25 Mart Pazartesi’yi 26 Mart Salı’ya bağlayan gece boyunca yaşanan şiddetli fırtına ve yoğun yağışlar, Antakya’da büyük hasarlara neden oldu. Resmi kurumlar, hastaneler, konutlar, işyerleri, ana arterler ve sokaklar sular altında kalırken, en vahim durum konteyner kentlerde yaşandı.

Depremzedelerin bulunduğu birçok konteyner kent, suların yükselmesiyle göle döndü. Bu durum, insanların dışarı çıkmasını ve çocukların okula gitmesini engelledi. Yüzlerce ev ve işyeri sular altında kalırken, devasa ağaçlar devrildi ve dereler taştı. AFAD, HATSU gibi kurumlar yoğun mesai harcayarak vatandaşlara yardımcı olmaya çalıştı ancak yetersiz kaldı.

Antakya’da geçmişte yaşanan depremin ardından, bir kez daha doğal afetin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalındı. Depremzedeler, yaşadıkları çaresizlik karşısında “Kaç defa ölmeliyiz?” sorusunu sordu. -İlyas Yiğit-

