Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Eren, küresel iklim değişikliğinin giderek derinleştirdiği susuzluk ve su kıtlığı tehdidine karşı alternatif yöntemlere dikkat çekti. Eren, yağmur suyu hasadı, hava neminden ve sis bulutlarından su elde edilmesinin mümkün olduğunu belirtti.
Suyun yaşamsal önemine vurgu yapan Doç. Dr. Eren, insan vücudunun yaklaşık yüzde 70’inin sudan oluştuğunu hatırlatarak, susuz bir yaşamın düşünülemeyeceğini söyledi. İklim değişikliği ve insan kaynaklı (antropojenik) etkiler nedeniyle doğal su döngüsünün bozulduğunu, bunun da canlı yaşamını tehdit eden bir süreci beraberinde getirdiğini ifade etti.
“Havadan ve Sisten Su Elde Edilebilir”
Suyun farklı yöntemlerle hasat edilebileceğini dile getiren Doç. Dr. Eren, bu yöntemleri yağmur suyu hasadı, hava neminden su elde edilmesi ve sis bulutlarından su toplanması olarak sıraladı. Nemli havadan su elde etme yöntemini klima sistemine benzeten Eren, yoğuşturulan havanın su damlacıklarına dönüştürülerek toplanabileceğini ve depolanabileceğini söyledi.
MKÜ’de bu konuda bir öğrencisine yüksek lisans çalışması yaptırdığını, ancak yüksek maliyet ve bütçe yetersizliği nedeniyle çalışmanın tamamlanamadığını belirten Eren, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Daha önce Avustralya’da denenmiş olan bu sistem, ilimizde başarıya ulaştırılabilseydi Hatay’ın kıyı kesimlerinde sisteme giren 1 metreküp havadan yaklaşık 15 mililitre su elde edilebilecekti. Sislerin yoğun yaşandığı bölgelerde sis toplayıcılarıyla su elde ediliyor ancak bu sistemler ileri teknoloji ve yüksek maliyet gerektiriyor.”
Yağmur suyu hasadı ön planda
Doç. Dr. Eren’in özellikle üzerinde durduğu yöntem ise yağmur suyu hasadı oldu. Yağmur suyu hasadını; geçirimsiz yüzeylerden akan yağış sularının yerinde biriktirilmesi ve depolanarak yeniden kullanılması şeklinde tanımlayan Eren, betonlaşma ve asfaltlaşmanın yağmur sularının toprağa süzülmesini engellediğini, bunun da yeraltı su kaynaklarını olumsuz etkilediğini söyledi.
Yağmur suyu hasadının, özellikle kurak dönemlerde önemli bir alternatif su kaynağı olabileceğini vurgulayan Eren, tarımsal yağmur suyu hasadının makro ve mikro su toplama alanları olarak ikiye ayrıldığını belirtti. Mikro su toplama alanlarının kentlerde bireysel olarak uygulanabildiğini ifade eden Eren; hendekler, çanaklar, drenaj kanalları, çatı ve teras sistemlerini örnek gösterdi.
Devletin yol haritası hazır
Su verimliliği konusunda devlet nezdinde önemli çalışmalar yürütüldüğünü de hatırlatan Doç. Dr. Eren, **“Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)”**nin, 3 Mayıs 2023’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen eylem planı ile kentlerde, tarım alanlarında ve sanayide suyun daha verimli kullanılmasının hedeflendiğini söyledi.
Eren ayrıca, evsel atık sulardan “gri su” olarak adlandırılan ve üriner atık içermeyen suların yeniden kullanımının da su verimliliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Asıl öncelik israfı önlemek”
Doç. Dr. Ömer Eren, suyun farklı yöntemlerle hasat edilmesinin önemli olduğunu ancak esas önceliğin su israfının önlenmesi olduğunu vurgulayarak çarpıcı bir örnek verdi:
“Bir adet somun ekmeğin çöpe atılmasıyla yaklaşık üç damacana içme suyu da boşa gidiyor.”
