İskenderun’da tarihi buluşma
Tarsus Metropoliti olarak görevlendirilen Pavlus Ordoluoğlu, Episkoposluk görevine atanmasının ardından ilk resmi ayinini İskenderun’da gerçekleştirdi. Aziz Corç Rum Ortodoks Kilisesi’nde düzenlenen ayin, Hatay başta olmak üzere Mersin ve Adana’dan gelen yoğun katılımla dikkat çekti.
Mersin’deki Melekler Mikail ve Cebrail Rum Ortodoks Kilisesi’nde gerçekleşen atama töreninin ardından İskenderun’da yapılan bu ilk ayin, yeni dönemin sembolik başlangıcı olarak değerlendirildi.

Patrik 10. Yuhanna Yazıcı’nın riyasetinde gerçekleştirildi
Kutsal ayin, Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği 10. Yuhanna Yazıcı’nın yönetiminde icra edildi. Ayinde çok sayıda üst düzey ruhani lider yer aldı.
Katılımcılar arasında Halep Metropoliti Afram Maalouli, Lazkiye Metropoliti Athanasios Fahd, Episkopos Arsenios Dahdal, Episkopos Konstantin Kayyel ve Tarsus Episkoposu Pavlus Ordoluoğlu da bulundu. Bölgedeki farklı mezheplerden ruhani temsilciler ve vakıf yöneticilerinin katılımı ise ayine birlik ve dayanışma atmosferi kazandırdı.
Birlik ve dayanışma mesajı öne çıktı
Mumların yakıldığı, duaların edildiği ve ilahilerin okunduğu ayin, manevi yoğunluğu yüksek anlara sahne oldu. Törenin sonunda yapılan konuşmalarda inancın birleştirici gücü ve zorluklar karşısındaki diriltici rolü vurgulandı.
Halep Metropoliti Afram Maalouli, konuşmasında Ortodoks cemaatini “dirilişin halkı” olarak nitelendirerek, inancın tarih boyunca karşılaşılan tüm zorlukların aşılmasında önemli bir güç olduğunu ifade etti.

Kilise yönetiminden teşekkür ve memnuniyet
İskenderun Aziz Corç Rum Ortodoks Kilisesi Vakıf Başkanı Can Teymur ise yaptığı konuşmada, Patrik 10. Yuhanna Yazıcı’nın bölgeye gerçekleştirdiği ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Teymur, Patriğin bölge halkı ve cemaat üzerindeki ilgisinin kendileri için büyük bir moral kaynağı olduğunu belirtti.
Görev değişimi yeni bir dönemin işareti
Ayin sonunda yapılan değerlendirmelerde, Tarsus Metropolitliği’nin yeniden yapılandırılmasının yalnızca idari bir düzenleme olmadığı, aynı zamanda ruhani bir yenilenmeyi de temsil ettiği vurgulandı.
Hatay, Mersin ve Adana’daki Ortodoks toplumu için bu sürecin yeni bir dönemin başlangıcı olduğu ifade edilirken, İskenderun’da gerçekleştirilen ilk ayin bu dönüşümün simgesel adımı olarak kayıtlara geçti.
