yaşanan bölgelerde bugün ne değişti? Hangi noktalarda kalıcı çözümler üretildi? Hangi sorunlar devam ediyor? Bir sonraki yoğun yağışta benzer görüntülerin yaşanmaması için hangi somut önlemler alındı?

Hataylılar bu soruların cevabını bilmek istiyor. Çünkü vatandaş için önemli olan yalnızca yağmur başladıktan sonra kaç ekibin müdahale ettiği değil, aynı mağduriyetlerin neden yaşandığı ve nasıl önleneceğidir.

Aşırı yağış oldu demek yeterli mi?

Kısa sürede yoğun yağışların yaşanabildiği bir dönemdeyiz. Hiçbir altyapı sistemi sınırsız miktarda suyu tahliye edemez. Ancak kent yönetiminin sorumluluğu, yalnızca yağış başladıktan sonra müdahale etmekle sınırlı değil. Riskleri önceden belirlemek, gerekli yatırımları yapmak ve muhtemel zararları azaltacak tedbirleri almak da bu sorumluluğun parçası.

Hatay Büyükşehir Belediyesi ve HATSU, özellikle daha önce su baskını yaşanan mahallelerdeki çalışmaların durumunu açıkça paylaşmalı. Tamamlanan yağmur suyu hatları, devam eden projeler ve riskli bölgeler için alınan önlemler kamuoyuna anlatılmalı. Vatandaş, yapılan yatırımın kendi mahallesinde neyi değiştirdiğini görebilmeli.

Altyapı çalışmaları devam ederken vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak için hangi geçici önlemlerin alındığı da açıklanmalı. Çünkü vatandaşın bugün karşı karşıya olduğu riskler, projelerin tamamlanacağı tarihe kadar ortadan kalkmıyor.

Benim eleştirim yapılan çalışmalara değil, bu çalışmaların sahadaki karşılığının yeterince açık biçimde ortaya konulmamasına. Kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların sonuçlarını sorgulamak, yapılan hizmetleri küçümsemek değil, kamu adına hesap sormaktır.

Hatay, 6 Şubat depremlerinde ağır bir bedel ödedi. Şimdi yeniden inşa sürecinde bir başka sınavla karşı karşıya. Bu sınavı yalnızca yeni binalar, yollar ve yatırım rakamlarıyla geçemeyiz. Bir şehrin başarısı, vatandaşının kendisini ne kadar güvende hissettiğiyle de ölçülür.

İstanbul’da yaşanan sağanak Hatay için de bir uyarı olmalı. Aynı sorunların burada yaşanmasını bekleyip ardından neden önlem alınmadığını konuşmanın kimseye faydası yok.

Mehmet Öntürk’e soruyorum: Hatay’ın altyapısı gerçekten yağmura hazır mı, yoksa bu sorunun cevabını bir sonraki sağanakta mı öğreneceğiz?

Hataylıların artık yalnızca altyapının ne zaman tamamlanacağını değil, bugün ne kadar güvende olduğunu bilmeye ihtiyacı var.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER