Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Av. Nabi İNAL

Mücadeleye Devam

Ülkenin dört bir yanında yükselen sesler, tek bir gerçeğe işaret ediyor: Geçim krizi artık bireysel bir
sorun olmaktan çıkmış, toplumsal bir yaraya dönüşmüştür. Sokaklarda yapılan eylemler, basın
açıklamaları ve protestolar; farklı kesimlerin aynı noktada buluştuğunu gösteriyor. Emekçiler,
memurlar ve emekliler aynı soruyu soruyor: Bu maaşlarla nasıl yaşanır?
Geçtiğimiz günlerde Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) bir basın açıklaması yaptı.
Rakamlar son derece çarpıcıydı. Ortalama bir memurun maaşı 49.261 TL. Ancak bu maaşın
28.416 lirası yalnızca kiraya gidiyor. Geriye kalan 20.845 TL ile elektrik, doğalgaz, su, ulaşım, gıda
ve diğer temel ihtiyaçların karşılanması bekleniyor. Matematik ortada; sonuç ise kaçınılmaz bir
yoksullaşma.
Dahası, 2023 seçimleri öncesinde memurlara vaat edilen kira yardımı hala hayata geçirilmiş değil.
Verilen sözlerin tutulmaması, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir güven sorununu da
beraberinde getiriyor.
Öte yandan Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri, açlık sınırının altına itilmiş maaşlarını protesto
etmek için bir araya geldi. Emeklilerin itirazı çok net: Gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki
gerçek artışlar görmezden geliniyor. Bu artışlar gizlenirken, düşük maaş zamları “resmi” ama
gerçeği yansıtmayan verilerle meşrulaştırılıyor. Bu durum, açık bir emek gaspıdır.
Önümüzdeki tablo ise daha da kaygı verici. Ocak 2026’da işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılması
planlanan artışların yüzde 12–13, memur emeklilerine ise yüzde 18 civarında kalacağı konuşuluyor.
Bu oranlara “zam” demek mümkün mü? Bu bir iyileştirme değil; yoksulluğun güncellenmesi,
sefaletin kalıcı hale getirilmesidir.
Bugün yaşananlar bize şunu açıkça gösteriyor: Sessizlik çözüm değil. Haklar, ancak
hatırlatıldığında ve talep edildiğinde görünür olur.
Herkesin bu durumun çözülmesi için çaba sardedeceğinden eminiz; ama asıl mesele bu çabanın
sürekliliğidir.
Bugünü doğru okuyarak, yarını hesaplayarak ve yılmadan mücadele ederek ilerlemek zorundayız.
Ancak o zaman, karanlıktan çıkıp aydınlık günlere ulaşabiliriz. Ancak o zaman, yolumuz gerçekten
ışıklarla dolu olabilir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER