Aralarında İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu, 107’si tutuklu 407 sanığın yargılandığı İBB davasının beşinci gün duruşması olaylı başladı.
Mahkeme heyeti bugün İletişim Başkanlığı’ndan alınan turkuaz basın kartı olmayanların salona alınmayacağını belirtti.
Geçen Perşembe günü görülen duruşmada tutuklanmasının ardından iki defa etkin pişmanlıktan ifade veren ancak tahliye edilmeyen Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat ifade vermişti. Avukatların soru sorduğu sırada duruşmaya öğle arası verilmiş, Polat ifadesinde ‘para alışverişi görmediğini’ söylemişti.
Duruşmada, etkin pişmanlıktan yararlanma talebi iki kez reddedilen Ümit Polat’ın sorgusuna kaldığı yerden devam edilecek.
Duruşma başlamadan önce Mahkeme Başkanı ile CHP’li milletvekili ve hukukçu Turan Taşkın Özer arasında “yer tartışması” yaşandı. Mahkeme Başkanı Özer’in avukatlar bölümünde değil izleyiciler bölümünde oturmasını istedi. Özer’in “zorla götürün o zaman” demesi üzerine Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi.
Ekrem imamoğlu’nun salona getirilmesi sırasında ise izleyiciler yine alkışlarla destek verdi. İmamoğlu da izleyicilere el salladı.
Duruşmaya verilen arada Silivri’den yayın yapanHalk Tv. programcısı Seda Selek’in sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, mahkeme heyetinin kimseyle görüşmek istemediğini söyledi. Emir, “Arkadaşlarımız kanunları hatırlatıyor. Avukatlık kanunundan kaynaklanan yetkiler var. Bunları duymak istemiyor. Duruşma salonunda bizim söylediğimiz iddiaların hiçbirine cevap veremedi. Ama işte sonuçta ara verdiğini söyleyerek kalktı ve ayrıldı. Ve şu anda bir iletişim yok.” ifadelerini kullandı.
İşte Mahkeme heyetinin duruşma başlamadan ertelediği o diyaloglar:
Mahkeme Başkanı : Evet, avukat bölümümüzde bazı vekillerimizi yine içeride bulmuşlar. Onları arkadaşlar uyardı, ancak ısrarla çıkmak istemiyorlar. Bu şekilde yargılamaya yine başlayamayız. Lütfen salondan izleyici bölümünü alalım. İzleyici bölümüne sizi alalım lütfen.
Milletvekili avukat: Hangi kanunun hangi maddesine dayalı olarak? Biz avukatız ve buradayız Sayın Yargıç…
Mahkeme Başkanı :Vekaletiniz var mı dosyada?
Milletvekili avukat: Vekaletimizin olmasına gerek yok.
Mahkeme Başkanı : İzleyici bölümüne geçip, oradan takip edebilirsiniz. Yani bu şekilde…
Milletvekili avukat: Biz İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatlarız. Profesyonel bir savunma yapmıyoruz. Biz, duruşmayı takip ediyoruz. Duruşmanın intizamını bozmuyoruz. Not alıyoruz. Duruşma niye saklanıyor?
Mahkeme Başkanı : Sayın vekilim, izleyici bölümünden de takip edebilirsiniz. Notlarınızı oradan da alabilirsiniz.
Avukatlar: Biz de edemiyoruz…
Milletvekili avukat: Önümde iddianame açık. Önümde defterim açık. Kalemim, ajandam hazır. Buradan takip edeceğim sayın Yargıcım.
Mahkeme Başkanı : Bakın; her gün sabah benzer bir böyle sorunla başlıyoruz. Lütfen…
Gökhan Günaydın: Sayenizde, sayenizde…
Mahkeme Başkanı : Bir sürü tutuklumuz var. Bakın savunma almaya çalışıyoruz. Israrla yargılama yapmaya çalışıyoruz. Her gün bir krizle burayı bu şekilde yönetemeyiz. Lütfen dışarı çıkalım, izleyici bölümüne geçelim. Rica ediyorum. Sizin, sizin, sizin, sizin sıfatınız nedir burada şu an?
Milletvekili avukat: Benim şu an sıfatım avukat.
Mahkeme Başkanı: İzleyici olarak, izleyici bölümünden takip edebilirsiniz.
Mahmut Tanal: Edemiyoruz. Seyirci bölümünde yer yok sayın Başkanım.
Mahkeme Başkanı: Lütfen dışarı. Lütfen dışarı geçelim. Görevli arkadaşlar yardımcı olun.
Milletvekili avukat: Zorla çıkaracaksınız!
Mahmut Tanal: Sayın Başkan, izleyici bölümünde yer yok.
Milletvekili avukat: Zorla çıkaracak!
