Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Bünyamin Yavuz, ABD, İsrail ve İran eksenli gelişen bölgesel çatışmaların hem küresel ekonomi hem de Türkiye’nin dış ticaretine ciddi yansımaları olduğunu vurguladı. Yavuz, özellikle enerji maliyetlerindeki artış ve lojistikteki aksaklıkların ihracatçıları yeni risklerle karşı karşıya bıraktığını belirtti.
Enerji krizi ve lojistik baskı
Yavuz’a göre savaşın en belirgin etkilerinden biri, enerji fiyatlarında yaşanan hızlı artış. Bu durum, uluslararası taşımacılık maliyetlerini doğrudan yükseltirken, kara, deniz ve hava lojistiğinde aksamalara yol açıyor.
Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik risklerinin artması, küresel ticaretin kritik damarlarından birinde kırılganlığı artırıyor. Tedarik zincirlerinde yaşanan gecikmeler ve maliyet artışları, ihracatçı firmaların iş planlarını zorlaştırıyor.
İhracatçılara yeni riskler
Lojistik sektöründe köklü değişimlerin yaşandığını ifade eden Yavuz, ihracatçıları bekleyen başlıca riskleri şöyle sıraladı:
- Güzergâh değişiklikleri
- Navlun fiyatlarındaki yükseliş
- Teslim sürelerinin uzaması
- Sigorta maliyetlerinin artması
Bölgedeki askeri hareketliliğin artmasının ticaret akışını daha da karmaşık hâle getirdiğini söyleyen Yavuz, “İhracat sektörümüzün sürdürülebilirliği için maliyetlerin yanı sıra vize süreçleri, sınır geçişleri ve gümrük uygulamaları da kritik öneme sahip” dedi.
İran ile ticari ilişkiler kritik
Yavuz, Türkiye’nin komşusu olan İran ile ekonomik ilişkilerin bölgesel istikrar açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Savaşın bir an önce sona ermesinin, ticari ilişkilerin güvence altına alınması için elzem olduğunu vurguladı.
Diplomatik çabalara destek
Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik girişimlere destek verdiğini dile getiren Yavuz, kalıcı barışın hem iş dünyası hem de bölge halkları için yaşamsal önem taşıdığını ifade etti.
İş dünyasına kritik uyarı
Belirsizlik dönemlerinde doğru bilgi ve hızlı aksiyonun önemine dikkat çeken Yavuz, özellikle lojistik ve ihracat alanında faaliyet gösteren firmaların süreçlerini profesyonel şekilde yönetmesi gerektiğini söyledi. Alternatif pazarların ve yeni ticaret rotalarının oluşturulmasının bu dönemde büyük avantaj sağlayacağını belirtti.
Savaşın insani boyutu
Yavuz, savaşın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda derin bir insani kriz yarattığını da hatırlattı. Başta Filistin, Lübnan ve İran olmak üzere bölge halklarının yaşadığı acıların sona ermesi gerektiğini vurguladı.
Fırsatlar ve riskler bir arada
Yavuz, sürecin sadece riskler taşımadığını, fırsatlar da barındırdığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Başarının yolu, gelişmeleri anlık takip etmek ve ticari refleksleri güçlü tutmaktan geçiyor.”
