Hangisine Yanalım?

                           

 Sivasspor ne kadar formsuz olursa olsun özellikle kış aylarında bu ligin en zor deplasmanlarından biri. Hatayspor, ilk 13 haftada sadece 2 galibiyeti bulunan Sivasspor karşısında favori olarak gösteriliyordu. Fakat 90 dakikanın hiçbir sekansını favori gibi oynamadı. Saha içerisinde sanki Lig 2.si Sivasspor, düşme hattının hemen üstünde yer alan takım ise Hatayspor gibiydi.

 Sezona Avrupa kupalarında başlayan Sivasspor her ne kadar elenmiş ve Süper Lig’de de beklentiyi henüz karşılayamamış olsa da özellikle hücum hattında etkili oyunculara sahip. Ömer Hoca hafta arasında düzenlenen antrenmanda, ‘’Bir yandan Sivas’ın hücumdaki etkili oyuncularına önlemimizi alırken diğer yandan da kendi oyunumuzu oynayacağız’’ demişti. Hatayspor ne Henrique, Gradel ve Yatabare üçlüsüne önlem alabildi ne de kendi oyununu sahaya yansıtabildi. Bu haftaya kadar rakip sol kanat oyuncularına nefes aldırmayan ve rahat vermeyen Kamil Ahmet Çörekçi, 34 yaşındaki Max Gradel karşısında maç boyunca hiçbir varlık gösteremedi. Sonucu ise Max Gradel 3 asist… Genel olarak Hatayspor gününde değildi de diyebiliriz. Hiçbir oyuncu kendi misyonunu yerine getiremedi. Belki Munir’i bu konunun dışında tutabilirim. En azından, maçın başında savunmada meydana gelen kritik hataların devamında yaptığı kurtarışlarla Sivasspor’un ilk golünü geciktirdi. Bilhassa Burak Öksüz ve Adama Traore sahada yok hükmündeydi diye düşünüyorum. Ne yazık ki bu haftaya kadar üzerine koyarak devam eden Burak Öksüz’e de, kalibresini ve bileğini her yerde övdüğümüz Adama Traore’ye de yakışmayan bir performans seyrettik.

Hatayspor adına hezimetle sonuçlanan böyle bir 90 dakikanın ardından hangisine yanalım?

Hatayspor’da; 90 dakika boyunca isabetli şut dahi çekilememesine mi yanalım?

Maç boyunca 110 top kaybı yapılmasına mı yanalım?

Sadece 4 hava topu kazanılabilmiş olmasına mı yanalım?

Takım halinde, rakip ceza sahasında toplamda 3 defa topla buluşulmuş olmasına mı yanalım?

Süper Lig’de çıktığı son 4 maçta 3 gol kaydeden Sivasspor’a 4-0 mağlup olunmasına mı yanalım?

Bu maça kadar en golcü ismi stoperi Dimitrios Goutas olan Sivasspor’un 3.95 (xG) gol beklentisine girmesine mi yanalım?

Orijini stoper olan Caner Osmanpaşa’nın sağ bek olarak forma giydiği Sivasspor’un sol kanattan hiçbir şekilde tehdit edilememesine mi yanalım?

Sivasspor’da bu sezon ilk defa ilk 11’de forma şansı bulan 20 yaşındaki orta saha oyuncusu Kerem Atakan’ın bile pozisyona girmesine mi yanalım?

54. dakikada kırmızı kart görerek oyun dışı kalan, son haftaların etkili ismi Ruben Ribeiro’nun Başakşehir maçında forma giyemeyecek olmasına mı yanalım?

Yoksa Hatayspor cephesinde bu skora ve oynanan oyuna saha içerisinde herhangi bir şekilde isyan edilememesine ve bir reaksiyon gösterilememesine mi yanalım?

Hangisine yanacağımız meçhul ama ortada bir garabet olduğu kesin. Bu ve buna benzer maçlar illa ki olacak. Ömer Hocanın da dile getirdiği gibi, Hatayspor sezona bir şampiyonluk iddiasıyla başlamadı. Kötü skor bir nebze kabul edilebilir fakat böylesi bir kötü oyun pek de kabul edilebilir cinsten değil. Her şeye rağmen karalar bağlamaya gerek yok diye düşünüyorum. Bu zamana kadar Hatay’ın yüz akı olan bu takım, bir şekilde toparlanıp yoluna ve Avrupa kupası hedefine bıraktığı yerden devam edecektir.