Avukat Kazım Yiğit Akalın: Bırakın hukukçu vekilleri, hukukçu olmayan vekiller de boşluk varsa oturdular bakın. Bu ta Ergenekon, karşı salondan başlayarak…
Mahmut Tanal: Ergenekon, Balyoz’da oradan izleniyordu sayın Başkanım. Bu mahkemenin hâkimi değişti, savcıları değişti, sanıkları değişti; biz hala burada duruyoruz! Aynı duruşmaydı!
Mahkeme Başkanı : Avukat Bey, salon düzeninde avukatlarımızın yerleri belli, izleyicilerimizin yerleri belli. Herkes yerinde olursa, sağlıklı bir yargılama yaparız. Evet.
Avukat: Haklısınız. Eğer yer olmasaydı, biz de arkada oturacaktık.
Üçüncü avukat: Sayın Başkan, infaz kanunu sadece avukatlara değil, milletvekillerine de atıf yapıyor ziyaret anlamında. İki tane istisnai düzenleme var… 15 Temmuz davaları dahil olmak üzere…
Mahkeme Başkanı: Vekillerimiz için arka bölüm var zaten. Orada gerekli kolaylığı sağlarız. Görevli arkadaşlar, orada gerekli kolaylığı sağlarlar. Milletvekillerimiz için ayırdığımız bölümümüz var.
Avukat Ali Rıza Dizdar: Sayın Başkan, benim iki tane müvekkilim var. İki avukat arkadaşım gelmedi. Ben, o arkadaşı yetki belgesiyle yanıma alabilir miyim?
Mahkeme Başkanı: Avukat Bey, tamam, yetki belgesi sunup, o şekliyle girsinler o zaman. (Sesler birbirine karışıyor…) Avukat Bey, bakın biz de biliyoruz mevzuatta ne yazdığını. Şu an izleyici olarak yargılamayı takip ettiğini beyan ediyor. İzleyici olarak takip ettiği için izleyici bölümünü alacağız. Avukatlık kanununa göre avukatlık yapma yetkileri var mı şu an vekilken? Şu an bu tavrınızın yargılamaya ne gibi bir olumlu katkı sağlayacak? Lütfen uzatmayalım, izleyici bölümüne geçelim. Bakın tanık savunmalarına kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz. Rica ediyorum izleyici bölümüne geçelim.
Milletvekili avukat: Sizi rahatsız eden nedir? Sayın Yargıç, bakın biz zorluk çıkarmıyoruz. Ben burada hukukçu olarak oturabilirim. Bunun duruşmanın intizamına herhangi bir engeli yok.
Mahkeme Başkanı : İzleyici bölümünde oturabilirsiniz hukukçu olarak, herhangi bir engel yok.
Avukatlar: Yer yok, yer!
Mahkeme Başkanı: Arka tarafta milletvekilleri için gerekli yeri ayırdık zaten. Orada o bölüme gerekli düzenlemeyi yapalım.
Mahmut Tanal: Nereyi ayırdınız? Nerede yer? Burada yer yok!
Mahkeme Başkanı: Bu şekliyle yargılamaya başlamam…
Mahmut Tanal: Mahkeme Başkanı doğru dürüst konuşmalı. Hakikate aykırı beyanda bulunamaz. Milletvekilleri olarak biz buradayız; yer yok.
Mahkeme Başkanı : Sayın vekillerimiz, rica ediyorum tekrardan. Yargılamaya devam etmek istiyoruz. Lütfen izleyici bölümüne geçin.
Mahmut Tanal: Devam edin. Size engel olan mı var? Düzeni bozan mı var? Siz çalışmamak için bahane arıyorsunuz.
Mahkeme Başkanı : Lütfen izleyici bölümünden sürekli bu şekilde müdahale etmeyin.
Mahmut Tanal: Keyfi hareket ediyorsunuz sayın Başkan keyfi. Hukuka uymak zorundasın. Anayasa’ya uymak zorundasın. Kamu düzeni adına keyfi hareket etmeye Anayasa’mız izin vermiyor.
Mahkeme Başkanı : Görevli arkadaşlara yardımcı olup, gerekli yere geçelim lütfen. Duruşmaya bu şekilde devam edemem. Duruşmaya ara vermek zorunda kalacağım yine.
Mahkeme Başkanı: Avukat Bey lütfen bu şekilde bağırmanız sonuca etki etmeyecek. Bağırmayın bu şekilde. Bu üslup, doğru bir üslup değil.
Milletvekili avukat: Duruşmanın intizamına zarar verecek, dağıtacak hiçbir şey yapmıyoruz… Ne zararımız var size? Avukatız aynı zamanda.
Mahkeme Başkanı : Avukat Bey, kapı girişlerinde vekalet uygulaması yaptık. Onu da protesto ettiniz. Ona da zorluk çıkarttınız. Yani bu şekilde ne yapsak bir sorun çıkıyor. Yani o yüzden vekillerim tekrar rica ediyorum. Görevli arkadaşlara yardımcı olun lütfen.
Milletvekili avukat: Hayır, siz bizi o zaman buradan zorla çıkaracaksınız.
Mahkeme Başkanı : Tamam yargılamaya ara verdik.
