Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

İran’da savaş yeni göç dalgasını tetikler mi?

Ortadoğu’da dengeleri sarsan gelişmeler, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük göç tecrübelerini yeniden gündeme taşıdı. 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan ve kısa sürede bölgesel bir çatışmaya dönüşen süreç, “yeni bir göç dalgası olur mu?” sorusunu beraberinde getirdi.

Ortadoğu’da dengeleri sarsan gelişmeler, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük göç tecrübelerini

Suriye örneği hâlâ hafızalarda

15 Mart 2011’de başlayan Suriye iç savaşı, milyonlarca insanı yerinden etmiş ve Türkiye, bu süreçte en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkelerden biri olmuştu. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre, 1 Mayıs 2025 itibarıyla Türkiye’de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyeli sayısı 2 milyon 758 bin 39 olarak açıklanmıştı.
Sınır ili Hatay’da ise bu sayı 194 bin 556 olarak kayıtlara geçmişti. Bu tablo, Türkiye’nin olası krizlere karşı ne denli hassas bir coğrafyada bulunduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
İran’daki çatışma bölgesel etkiler yaratabilir
28 Şubat 2026’da başlayan İran merkezli çatışmalar, klasik bir iki ülke geriliminin ötesine geçerek bölgesel bir güvenlik krizine dönüşmüş durumda. İran’ın ABD üsleri ve İsrail’e yönelik balistik füze saldırılarıyla karşılık vermesi, savaşın yayılma ihtimalini artırıyor.
Uzmanlara göre, İran gibi yaklaşık 85 milyon nüfusa sahip bir ülkede savaşın derinleşmesi halinde, özellikle sınır bölgelerinde yaşayan sivillerin güvenli alanlara yönelmesi kaçınılmaz olabilir.

Türkiye’ye doğrudan göç olur mu?

Uzman değerlendirmeleri, İran’dan Türkiye’ye doğrudan büyük çaplı bir göç dalgasının Suriye örneği kadar hızlı ve yoğun olmayabileceğine işaret ediyor. Bunun başlıca nedenleri ise şöyle sıralanıyor:
• İran’ın coğrafi olarak göç rotalarında farklı alternatiflere sahip olması
• Türkiye-İran sınırının daha kontrollü ve fiziki güvenlik önlemleriyle donatılmış olması
• İran vatandaşlarının bir kısmının iç bölgelere göç etmeyi tercih etme ihtimali
Ancak savaşın uzaması, ekonomik çöküş ya da büyük şehirlerin hedef alınması gibi senaryolar, bu dengeyi hızla değiştirebilir.

Hatay ve sınır illeri için olası etkiler

Geçmişte Suriye krizinin en yoğun etkilediği illerden biri olan Hatay, yeni bir göç ihtimali karşısında yine kritik konumda bulunuyor. Uzmanlar, özellikle düzensiz göç hareketliliğinin artabileceği uyarısında bulunurken, güvenlik ve insani yardım planlarının şimdiden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Mevcut veriler ışığında, İran’daki savaşın kısa vadede Türkiye’ye büyük bir göç dalgası oluşturma ihtimali sınırlı görülse de, sürecin seyrine bağlı olarak riskin artabileceği ifade ediliyor.
Türkiye’nin daha önce Suriye krizinde edindiği tecrübe, olası senaryolara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ortaya koyarken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.

Matkap: “İran halkı kenetlendi, göç beklemiyorum”

Eski Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanı, Hataylı siyasetçi Nihat Matkap ise konuya farklı bir perspektiften yaklaşıyor. Matkap, çatışmanın toplumsal etkilerine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Bu savaşı farklı değerlendiriyorum. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, İran halkı tarafından dış müdahale olarak görüldü. Bu durum, toplumda bir çözülmeden çok kenetlenmeye yol açtı. Bu nedenle kısa vadede büyük bir göç dalgası beklemiyorum.”