Dernek Başkanı Abdullah Öğünç, yaptığı açıklamada korunan alanların yalnızca doğa için değil, insan yaşamı için de hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Öğünç, “Ormanlar, sulak alanlar, milli parklar ve yaban hayatı geliştirme sahaları; hem canlıların yaşam alanı hem de insanların temiz hava ve suya erişiminin güvencesidir” dedi.
“Deprem sonrası süreç doğayı da etkiledi”
Açıklamada, Hatay’da yaşanan deprem sonrası hızlı yıkım kaldırma ve yeniden yapılaşma sürecinin bazı doğal alanları olumsuz etkilediği belirtildi. Ancak gelinen noktada konut ihtiyacının büyük ölçüde karşılandığı ifade edilerek, bundan sonraki süreçte doğanın korunmasına öncelik verilmesi gerektiği kaydedildi.
TKD, mevcut korunan alanların tamamen yapılaşmaya kapatılması ve yeni koruma sahalarının bilimsel kriterlere göre belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Artık doğanın yaralarını sarma zamanı”
Dernek açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Korunan alanlar sayesinde nesli tehlike altındaki türler korunacak, su kaynakları ve temiz hava güvence altına alınacaktır. Erozyon ve iklim değişikliğinin olumsuz etkileri de bu sayede azaltılabilir. Artık doğanın yaralarını sarma zamanı gelmiştir.”

Sanayi ve madencilik faaliyetlerine dikkat çekildi
Açıklamada ayrıca taş ocakları, açık maden işletmeleri ve çimento fabrikalarının doğal alanlar üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Bu tür faaliyetlerin, hassas ekosistemlerde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabileceği vurgulandı.
Kurumlar arası iletişim eksikliği vurgusu
Hatay’da önemli bir sorunun da kurumlar arası iletişim eksikliği olduğu belirtilen açıklamada, yapılacak her projede ilgili tüm kurum ve sivil toplum kuruluşlarının görüşünün alınması gerektiği ifade edildi.
“DSİ, DKMP ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü gibi kurumların görüşü alınmadan yapılacak çalışmalar; su kaynaklarının zarar görmesine, endemik türlerin yok olmasına ve iklimle ilgili sorunların artmasına neden olabilir” denildi.
“Birlikte karar, doğru gelecek”
TKD, tüm paydaşların ortak akılla hareket etmesi gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hepimiz Hatay için çalışıyoruz. Kurumlar ve STK’lar arasında sağlanacak güçlü diyalog, daha doğru kararların alınmasını sağlayacaktır. Bu süreç asla ihmal edilmemelidir.”
