KENDİM denendeyim…

Eristik Diyalektik’te Arthur Schopenhauer der ki…


İlk karşına çıkanla, tartışma ! Yalnızca iyi tanıdığın, saçma sapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış ! Otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle, sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış !

Demek ki, yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar…

Geri kalanı ise…

Bırakın, ne isterlerse onu konuşsunlar !
Çünkü ”budalalık insan hakkıdır” !

O yüzden KENDİM denendeyim, Haşim Arıkan’da ve

…Düşünüyorum !

Dünden bugüne miras bırakıldığına inanılan kavramları… Her şeye; belirli bir inancın, ideolojinin, geleneğin penceresinden bakıp, gerçekle bağını kopartanları…

Başkalarının düşündüğünü sandığı şeyleri kendine rehber kabul edip, bireysel beynini, kimliğini, düşünsel özgürlüğünü kullanmayanları…

Bir grup insanın vardığı anlaşma, uzlaşma, ödün verme sürecine ya da birçok bireysel düşüncenin ortalamasına razı olanları…

…Düşünüyorum !

Hayat denilen oyunun her geçen gün biraz daha genişleyen, değişen sınırlarını, yenilenen kurallarını, her yeni deneyimle birlikte ortaya çıkan yeni gerçeklikleri, her yeni gerçeklikle biraz daha artan farkındalıkları…

Genişleyen sınırları, artan farkındalığı, gözlerinin önünde duran somut yeni gerçekleri görmeyi red edip, kendini hala, dünün anlamlarını çoktan yitirmiş fikirleriyle düğümlemekte ısrarcı olanları…

…Düşünüyorum !

Moda düşünceleri, geleneksel anayolları kullanmakta ısrar edip, yeni bir patika açıp, onu herkese alternatif yeni bir yol haline getirecek cesareti bir türlü kendinde bulamayanları…

Beklediği kurtarıcının aslında kendisi olabileceği ihtimalini hiç düşünmeyenleri…

Yepyeni bir düşüncenin başlangıç noktasında olabileceğinin farkında olmayıp, inatla, sanki yeryüzünde var olan düşüncelerin en noktasıymış gibi yaşamaya çalışanları…

…Anlayamıyorum !

Küçülen dünyanın, gelişen, değişen insanlığın yeni farkındalıklarının farkına varamayanları…

Masumiyetin insana en büyük hediyesi, sıra dışı güvene sahip çıkmayıp, kollektif olan tarafından emilip, sıradanlığın içinde kaybolanları…

Modelini kendisinin oluşturduğu, kendi başına bir anlam taşıyan bir hayat yerine, kendisine önerilen ikinci el bir yaşama razı olanları…

-*-

Haklısınız…

Biz de çok konuşuyoruz ara ara bunları…

En çok da o KENDİM denende duruyoruz…

Unuttuğumuz hani…

Olamadığımız…

Oysaki OKUNSAK, değiştireceğiz belki, DEĞİŞECEĞİZ hatta…

Denesek mi, KENDİMİZ deneni !?

Bu defa vazgeçmesek !?

(Visited 1 times, 1 visits today)